Yargıtay 8. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan istinaf başvurusunun esastan reddi kararını, delil yeterliliği ve savunma iddialarının yerinde görülmemesi nedeniyle onarken koşullu salıverme hükmünde düzeltme yapmıştır.
Özet: Bu hukuki evrakta, uyuşturucu madde ticareti suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesi sonucunda, sanığın polis ekiplerini görünce elindeki uyuşturucu poşetini saklaması, çelişkili beyanları, polis tutanakları ve ele geçen yüksek miktar sentetik kannobinoid gibi delillerle suçun sabit olduğu, savunma haklarının kısıtlanmadığı ve yargılama usulünde eksiklik bulunmadığı gerekçeleriyle ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarının yerinde olduğu tespit edilmiş; ancak mükerrir sanık hakkında 5275 sayılı kanunun 108/3. maddesi uyarınca koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına dair ibarenin hukuka aykırı olduğu ve yüksek mahkemece düzeltilebileceği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2026/358 E., 2026/376 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticaretiHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi Kararı... 35. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2025 tarihli ve 2024/273 Esas, 2025/403 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a,62, 53... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 02.02.2026 tarihli ve 2026/358 Esas, 2026/376 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık müdafinin temyiz istemi, tutanak tanıkların ifadesinin çelişkili olduğuna, sanığın parmak izinin tespit edilmediğine, sanığın uyuşturucu madde kullanmak için olay yerine gittiğine, sanığın yokluğunda hüküm kurulduğuna, tanıkların sanığın hazır olmadığı duruşmada dinlenerek savunma hakkının kısıtlandığına, tutanak mümzilerinin duruşmada sanığı görmedikleri halde teşhis yaptıklarına yöneliktir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava dosyası kapsamına göre, sanığın uyuşturucu madde sattığı iddiasına ilişkin olarak,1.Ele geçen madde miktarı göz önüne alındığında, sanığın cezasında orantılılık ilkesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.2.Olay tutanağı, sanık savunmaları, tutanak mümzi ifadeleri, uzmanlık raporları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde ... surları ve çevresinde uyuşturucu madde satıldığına yönelik bilgiler üzerine, polis ekipleri tarafından olay yerinde yaya olarak devriye görevi yapıldığı sırada, daha öncesinde polisler tarafından tanınan sanık ...'un polis ekiplerini görünce elinde bulunan poşeti çimenlerin arasına sakladığı, polisler tarafından sanığa sorulduğunda çelişkili cevap vermesi üzerine söz konusu poşet kontrol edildiğinde içerisinde kullanım miktarının çok üzerinde 6 paket halinde sentetik kannobinoid maddesi ile uyuşturucu madde paketlemeye yarayan at yarışı kağıdı ve şeffaf poşet ele geçtiği olayda, söz konusu poşetin sanık tarafından yere konulduğunun tutanak içeriğinde kesin olarak belirtilmesi, buna benzer olarak mahkeme huzurunda dinlenen 2 tutanak mümzinin tutanak içeriği doğrultusunda poşetin sanık tarafından bırakıldığına dair ifadeleri ve ele geçen madde miktarı göz önüne alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, ilk derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup, polis ekiplerinin sanığı daha öncesinde tanımaları nedeniyle sanığın olmadığı celse de sanığa yönelik teşhis yapmalarında sakınca bulunmadığı, sanığın yargılama sırasında tutuksuz olarak yargılanması nedeniyle sanığın olmadığı ve sanık müdafinin bulunduğu celsede tutanak mümzilerinin dinlenilmesinde ve sanık yokluğunda hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı belirlendiğinden, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltilmesi gereken husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.3. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazate' de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanık hakkında "...ANLAŞILDIĞINDAN 5275 SAYILI KANUN'UN 108/3.MADDESİ UYARINCA İNFAZ SIRASINDA SANIK HAKKINDA KOŞULLU SALIVERİLME HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA," ibaresinin yazılması hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 02.02.2026 tarihli ve 2026/358 Esas, 2026/376 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün tekerrür ile ilgili 10. paragrafında yer alan "... ANLAŞILDIĞINDAN 5275 SAYILI KANUN'UN 108/3.MADDESİ UYARINCA İNFAZ SIRASINDA SANIK HAKKINDA KOŞULLU SALIVERİLME HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA " ibarelerinin çıkarılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2026 tarihinde karar verildi.