Cezaevinde kamu görevlisi sahtekarlığıyla dolandırıcılık suçundan hükümlü sanıkların kanun yolu bildiriminde yanıltılmaları üzerine temyiz başvurularının süresinde kabul edilerek esasının incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkum olan sanıkların temyiz başvurularını incelemektedir; başlangıçta, kanun yolu bildiriminde yanıltıldığı anlaşılan bir sanığın süresinde temyiz başvurusu kabul edilerek ön incelemeye alınmıştır; olayda sanıkların kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtıp katılanı aldatarak banka hesaplarına para transferi sağladıkları ve iştirak halinde bu suçu işledikleri iddia edilirken, ilk derece mahkemesi sanıklara hapis ve adli para cezaları vermiş, bölge adliye mahkemesi ise madde düzeltmesi yaparak istinaf başvurularını esastan reddetmiştir, sanıklar temyiz dilekçelerinde beraat, etkin pişmanlık, eksik inceleme ve suç vasfında hata gibi gerekçelerle hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmektedir.
11. Ceza Dairesi         2025/1726 E.  ,  2025/10704 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/1023 E. 2024/330 K.
SUÇ : Kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma
Hüküm yokluğunda verilen ve ... L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçlardan hükümlü olarak bulunan sanık ...'ın, cezaevi idaresi vasıtasıyla sunduğu 26.03.2025 tarihli temyiz isteminin, 07.04.2025 tarihli ek karar ile reddine karar verilmiş ise de, gerek Mahkemenin 20.02.2024 tarihli asıl kararında ve gerekse bu kararın sanığa cezaevi idaresi vasıtasıyla tebliğine ilişkin 01.03.2024 tarihli tebliğ-tebellüğ belgesinde, kanun yolu bildiriminde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 263. maddesine göre sanığın, bulunduğu cezaevi aracılığıyla kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle yanıltıldığı ve 26.03.2025 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla, 07.04.2025 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... müdafiinin ve sanık ...'ın temyiz istemlerinin süresinde olduğu, sanık ... yönünden verilen kararın kesin olduğu belirtilerek kanun yolu bildiriminde yanıltıldığı anlaşıldığından müdafiinin temyiz isteminin de öğrenme üzerine ve süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2022/157 Esas, 2023/127 Karar sayılı kararı ile nitelikli dolandırıcılık suçundan, sanıklar ... ve ..., 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f, 158/3, 62, 52... . (sanıklar ... ve ... hakkında ayrıca 58.) maddeleri uyarınca 5'şer yıl 7'şer ay 15'er gün hapis ve 62.500,00'er TL adli para cezaları ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına (ayrıca sanık ...'ın cezasının ilk kez, sanık ...'in cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine), sanık ...'in, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f, 158/3, 62, 52... . maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 62.500,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, sanık hakkında daha evvel hükmolunan mahkûmiyet hükmüne yönelik aleyhe istinaf bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 283/1 ve 307/5. maddeleri uyarınca neticeten sanığın 3 yıl 4 ay hapis ve 25.820,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 20.02.2024 tarihli ve 2023/1023 Esas, 2024/330 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ... ve ... ile sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, hüküm fıkrasında yer alan "TCK'nın 158/1-f" ibaresinin çıkartılarak yerine "TCK'nın 158/1-L-son" ibaresinin yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçu işlediğine dair, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
3.Sanık ...'in Temyiz İstemi
Hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
4.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, delillerin takdirinde hata edildiğine, mükerrer davanın reddi gerektiğine, sanık lehine şüphe mevcut olduğuna ve bundan yararlanması gerektiğine, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanıklardan ...'in suç tarihinde katılanı arayıp kendini komiser olarak tanıttığı, adına çok sayıda hat açıldığı ve bunlarla şüpheli işlemler yapıldığı şeklindeki hileli hareketlerle aldatarak sanık ...'in banka hesabına 24.140,00 TL para göndermesini sağladığı, sanıklar ..., ... ve ... ...'de birbirleriyle irtibatlı oldukları, sanık ...'in hesabına gelen parayı çektiği ve bu esnada sanık ... ile iletişim halinde oldukları, böylece iştirak halinde hareket eden sanıkların kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia ve kabul olunduğu olayda;
A.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde
1.Tekerrür uygulamasına ilişkin olarak; sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince 22.05.2025 tarihli ek karar ile tekerrür uygulamasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarıldığı, keza, sanık ...'in ikinci kez tekerrüre esas alınan Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli ek kararı ile ikinci kez tekerrür uygulamasına ilişkin bölümüm birinci kez tekerrür uygulaması şeklinde düzeltildiği dava dosyası ve UYAP incelemesinden anlaşılmış olup, anılan ek kararların kesinleşip kesinleşmediği ile sanıklar hakkında tekerrür hükümleri uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Sanık ... müdafiinin mükerrer davanın reddi gerektiğine yönelik temyiz sebebi yönünden; somut olaya ilişkin olarak sanık hakkında, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2020 tarihli ve 2020/1550 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldıktan sonra, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 28.07.2021 tarihli ve 2021/7713 Esas sayılı iddianamesi ile diğer sanıklarla da birlikte kamu davası açılmış olup 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesinde yer alan "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir." şeklindeki düzenleme uyarınca ikinci açılan davanın (... Cumhuriyet Başsavcılığının 28.07.2021 tarihli ve 2021/7713 Esas sayılı iddianamesi) reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, anılan davaların İlk Derece Mahkemesinde (Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesi) birleştirilerek yargılamaya devam olunup sonuca gidildiğinin ve sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı gözetilerek tek hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında, bu husus sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... müdafiinin ve sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde
Her ne kadar Mahkemece sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, diğer sanıklarla iştirak halinde hareket ederek atılı suçu işlediğine dair, savunmasının aksine, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, beraati yerine, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A.Sanık ... ve Müdafiinin, Sanık ... Müdafiinin ve Sanık ...'in Temyizlerinin İncelenmesinde
Gerekçe bölümünün (A) kısmında açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararında sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü kesin nitelikte olduğundan temyiz isteminin reddi gerektiği yönündeki Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğu, sanık ... yönünden kurulan hükmün esası ile sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümler bakımından oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B.Sanık ... Müdafiinin Temyizinin İncelenmesinde
Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.07.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün savunma hakkı ihlal edildiğinden bahisle bozulmasına ilişkin sayın çoğunluğun kararına hükmün temyizinin mümkün bulunmayıp temyiz isteminin bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile katılmak mümkün olmamıştır, zira;
Sanık hakkında Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesince TCK' nin 158/1-f-son, 158/3, 62/1 maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis ve 25.820 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiş kararın istinafı üzerine de Bölge adliye mahkemesince bağlantı nedeniyle sanık hakkındaki davanın ... hakkında suç duyurusunda bulunularak ... hakkında açılacak dava ile birleştirilmek suretiyle hüküm kurulması gerektiği gerekçesi ile bozulması üzerine sanık hakkında TCK'nin 158/1-f-son , 158/3, 62/1 maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 62.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına CMK' nin 283/1 ve 307/5 maddeleri uyarınca ceza miktar ve süresi nedeniyle kazanılmış hakkı nedeniyle 3 yıl 4 ay hapis ve 25.820 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği kararın yeniden istinafı üzerine kanun maddesi yönünden bölge adliye mahkemesinde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
CMK'nin 286 maddesi uyarınca Bölge Adliye mahkemesinin bozma dışında kalan hükümleri kural olarak temyiz kanun yoluna tabi olmakla birlikte anılan maddede yer verilen istisna hallerin varlığı halinde hükümlerin temyizi mümkün bulunmamaktadır. Buna göre CMK2nin 286/2-b maddesi ilk derece mahkemesinden verilen 5 yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Burada hükmün niteliği değişmeden hapis cezasını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının kesin nitelikte olduğu hususunda kuşku yoktur.
Sayın çoğunlukla aramızdaki hukuki görüş farkı bölge adliye mahkemesinin tayin ettiği cezanın aleyhe istinaf bulunmayan hallerde CMK'nin 283. addesi uyarınca ceza süre ve miktarı yönünden kazanılmış hakkının gözetilerek ilk derece mahkemesince hükmolunan cezadan fazla cezaya hükmedilememesi nedeniyle önceki hapis cezasına indirilmesi halinde temyiz kanun yolu uygulamasına tabi olup olmadığına ilişkindir.
Öncelikle CMK'nin 2 83... /4 maddelerinin maddi hukuka mı yoksa infaz hukukuna mı ilişkin bir kural olduğunun belirlenmesi gereklidir. Gerek CMK'nin 283/1 ve gerekse 307/4 maddesi "yeniden verilen hüküm önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olmaz" hükmünü içermektedir. Buna göre gerek istinaf ve gerekse temyiz kanun yolundan birinde aleyhe istinaf yada temyiz bulunmaması halinde kurulacak hüküm önceki tayin edilen cezadan daha ağır olamayacaktır. Bu durum infaza ilişkin bir düzenleme değildir. Hükümde uygulanan herhangi bir cezadan indirim maddesi şeklinde bizzat hüküm kurulurken gözetilmesi gereken maddi hukuka ilişkin bir düzenleme içermektedir.
Nitekim somut olayda sanık hakkında ilk derece mahkemesinde 5 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 62500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı gözetilerek sanığın neticeten 3 yıl 4 ay hapis ve 25.820 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş hüküm altına alınan 3 yıl 4 ay hapis ve 25.820 TL adli para cezasına ilişkin hükmün istinafı üzerine istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. Maddi hukuka ilişkin bir düzenleme olup, bizzat hükümde tatbiki gereken ve infaza ilişkin bulunmayan CMK'nin 307. maddesinin tatbiki hükmü temyizi kabil hale getirmeyecektir. Hükümdeki sonuç ceza 5 yıl ve daha az hapis cezasına ilişkin olup, istinaf kanun yolunda esastan ret kararı verilmiş olmakla bölge adliye mahkemesince kurulan esastan ret kararı temyiz kanun yolu kapalı olan CMK' nin 286/2-b maddesi kapsamında bulunduğundan sanığın isteminin reddine karar verilmesi gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun hükmün temyiz kanun yoluna tabi olduğu değerlendirmesine katılamıyorum.