Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma mahkûmiyetinin onandığı, uzlaşma, zincirleme suç hükümleri ve adli para cezası infazının değerlendirildiği temyiz incelemesi.
Özet: Yargıtay, sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmü, suçun uzlaşma kapsamında olmasına rağmen uzlaşmanın sağlanamaması, sanığın eylemi zincirleme işlemesine rağmen aleyhe temyiz olmadığından zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasının bozma nedeni yapılmaması, adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceği ihtarının infaz aşamasında değerlendirilebilecek olması ve kurum zararının karşılanmaması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinin usul ve kanuna uygun bulunması gerekçeleriyle,

MAHKEMESİ :Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : 2020/364 E., 2021/28 K.SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde;sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 2 53... . maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal etmek suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden ve gerekçeli karar ve hüküm fıkrasında kurum zararı karşılanmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiğinin belirtilmesi karşısında, gerekçeli karar başlığında yazılı HAGB ibaresinin mahallinde kaldırılması mümkün yazım hatası olarak görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın eşinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 11.06.2026 tarihinde karar verildi.