Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık ve katılan vekili temyiz başvurularını reddederek onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince verilen hükümlerin istinaf incelemesi sonucunda bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine, sanık müdafiinin "aleyhine delil bulunmadığı ve zararın olmadığı" yönündeki, katılan vekilinin ise "kamu hizmetine zarar verildiği ve üst sınırdan ceza verilmesi gerektiği" yönündeki temyiz başvuruları değerlendirilmiş; yapılan incelemede hükümlerde ve istinaf red kararında herhangi bir hukuka aykırılık veya isabetsizlik tespit edilmediğinden, her iki tarafın temyiz nedenleri reddedilerek bölge adliye mahkemesinin kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/491 E., 2023/1908 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafîinin temyiz isteminin, sanığın olayın akışına uygun ve samimi bayanda bulunduğuna, sanık anlatımlarının aleyhine hiçbir delil bulunmadığına, suça konu akülerin yol kenarında atıl durumda olması sebebiyle alınmış olduğuna, sanığın suçu işlediğine dair parmak izi ve sair delil bulunmadığına, kurumun zararının bulunmadığına yönelik olduğu, katılan vekilinin temyiz isteminin ise telekomünikasyon hizmetlerine zarar verilerek suçun işlendiğine, müvekkilinin kamu hizmeti yürüttüğüne, sanıkların pişmanlıklarını gösterecek bir davranışlarının da bulunmadığı gözetilerek tüm sanıkların üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.