Hırsızlık suçunda bölge adliye mahkemesince verilen beraat kararının, sanığın suçu işlediğine dair delillerle Yargıtay tarafından bozulması kararı.
Özet: Hırsızlık suçlamasıyla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesinin önceki bozma kararı sonrası sanık hakkında verdiği beraat hükmü, temyiz incelemesi sonucunda bozulmuştur; zira mahkeme, dosyadaki tutarlı tanık beyanları, sanık aleyhine ifade veren tanık ile sanık arasında haksız suç isnadını gerektirecek bir husumet bulunmaması ve sanığın savunmalarındaki çelişkiler ışığında, sanığın suçu işlediğinin sabit olduğunu, bu nedenle mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu tespit etmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1218 E., 2025/1761 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak beraat kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaBölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, dosyadaki istikrarlı tanık beyanlarına göre suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğuna, tanık ...'ın sanığa suç isnadında bulunmasını gerektiren husumet bulunmadığına, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Katılanın şikâyet başvurusundaki beyanından suçun işlendiği tarihin 02.06.2017 olduğunun anlaşılması karşısında mahkemece suç tarihinin 08.06.2017 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.Dosya kapsamına göre suça konu motosikletin 08.06.2017 tarihinde tanıklar ... ... ve ... ...'nın kullanımında iken kolluk tarafından şüphe üzerine durdurulup ele geçirildiği, tanıkların ifadelerinde arkadaşları olan ...'in yeni motosiklet aldığını söylediğini, kendilerinin de deneme sürüşü yaptıklarını beyan ettikleri, hakkına aynı somut olay sebebiyle suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık ...'in de aşamalardaki beyanında, söz konusu motosikleti 07.06.2017 tarihinde saat 23.00 sıralarında sanıktan 550,00 TL karşılığında plakasız ve ruhsatsız bir şekilde haricen satın aldığını ve arkadaşları ... ve ...'a emanet olarak verdiğini ifade ettiği, sanığın kolluktaki ifadesinde, katılanı ve ...'i tanımadığını ifade ettiği, kovuşturma aşamasındaki savunmalarında ise yeğeni ile aralarında motosiklet alım satımı sebebiyle ... ile tanıştığını, daha önce suç eşyasının satın alınması suçundan ... ile birlikte yargılandığını ifade ettiği ve suçlamaları kabul etmediği, mevcut tanık beyanlarının uyumlu olduğu, sanığın bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesindeki duruşmada ... ile aralarında husumet bulunmadığını ifade etmesi karşısında, sanığa haksız yere suç isnadında bulunmasını gerektirir sebep bulunmadığı anlaşıldığından sanığın olay tarihinde sanığın katılana ait park hâlinde bulunan motoksikleti bulunduğu yerden alarak üzerine atılı adet gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediği sabit olup mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.