Hizmet sözleşmesinden doğan vinç kiralama ve lojistik fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı ve ihtiyati haciz istenen dava.
Özet: Dava, davacının davalıya sunduğu vinç kiralama ve lojistik hizmetlerinden kaynaklanan faturalandırılmış alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz etmesi üzerine, davacının bu itirazın iptalini, takibin devamını, ihtiyati haciz kararı verilmesini ve alacağın %20sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiği; davalının ise söz konusu fatura alacağının gerçek olmadığını, alacağın likit ve belirli olmadığını savunarak davanın reddini ve ihtiyati haciz talebinin geri çevrilmesini istediği, uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterleri ve kayıtları üzerinde mali müşavir marifetiyle bilirkişi incelemesi yapıldığı bir itirazın iptali davasıdır.

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/886 EsasKARAR NO : 2026/645DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 05/12/2025KARAR TARİHİ : 21/09/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın, vinç kiralama ve çeşitli lojistik hizmetleri kapsamında davalıya hizmet sunduğunu, bu hizmetlere ilişkin faturaları düzenleyerek ticari kayıtlarına işlediğini ve davalı nezdindeki cari hesapta alacaklı bulunduğunu, faturalarda “irsaliye yerine geçer” ibaresinin bulunduğunu, ayrıca hizmetlerin fülen verildiğini gösteren ve davalı tarafça imzalanmış puantaj kayıtlarının mevcut olduğunu, davalı tarafından hizmet bedellerinin ödenmemesi üzerine davacı tarafça çeşitli tarihlerde e-posta ve WhatsApp mesajları aracılığıyla ödeme talep edildiğini, davalının WhatsApp yazışmalarında borcu kabul ederek ödeme için süre istediğ taraf, söz konusu elektronik yazışmaların HMK m.199 kapsamında belge niteliğinde olduğunu ve borcun kabul edildiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine davacı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı taraf borca ve faize itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, davacı, itirazın haksız olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin ticari nitelikte bulunması nedeniyle faiz talebinin de yerinde olduğunu ve takip konusu alacağın fatura, cari hesap, puantaj kayıtları ve borcu kabul eden yazışmalarla sabit olduğunu, davacı ayrıca, alacağın tahsilinin güvence altına alınması amacıyla İİK m.258/1 kapsamında ihtiyati haciz kararı verilmesini, mevcut belgelerin alacağın varlığı konusunda mahkemede kanaat oluşturacak nitelikte olduğunu, bunun yanında, takip konusu alacağın miktarının faturalar ve ticari kayıtlar üzerinden belirlenebilir ve likit olması nedeniyle, davalının haksız itirazı sonucunda takibin durmasına sebebiyet verdiğini belirterek icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, davacı taraf, zorunlu arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek, öncelikle ihtiyati haciz kararı verilmesini, ardından davanın kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın, dava konusu 69.600 TL tutarındaki fatura alacağının gerçekte mevcut olmadığını, bu nedenle icra takibine yapılan itirazım haklı olduğunu ve davanın reddedilmesi gerektiğini alacağın bulunup bulunmadığını, müvekkilleri şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi suretiyle ortaya konulacağını, söz konusu kayıtların bilirkişi marifetiyle şirket merkezinde yerinde incelenmesini, ayrıca, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı uyuşmazlık konusu olduğundan likit ve belirli bir alacak bulunmadığını, bu nedenle davacının %20 oranındaki icra inkâr tazminatı talebinin de reddedilmesi gerektiğini, alacağın varlığı dahi çekişmeli olduğundan ve müvekkilleri şirketin mal kaçırma veya gizleme yönünde herhangi bir eylemi ya da bu yönde somut bir delil bulunmadığından, ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığını ve ihtiyati haciz talebinin reddedilmesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER:.... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2025/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... (VKN:...)'nin, 2025 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran aylarına ilişkin BA-BS formlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ... (VKN:...)'nin, 2025 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran aylarına ilişkin BA-BS formlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır... Nöbetçi ATMye, davacının iddia ve savunmaları, davacının ticari kayıtları, dosyaya sunulan deliller bir arada değerlendirilmek suretiyle; davacının 2024-2025 yılları ticari defter ve kayıtları incelenerek, dava ve takip konusu fatura kapsamında taraflar arasındaki ticari ilişki ile, borç durumunun tespiti için rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilerek Mahkmemizce talimat yazılmış ve 13.08.2026 tarihinde Mali Müşavir vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına konulmuştur. Mahkememizce 10.08.2026 tarihinde Mali Müşavir vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına konulmuştur. GEREKÇE:Dava, fatura alacağı sebebiyle başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde, takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki hukuki ilişki vinç kiralama sözleşmesine dayanmaktadır. Sözleşmenin temelinde vinç operatörü hizmeti de alındığı, dolayısıyla salt kira sözleşmesi olmadığı değerlendirilerek mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmıştır. Takip konusu alacak 2 adet faturaya dayanmaktadır. Faturaların araştırılması ve ticari kayıtların incelenmesi, borç durumunun tespiti için BA-BS formları celbedilmiş, tarafların ticari defterleri incelenmiş ve mali müşavir bilirkişiden rapor alınmıştır. Usulüne uygun ve denetime elverişli olarak hazırlanan bilirkişi raporu uyarınca tarafların ticari kayıtlarının birbirini doğruladığı, faturaların kayıtlı olduğu ve davacının iki fatura sebebiyle de davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Ticari kayıtlarda yer alan bu bilgiler karşısında davalının itirazlarının soyut ve borçtan kurtulmaya yönelik olduğu, yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, tarafların ticari kayıtlarının birbirini doğrulaması ve davacının davalıdan takipte talep edilen tutar kadar alacaklı olması sebebiyle davanın kabulüne, alacağın likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;1-Davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin 69.600,00 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmek suretiyle devamına,2-13.920,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 4.754,38 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 840,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.913,78 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 840,60 TL peşin/nisbi harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 180,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 11.636,00 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine,6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21.09.2026Katip ...Hakim ...