Yargıtay, banka çalışanlarının hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma eyleminin bankacılık zimmeti kapsamına girip girmediği değerlendirmesinin ağır ceza mahkemesince yapılması gerektiğine hükmederek kararı bozdu.
Özet: Katılan banka çalışanı olan sanıkların, görevleri gereği kendilerine teslim edilen 50.000 euro ve 20.000 dolar tutarındaki parayı banka şubesine teslim etmeyerek mal edindikleri iddiasıyla "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçundan yargılandığı davada, ilk derece mahkemesinin verdiği beraat ve mahkûmiyet kararlarının, sanıkların eylemlerinin 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160. maddesindeki "bankacılık zimmeti" suçunu oluşturduğu ve bu suçun üst dereceli ağır ceza mahkemesinin görev alanına girdiği hususunun göz ardı edilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunarak bozulmasına hükmedilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/18107 E.  ,  2025/10705 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2013/184 E. 2015/84 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılan banka çalışanı olan sanıkların, suç tarihinde birlikte hareket etmek suretiyle görevleri gereği bankanın ... şubesine teslim edilmek üzere aldıkları para torbalarından içinde 50.000 Euro ve 20.000 USD paranın bulunduğu torbayı teslim etmeyerek mal edindikleri ve böylece hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanıkların eylemlerinin 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160. maddesinde düzenlenen bankacılık zimmeti suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, yargılamaya devamla beraat ve mahkûmiyet hükümleri kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.07.2025 tarihinde karar verildi.