Yargıtayın hırsızlık suçundan mahkûmiyet kararını onadığı, iş yeri dokunulmazlığı ve mala zarar verme suçlarından temyiz başvurularını reddettiği karar.
Özet: Sanığın iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından aldığı mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz başvurusu, hükmolunan cezaların miktar ve türü nedeniyle temyiz incelemesine tabi olmadığından reddedilirken; hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz istemi ise, ceza ehliyeti, sağlık raporu, etkin pişmanlık ve zamanaşımı gibi iddiaların hukuki dayanağının bulunmadığı ve bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu tespit edildiğinden esastan reddedilerek onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1224 E., 2025/1802 K.ŞİKÂYETÇİ : ...SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaI) Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 03.11.2025 tarihli ve 2025/1224 Esas, 2025/1802 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeBölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafîinin temyiz istemlerinin, dosyaya sunulan sağlık raporunun dikkate alınmadığına, ...Hastanesinden alınan raporun usulüne uygun alınmadığına, ceza ehliyeti yönünden adli rapor alınması gerektiğine, sanığın zararı tamamen giderdiği ve pişmanlık iradesini ortaya koyduğu hâlde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, zamanaşımı yönünden atılı suçların değerlendirilmediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla mahkûmiyete dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafîinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.