Yargıtay İkinci Ceza Dairesi, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen kararları inceleyerek, konut dokunulmazlığına ilişkin temyiz taleplerini usulden reddederken, bir sanığın hırsızlık hükmünü onamış, diğer sanık yönünden ise istinaf talebi değerlendirilmeden karar verildiği için hükmü bozmuştur.
Özet: Bu karar, sanıkların konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin, Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2-a maddesi uyarınca temyiz incelemesine tabi olmaması nedeniyle reddedildiğini; hırsızlık suçundan ise bir sanık hakkındaki hükmün, istinaf başvurusunun esastan reddi kararının hukuka uygun bulunarak onandığını; ancak bir diğer sanık hakkında aynı suçtan verilen hükmün, bölge adliye mahkemesinin istinaf talebini değerlendirmeden ve taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurması gibi usul eksiklikleri nedeniyle bozulduğunu ve diğer yönlerinin incelenmediğini belirtmektedir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/39 E., 2024/227 K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER : İstinaf başvuruların esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onamaI- Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 23.01.2024 tarihli ve 2024/39 Esas, 2024/227 Karar sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen;“İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafileri ile sanık ...'nin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin "şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlâl edildiğine, somut delil bulunmadığına, parmak izinin çıkmadığına, berata kararı verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddi kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,II- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin "şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlâl edildiğine, somut delil bulunmadığına, sanığın olay yerinde bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2023 tarihli ve 2022/1993 Esas, 2023/1375 Karar sayılı kararını sanık müdafii ve sanığın ayrı ayrı istinaf ettikleri hâlde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 23.01.2024 tarihli kararında sanığın hırsızlık suçuna yönelik istinaf talebi değerlendirilmeksizin ve taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması,Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.