İşçi alacakları sebebiyle açılan adi takipten kaynaklı iflas davasının sulh ile konusuz kalması ve davacı aleyhine vekalet ücreti hükmedilmesi kararı.
Özet: Bir işçi, ödenmeyen kıdem, ihbar tazminatları ve maaş alacakları sebebiyle yaklaşık 344.579,78 TL tutarındaki alacağını tahsil etmek amacıyla işvereninin iflasını talep ederek adi takipten doğan iflas davası açmış, davalı işveren ise ticari faaliyetlerini sürdüren, borçlarını ödeme gücüne sahip ve iflas halinde olmayan bir şirket olduğunu savunarak davanın reddini istemiş; yargılama sürecinde tarafların sulh yoluyla anlaşarak dava konusu alacağın haricen ödenmesi üzerine davacı vekili, davanın konusuz kaldığını ve yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirtmiş, mahkeme de bu doğrultuda davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiş ancak kalan karar harcının ve 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar vermiştir.

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1100 EsasKARAR NO : 2026/671DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156))DAVA TARİHİ : 17/12/2025KARAR TARİHİ : 21/09/2026Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette boya ustası olarak çalıştığını, davalı işverenin şirketin kapatılacağını gerekçe göstererek ve tazminatların ödeneceğini belirterek iş sözleşmesini 27.10.2025 tarihinde feshettiğini, ancak müvekkilinin kıdem ve ihbar tazminatları ile 2025 yılı Ekim ayı ücretinin ödenmediğini, bunun üzerine .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasında iflas yoluyla adi takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalının tüm işçileri işten çıkartarak tek malvarlığı olan fabrika binasını satışa çıkardığını, bir alıcı bulunmuş olup satışın en kısa sürede gerçekleşeceğini, müvekkilinin alacağını tahsil edememe riski ile karşı karşıya olduğunu ileri sürerek takip çıkış miktarı olan 344.579,78 TL için teminatsız olarak davalı şirketin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine ve davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iflas halinde olmadığını, bu hususun yargılama sırasında tespit edilebileceğini, müvekkili şirketin ticari faaliyetlerini aktif olarak sürdüren piyasada itibarı olan ve borçlarını ödeme gücüne sahip bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin özkaynakları ve malvarlığı, iddia edilen bu alacağı fazlasıyla karşılayacak güçte olduğunu, iflas kurumu alacak tahsil aracı olarak kullanılamayacağını, müvekkili şirketin iflasını talep ettiği davada iflası gerektirir durumun varlığına dair hiçbir somut delil olmadığını, iddianın yaklaşık ispatının söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin faal olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun bu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından 13/07/2026 tarihli dilekçesi ile; davanın konusuz kaldığını, davalı taraf ile sulh protokolüne konu ödemeyi tahsil ettiğini, herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etimiştir. Mahkememizce davacı vekilinin talebi davalı vekiline tebliğ edilmiş süresi içerisinde dosyaya beyan dilekçesi sunulmadığı görüldü. Davacı vekili tarafından 03/09/2026 tarihli talep dilekçesi ile; dosyaya sunulan sulh protokolü kapsamında taraflarca karşılıklı anlaşmaya varıldığını, dava kapsamında doğmuş ve doğacak her türlü alacaklardan karşılıklı olarak feragat edildiğini, bu kapsamda mahkemece dosyanın kapatılarak taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin beyan dilekçeleri ile sulh olduklarını, dava konusu ödemelerin yapıldığını, haricen ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığını belirterek davanın konusuz kalmasına karar verilmesini ve yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirdikleri görüldü. HMK m.331/1'de "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder" hükmü düzenlenmiştir. Toplanan deliller ve davacı vekilinin beyanı doğrultusunda dava konusu alacağın ödendiği anlaşıldığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, davacı vekilinin beyanları ve sulh doğrultusunda yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, şekilde hüküm kurulması netice ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KONUSUZ KALMASI nedeni ile ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2-Alınması gerekli 732,00 TL karar harcı, davacı tarafça peşin yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubu ile kalan 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile dosya üzerinden karar verildi. 21/09/2026Başkan ... e-imzalıdırÜye ... e-imzalıdırÜye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır