Yargıtay 8. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet kararını ve istinaf ret hükmünü, sanık savunmalarını reddederek hukuka uygun bulup onadı.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan ilk derece mahkemesince on yıl hapis ve yüz bin TL adli para cezasına çarptırılan sanık hakkında verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddedilerek hükmün onanması üzerine yapılan temyiz incelemesinde; sanığın mahkumiyete yeterli delil olmadığı, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği ve alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğu yönündeki itirazları, istihbari bilgi doğrultusunda evinde kullanım sınırı üzerinde kenevir ele geçmesi, arama kararının hukuka uygunluğu ve ele geçen madde miktarının orantılı cezayı gerektirmesi nedeniyle yerinde görülmeyerek, hükmün onanmasına karar verilmiştir.
8. Ceza Dairesi         2026/5452 E.  ,  2026/9244 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2026/207 E., 2026/54 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2025 tarihli ve 2025/464 Esas, 2025/484 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 100.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 15.01.2026 tarihli ve 2026/207 Esas, 2026/54 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Sanık müdafinin temyiz istemi, mahkumiyete yeterli delil olmadığına, sadece ele geçen madde miktarının ticarete delil olamayacağına, çeşitlilik olmadığına, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, savcının arama kararında ikamet adresinin yer almadığına, tutanak mümzilerinin dinlenmesi gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğuna yöneliktir.
2.Sanığın temyiz istemi, uyuşturucu maddeyi kendisinin teslim ettiğine ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, kullanmak için bulundurduğuna yöneliktir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın uyuşturucu madde sattığı iddiasına ilişkin olarak,
Olay tutanağı, uzmanlık raporu, sanık savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, sanığın evinde uyuşturucu madde bulundurduğu ve aracıyla dağıtımını yaptığı yönünde bilgiler elde edilmesi üzerine, sanığın aracının görülerek takibinin yapıldığı, durdurulduğunda sanığın çelişkili cevaplar vermesi üzerine, sanığın evinde yapılan aramada kullanım sınırı üzerinde kenevir bitkisi ele geçtiği olayda, istihbari bilgi ile uyumlu olacak şekilde sanığın evinde kullanım sınırı üzerinde kenevir bitkisi ele geçmesi nedeniyle, suçun sübut bulduğuna dair ilk derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup; arama kararının dosya içerisinde bulunduğu, bu arama kararında sanığın ikamet adresinin belirtildiği, arama kararı ve işleminin hukuka uygun olduğu, arama kararına istinaden ele geçen maddelerin hukuka uygun olduğu, sanık hakkında istihbari bilgi bulunması nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı, ele geçen madde miktarı göz önüne alındığında alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının orantılılık ilkesine uygun olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 15.01.2026 tarihli ve 2026/207 Esas, 2026/54 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2026 tarihinde karar verildi.