Ankara Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde, davalıya ait konsol ve masa tasarımlarının yenilik ve ayırt edici niteliğinin bulunmadığı gerekçesiyle tescilin hükümsüzlüğü ve sicilden terkin davası.
Özet: Bu hukuki süreç, davacının, kendi tescilli konsol ve masa tasarımlarıyla benzerlik gösterdiğini ileri sürerek davalıya ait belirli konsol ve masa tasarımlarının "yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığı" gerekçesiyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ettiği; davalının ise kendi tasarımlarının davacı haklarına tecavüz etmediğini, davacının tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik vasfına sahip olmadığını, davanın kötü niyetli olduğunu ve kendi tescillerinin kesinleştiğini savunarak davanın reddini istediği, mahkemenin ise uyuşmazlığın temelini oluşturan davalı tasarımlarının yeni ve ayırt edici nitelikte olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi de dahil olmak üzere tarafların iddia ve savunmalarını değerlendirerek bir karar vereceği bir davadır.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/75 Esas - 2026/125
T.C.ANKARA2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİKARAR TÜRK MİLLETİ ADINAEsas No : 2025/75Karar No : 2026/125....Dava : Tasarım Hükümsüzlüğü İle Sicilden TerkinDava Tarihi : 17/02/2025Karar Tarihi : 02/04/2026Gerekçeli KararınYazıldığı Tarih : 02/04/2026Davacılar vekili tarafından davalı aleyhine açılan Tasarım Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA :Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkilinin davaya konu ürünün tasarlayıcısı olduğunu, bu ürünlerin tescilini .... no ile aldığını bu çoklu tasarımlardan 2 tanesinin; 14.1 de yer alan Konsol ürünü, 70.1 de yer alan Masa ürününün bulunduğunu, davalı tarafından tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz niteliğinde üretildiği ve satışa arz edildiğini öğrendiklerini belirterek karşı tarafça bu ürünlerin aynıları için müvekkilinin tescil başvuru tarihinden 1 yıl sonra, 12.06.2023 tarihinde .... numaralı dosya üzerinden tescil için başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin bu süreçte davalı yanın başvurusunu fark edememesi üzerine başvurunun tescile bağlanmış olduğunu, huzurdaki davanın konusunun.... tescil dosyasında 1 numarada bulunan konsol ve 3 numarada bulunan masa tasarımının yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığı gerekçesi ile açılan hükümsüzlük talebini içermekte olduğunu, bu kapsamda; .... Değişik İş sayılı dosyasında gidilen adreste, dava konusu yapılan ve iptali istenilen tasarımların müvekkilinin tasarımları ile benzer nitelikte olduğu, üretimin, satışının gerçekleştirildiği ve ticari olarak teşhirinin yapıldığının tespit edildiğini, anılan bilirkişi raporunun dilekçeleri ekinde sunulduğunu ifade ederek, davalı adına ....numaralı konsol ve 3 numaralı masa tasarımlarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevaplarında özetle; müvekkilinin davacıya ait tasarım hakkına tecavüz sayılan bir fiili olmadığını, Bilirkişi raporunun yüzeysel bir inceleme ile hazırlanmış olduğunu, müvekkilinin tasarım tescilinin daha sonra olmuş ise de, tasarım tescilinden dava tarihine kadar iki yılı aşan bir süre geçtiğini, tescil ve üretim durumu başından beri bilindiği halde aradan geçen uzun bir süre ürünlerde benzerlik sebebiyle tasarım hakkına tecavüzden söz edilerek, esasında müvekkiline karşı haksız bir rekabet oluşturmak için eldeki davanın açılmış olduğunu, davanın yasaya aykırı olduğu gibi, dürüstlük ve iyiniyet kurallarına da aykırı olduğunu, davacının Konsol ve Masa ürünlerinin tasarımının benzeri Sitelerde ve mobilya üreten başka iş yerlerinde bulunmakta olduğunu, davacı tarafın tasarım tescili yaptırdığı Masa ve Konsolun birleşik ürün sayılacak türden ürünler olduğunu, Birleşik ürünün parçasının tasarımı, parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür durumda olması, parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını karşılaması, bu maddede yer alan normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade etmesi halinde yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edileceğini, davacının tescilli tasarımlarının benzerlerinin, tescilden önce kamuya sunulmuş olduğundan rüçhanlı sayılamayacağını ve müvekkiline ait ürünlerle ilgili taleplerinin kabulünü haklı duruma getirmeyeceğini, davacının korunan tasarımının aynısı veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kopyalanarak alınmış hâlinin söz konusu olmayacağını, kendilerine ait tasarım tescilinin de itiraz süreleri de geçtikten sonra kesinlik kazandığını ve tescil belgesinin alınmış olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.GEREKÇE : Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.Davacı ve davalı arasındaki uyuşmazlık, davaya konu tasarımların yeni ve ayırt edici olup olmadığı, mutlak yenilik kriterlerine haiz olup olmadığı, hükümsüzlük ile terkin şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplanmaktadır.Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davalının .... sıra numaralı; tasarımın sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır.Toplanan delillere, birbirini destekler niteliktesi bilirkişi heyet ek/kök raporu ve tüm dosya kapsamına göre;TASARIMIN TESCİL İLE KORUNMASININ TEMEL ŞARTLARI:6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK’) 55/1 maddesine göre tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Görüleceği üzere SMK’da “ürün” ve dolayısıyla “tasarım” kavramları oldukça geniş kapsamda ifade edilmiştir. Bu geniş yorumlamaya karşın kanun kapsamında “tasarım” dan bahsedebilmek için birtakım şartların bulunması gerekmektedir ki bunlardan tasarımın ürünün kullanıcısı tarafından görülebilir olma özelliğidir. Yenilik ve Ayırt Edicilik Kriterleri:6769 sayılı SMK’nın 56/1 maddesi uyarınca tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur. Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere aranan şartlar “yenilik” ve “ayırt edicilik”tir. Yenilik İncelemesi: SMK Md. 56/4’de yenilik kriteri şu şekilde düzenlenmiştir: “Bir tasarımın aynısı; Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir”. Dolayısıyla, bir tasarımın aynısı veya sadece küçük ayrıntılarda farklı olanı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise yenidir. Burada tasarımın öncekilerden tamamen farklı olması beklenmez. Başka bir deyişle, tasarımda tüm özelliklerin, öncekilerden farklı olması gerekmez. Yenilik için tasarımın esası tasarımcının kendisi tarafından oluşturulmalıdır. Bu şekilde ortaya çıkan tasarım, yeni ve ayırt edici nitelik arz ediyorsa, bilinen özelliklerden oluştuğu düşüncesiyle korumadan mahrum bırakılamayacaktır. Dolayısıyla bir tasarımı benzerlerinden ayıracak özelliklere sahip olması o tasarımın yeni sayılması için gerekli ve yeterlidir. Tasarımların kıyaslanmasında kıyas yapılan ürünlere öncelikle ayrı ayrı bakılarak ve sonra her iki ürün birlikte incelenerek benzerlik ve farklılıklar bir bütün olarak değerlendirilir. Yenilik araştırması yapılan tasarıma adeta fotoğrafı çekilircesine bakılarak, yüzeysel bir bakış açısıyla kendinden önceki bir tasarıma benzeyip benzemediği tespit edilir. Yenilik kriterinden kasıt mutlak yeniliktir ve tasarımın sadece Türkiye değil tüm dünyada yeni olması gerekir. Ayırt Edicilik İncelemesi: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 56/5. maddesi: “Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.” hükmünü havidir. “Genel izlenimde farklılık” ile ifade edilmek istenen husus tasarımın bütün olarak bıraktığı etkidir. Bu kapsamda ayrıntılara girilmeyecek, genel görünüme etkisi olmayan unsurlar dikkate alınmayacaktır. Yine aynı kanunun 56/6 maddesi: “Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.” hükmünü havidir. Bilgilenmiş kullanıcı, söz konusu tasarımın yönelik olduğu ürün grubu hakkında bilgi sahibi olan ve daha önce o ürünü kullanmış, piyasayı tanıyan, bilen, herhangi bir sebeple benzer tasarımlar hakkında bilgi ve/veya kullanım deneyimine sahip olmuş farazi bir kişi olarak kabul edilmektedir. Bilgilenmiş kullanıcı ise, ne ayrıntılarda boğulur ne de önemli plan özellikleri ve ayrıntıları kaçırır. Gerçekten, bir ya da birkaç ayrıntı tasarımda can alıcı noktayı teşkil edebilir. Tüketicinin bu ürünlerle daha önce en azından bir kez karşılaşmış olabileceği varsayımı ile bilgilenmiş kullanıcının bu kimseler olacağı kanaatine varılmıştır. Bilgilenmiş kullanıcı kitlesinin bu denli geniş ve spesifik kriterlere sahip olmadığı durumlarda farklılıkların daha somut ve fark edilebilir olması gerekmektedir. Bu noktada değinilmesi gereken bir başka kavram da tasarım özgürlüğü kavramıdır. Zira tasarım korumasının hedefi yeniliğe teşvik olup kendinden sonrakilere tasarım özgürlüğü bırakmayan bir tasarım tekelleşme sağlayacaktır. Önemle ifade edilmelidir ki ürünün teknik fonksiyonunu icra edebilmesi için o şekilde tasarlanması zorunluysa, o ürünü herkes aynı şekilde tasarlayacaktır ve bu halde bu tasarımın özgünlüğünden (ayırt ediciliğinden) bahsedilemeyecektir. Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu göz önüne alınır. Tasarımcının seçenek özgürlüğü ve tasarım özgünse bu özgünlüğün derecesinin, ilgili tasarımın tasarımcının özgün yaratımı olarak mı yoksa ürünün teknik olarak o şekilde üretilmesinin zorunluluğundan kaynaklı olarak mı ortaya çıktığının belirlenmesi gerekir. Somut olayda, dava konusu tasarımların masa ve konsol ürünlerine ait olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bilirkişi heyetinin kısa bir araştırma neticesinde değerlendirilen taraf ürünleri dikkate alındığında, huzurdaki uyuşmazlık konusu ürünler için tasarımcı açısından seçenek özgürlüğünün son derece geniş olduğu kanaatine varılmıştır. Bilirkişi heyet raporunda seçenek özgürlüğünün anlaşılması açısından çeşitli örneklere yer verildiği anlaşılmıştır.TARAF TASARIMLARININ DERLENDİRİLMESİ: .... sıra nolu tasarım ve.... sıra nolu tasarım:Konsol tasarımlarına üst görünüm, ön kapakların görünümü, yan ve ayak yapıları itibariyle yaklaşıldığında; konsolların üst yapısal görünümlerinin bariz şekilde farklı olduğu anlaşılmıştır. Davacıya ait tescilli üründe üst tabla iki aynı görsellikte iki bölüm halinde tasarlanmış ve üst ön kısmı dairesel pahlı görünümde tasarlanmış; diğer üründe ise üst tabla tamamıyla düz formda ve kenarları öne doğru inmiş motifle çevrelenmiştir. Bu farklılık bariz şekilde ürünler yan yana konulduğunda kendini ön plana çıkaran bir farklılık olarak görünmektedir. Konsolun ön kapak görünümleri itibariyle de davacı ürününde yuvarlak tarzda parlak kabarık bir dairesel kulp söz konusu iken diğer ürünün kapak kulplarının kapak köşegenlerinde uygulanan çiçek motiflerine uygun dairesel çiçek motifli bir kulp olduğu çevresinde de yine metal bir dış çerçeve tasarlanarak kulpun oluşturulduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar her iki kulp da dairesel olsa da birbirlerine göre farklı oluşum gösterdiği anlaşılmaktadır. Yine kapaklar üzerindeki konturlara bakılacak olursa davacı ürününde iç içe iki çerçeve çıkıntısı şeklinde aralarında ince bir boşluk şeklinde iken diğer üründe tek bir metal çerçeve ve köşegenlerde modele ve kulpa uygun çiçek motifi ile oluşturulduğu ve dolayısıyla bariz şekilde farklı görünüme sahip oldukları kanaatine varılmıştır. Yine her iki konsol için davalı ürününde konsola uygun iki adet ayna ile modelin tamamlanmakta olduğu diğer davacı ürününde ise ayna olmadığı anlaşılmıştır. Her iki modeldeki ayak yapılarının da farklılıklar olduğu ayakların üst ve alt kısımlarında uygulamaların bariz şekilde farklı olduğu her ikisinde de genel uygulanan modele uygun şekilde farklı süslemeler kullanılmış olduğu anlaşılmıştır. Bir diğer farklı görünüm özelliği olarak da yan yüz görünümlerinde ortaya çıkmaktadır. Davacı ürününde yan yüzey görünümü ön kapak görünümüne uygun şekilde çerçeveli görünümde iken diğer üründe tamamıyla düz bir görünümde olduğu anlaşılmıştır. Davacı ürünün kapak üst bazası boyunca parlak bir metal çıkıntı söz konusu iken diğer üründe arasında motifli süslemeler olan ön ve yanları saran bir kabartmalı bölüm söz konusu olup her iki üründe bu görünüm farklılığı bariz şekilde görünmektedir. Her iki ürün için ortak görünüm özelliği olarak ayakların konumlandırma şekli her ikisinde de aynıdır. Her iki konsolda da kapakların alt kısmı boyunca alt bazada uygulanan şerit şeklindeki kabartma süslemeleri mevcuttur. Yine her iki ürünün kapaklarında uygulanan dairesel kulp yapısı ortak görünüm özelliği olarak görülmektedir. Davalı ürününde aynaları göz ardı edersek konsolların ilk izlenim olarak genel oluşum şekli aynıymış gibi görünse de yukarıda sayılan bariz görünüm farklılıkları dolayısıyla kıyaslama yapılan konsolların bilgilenmiş kullanıcı gözünde farklı tasarımlar olarak algılanabileceği kanaatine varılmıştır. Bu değerlendirme yapılırken tasarımcılar için seçenek özgürlüğünün de geniş olduğu ve piyasada karşılaşılan ürün örneklerinden de faydalanılarak karara varılmıştır. Gövdeye dıştan monte edilmiş yukarı doğru incelen 5 adet bacak, ortasında dairesel bir motifin bulunduğu kapaklar, bacakların üst ve alt kısmında parlak bir motifin bulunması, kapağın üstünde kapağa paralel bir konturun bulunması, konsolun alt kısmında boydan boya bir motifin tekrar etmesi, üst kısımda parlak renkte bir çizginin bulunması, konsolun tablasının düz olmaması ve ön tarafının dairesel pahlı olması ortak özellikleridir. Aralarındaki farklılıklar; aynanın olmaması, bacaklardaki motiflerin ve bacak formunun farklı olması, kapaklardaki konturun girinti/çıkıntı olması ve köşelerde kare şeklinde girintinin içinde çiçek şeklinde motifin olması, yan yüzeyde kenarlara paralel konturun olması, bacak/dolap oranlarının farklı olması, tablanın yan kısımlarının da dairesel pahlı olması, üst kısımda da alt kısımdaki motifin boydan boya olması, tablanın her iki kenarında ve ortasında çıkık kuşakların bulunması, kapaklardaki dairesel motiflerin farklı olmasıdır. Neticede, benzerlikler karşısında farklılıkların davalı tasarımına yenilik ve bilgilenmiş kullanıcı gözünde ayırt edicilik niteliklerini kattığı kanaatine varılmıştır..... sıra nolu tasarım ve.... sıra nolu tasarım; Her iki masa için masa tablalarının düz ve kenarlarının boydan boya tekrar eden kabartma motifli olması ve farklı yapılarda olmasına rağmen ayakların köşelerinde yine bu motiflerin aşağıya kadar inen görünümleri ortak görünüm özelliği olarak ortaya çıkmaktadır. Her iki tasarımın farklı görünüm özelliklerine bakılacak olursa ayak yapılanmasının bariz şekilde farklı olduğu görünmektedir. Şöyle ki davacı ürününde sekizgen yapıda iki ayak söz konusu iken diğer üründe kare formda iki ayak yapılanması ve en altta dikdörtgen ayak tablası şeklindeki yapılanması bulunduğu, dolayısıyla her iki masa ayak yapılanmasının bariz şekilde farklı genel izlenime sahip olarak değerlendirilmiştir. Dolayısıyla da masa ürünleri için ayak yapılarının ürünlerin kıyaslanmasında belirleyici olması babıyla bu ürünler için ayak yapı farklılığı dolayısıyla söz konusu ürünlerin bilgilenmiş kullanıcı gözünde farklı genel izlenime sahip olduğu kanaatine varılmıştır. Tablanın kenarlarında boydan boya tekrar eden bir motifin bulunması, kalın iki adet bacağın bulunması, bacakların köşelerinde tekrar eden motifin bulunması, bacakların altında dışarı taşan bir bölümün bulunması, tablanın köşelerinin dairesel şekilde pahlı olması ortak özellikleridir. Aralarındaki farklılıklar; bacakların sekizgen değil kare kesitli olması, bacakların altındaki çıkıntıların kesintili değil iki bacak arasında boydan boya devam etmesi, çıkıntının açılı iki parça ve motifsiz değil, yere dik ve üstünde tablan kenarındaki gibi bir motifin olmasıdır. Neticede, benzerlikler karşısında farklılıkların davalı tasarımına yenilik ve bilgilenmiş kullanıcı gözünde ayırt edicilik niteliklerini kattığı kanaatine varılmıştır.Davacı vekili 12/11/2025 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, DAVALI TASARIMLARI İLE MÜVEKKİLLERİNE AİT TESCİLLİ TASARIMLARIN YENİ VE AYIRT EDİCİLİK İNCELEMESİNİN AYRI AYRI YERİNDE İNCELEME SONUCUNDA YAPILMASINI, dilekçe içerisinde belirtmiş oldukları bilirkişi raporları ile itiraza konu bilirkişi raporu arasındaki çelişkiler giderilerek, dilekçesinde sunmuş oldukları, dosya konusu tasarımlara ait görseller ve itirazları değerlendirilerek hükme esas teşkil eden bir rapor tanzim edilmek üzere dosyanın bilirkişi heyetine tevdiini talep ettiği ve ek rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.İTİRAZA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER: ... sıra nolu tasarım ve .... sıra nolu tasarım;Konsol tasarımlarına üst görünüm, ön kapakların görünümü, yan ve ayak yapıları itibariyle yaklaşıldığında; konsolların üst yapısal görünümlerinin bariz şekilde farklı olduğu görülmektedir. Davacıya ait tescilli üründe üst tabla iki aynı görsellikte iki bölüm halinde tasarlanmış ve üst ön kısmı dairesel pahlı görünümde tasarlanmış; diğer üründe ise üst tabla tamamıyla düz formda ve kenarları öne doğru inmiş motifle çevrelenmiştir. Bu farklılık bariz şekilde ürünler yan yana konulduğunda kendini ön plana çıkaran bir farklılık olarak görünmektedir. Konsolun ön kapak görünümleri itibariyle de davacı ürününde yuvarlak tarzda parlak kabarık bir dairesel kulp söz konusu iken diğer ürünün kapak kulplarının kapak köşegenlerinde uygulanan çiçek motiflerine uygun dairesel çiçek motifli bir kulp olduğu çevresinde de yine metal bir dış çerçeve tasarlanarak kulpun oluşturulduğu görülmektedir. Her ne kadar her iki kulp da dairesel olsa da birbirlerine göre farklı oluşum gösterdiği anlaşılmıştır. Yine kapaklar üzerindeki konturlara bakılacak olursa davacı ürününde iç içe iki çerçeve çıkıntısı şeklinde aralarında ince bir boşluk şeklinde iken diğer üründe tek bir metal çerçeve ve köşegenlerde modele ve kulpa uygun çiçek motifi ile oluşturulduğu ve dolayısıyla bariz şekilde farklı görünüme sahip oldukları kanaatine varılmıştır. Yine her iki konsol için davalı ürününde konsola uygun iki adet ayna ile modelin tamamlanmakta olduğu diğer davacı ürününde ise ayna olmadığı görülmektedir. Her iki modeldeki ayak yapılarının da farklılıklar olduğu ayakların üst ve alt kısımlarında uygulamaların bariz şekilde farklı olduğu her ikisinde de genel uygulanan modele uygun şekilde farklı süslemeler kullanılmış olduğu görülmektedir. Bir diğer farklı görünüm özelliği olarak da yan yüz görünümlerinde ortaya çıkmaktadır. Davacı ürününde yan yüzey görünümü ön kapak görünümüne uygun şekilde çerçeveli görünümde iken diğer üründe tamamıyla düz bir görünümde olduğu görünmektedir. Davacı ürünün kapak üst bazası boyunca parlak bir metal çıkıntı söz konusu iken diğer üründe arasında motifli süslemeler olan ön ve yanları saran bir kabartmalı bölüm söz konusu olup her iki üründe bu görünüm farklılığı bariz şekilde görünmektedir. Her iki ürün için ortak görünüm özelliği olarak ayakların konumlandırma şekli her ikisinde de aynıdır. Her iki konsolda da kapakların alt kısmı boyunca alt bazada uygulanan şerit şeklindeki kabartma süslemeleri mevcuttur. Yine her iki ürünün kapaklarında uygulanan dairesel kulp yapısı ortak görünüm özelliği olarak görülmektedir. Davalı ürününde aynaları göz ardı edersek konsolların ilk izlenim olarak genel oluşum şekli aynıymış gibi görünse de yukarıda sayılan bariz görünüm farklılıkları dolayısıyla değerlendirilen konsolların bilgilenmiş kullanıcı gözünde farklı tasarımlar olarak algılanabileceği kanaatine varılmıştır. Bu değerlendirme yapılırken tasarımcılar için seçenek özgürlüğünün de geniş olduğu ve piyasada karşılaşılan ürün örneklerinden de faydalanılarak karara varılmıştır. Gövdeye dıştan monte edilmiş yukarı doğru incelen 5 adet bacak, ortasında dairesel bir motifin bulunduğu kapaklar, bacakların üst ve alt kısmında parlak bir motifin bulunması, kapağın üstünde kapağa paralel bir konturun bulunması, konsolun alt kısmında boydan boya bir motifin tekrar etmesi, üst kısımda parlak renkte bir çizginin bulunması, konsolun tablasının düz olmaması ve ön tarafının dairesel pahlı olması ortak özellikleridir. Aralarındaki farklılıklar; aynanın olmaması, bacaklardaki motiflerin ve bacak formunun farklı olması, kapaklardaki konturun girinti/çıkıntı olması ve köşelerde kare şeklinde girintinin içinde çiçek şeklinde motifin olması, yan yüzeyde kenarlara paralel konturun olması, bacak/dolap oranlarının farklı olması, tablanın yan kısımlarının da dairesel pahlı olması, üst kısımda da alt kısımdaki motifin boydan boya olması, tablanın her iki kenarında ve ortasında çıkık kuşakların bulunması, kapaklardaki dairesel motiflerin farklı olmasıdır. Neticede, açık ve ceviz renkli görseller ile yapılan değerlendirme sonucunda, benzerlikler karşısında farklılıkların davalı tasarımına yenilik ve bilgilenmiş kullanıcı gözünde ayırt edicilik niteliklerini kattığı kanaatin değişmediği ve yapılan itirazın yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır....sıra nolu tasarım;TESCİLLİ TASARIMIN CEVİZ RENKLİ UYGULAMASI:Her iki masa için masa tablalarının düz ve kenarlarının boydan boya tekrar eden kabartma motifli olması ve farklı yapılarda olmasına rağmen ayakların köşelerinde yine bu motiflerin aşağıya kadar inen görünümleri ortak görünüm özelliği olarak ortaya çıkmaktadır. Her iki tasarımın farklı görünüm özelliklerine bakılacak olursa ayak yapılanmasının bariz şekilde farklı olduğu görünmektedir. Şöyle ki davacı ürününde sekizgen yapıda iki ayak söz konusu iken diğer üründe kare formda iki ayak yapılanması ve en altta dikdörtgen ayak tablası şeklindeki yapılanma bulunduğu, dolayısıyla her iki masa ayak yapılanmasının bariz şekilde farklı genel izlenime sahip olarak değerlendirilmiştir. Dolayısıyla da masa ürünleri için ayak yapılarının ürünlerin kıyaslanmasında belirleyici olması babıyla bu ürünler için ayak yapı farklılığı dolayısıyla söz konusu ürünlerin bilgilenmiş kullanıcı gözünde farklı genel izlenime sahip olduğu kanaatine varılmıştır. Tablanın kenarlarında boydan boya tekrar eden bir motifin bulunması, kalın iki adet bacağın bulunması, bacakların köşelerinde tekrar eden motifin bulunması, bacakların altında dışarı taşan bir bölümün bulunması, tablanın köşelerinin dairesel şekilde pahlı olması ortak özellikleridir. Aralarındaki farklılıklar; bacakların sekizgen değil kare kesitli olması, bacakların altındaki çıkıntıların kesintili değil iki bacak arasında boydan boya devam etmesi, çıkıntının açılı iki parça ve motifsiz değil, yere dik ve üstünde tablan kenarındaki gibi bir motifin olmasıdır. Ürünlerin aynı ceviz renkli görselleri ile de yapılan değerlendirmesi sonucunda yukarıda değerlendirilmiş olan benzerlikler karşısında farklılıkların davalı tasarımına yenilik ve bilgilenmiş kullanıcı gözünde ayırt edicilik niteliklerini kattığı kanaatin değişmediği, dolayısı ile davacı yanın bu yöndeki itirazının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. MUTLAK YENİLİK DEĞERLENDİRMESİ: Somut olaya konu mobilyalar, stil olarak neoklasik geleneğe dayanan (....ve güncel üretimle yorumlanmış bir tasarım örneğidir. Bu üslubun temel karakteri, Barok ve Rokoko dönemlerinin aşırı süslü, kıvrımlı ve hareketli anlayışına tepki olarak ortaya çıkan daha dengeli, ölçülü ve antik .... estetiğine dayalı bir tasarım dilidir.... mobilyalarında en ayırt edici özelliklerden biri, formların genel olarak simetrik, düzenli ve geometrik olmasıdır. İnce, uzun ve çoğu zaman yivli (fluted) sütun biçimli ayaklar kullanılır. Ayakların üst bölümlerinde rozet, akantus yaprağı, defne çelengi gibi klasik motifler yer alabilir. Yüzey kenarlarına şerit bordürler, çiçek ve yaprak motifleri ile yüzeylerde envaı armalar yaygındır. Bu tasarımların en belirgin neoklasik referanslarından biri ayak yapısıdır. İnce, konikleşen ve zarif biçimde yükselen ahşap ayaklar, tipik Louis XVI mobilyalarında görülen sütun biçimli ayak tipolojisini çağrıştırır. Ayakların yere göre yüksek konumlanması, mobilyayı görsel olarak hafifletir ve klasik dönem mobilyalarının karakteristik “havada duruyormuş” hissini verir. Değerlendirmeye konu tasarımlar; neoklasik referanslı, ticari/konut kullanımına uygun iki ayrı mobilya unsurundan oluşmaktadır: (i) dikdörtgen üst tablalı, çift kaideli masa formu ve (ii) ince ayaklı, iki modüllü konsol/sideboard formu. Tasarımların genel dilinde; simetrik kurgunun esas alındığı, yüzeylerde çerçeve-paneller kompozisyonunun kullanıldığı, köşe ve birleşim noktalarında aplik/rozet benzeri dekoratif detaylar bulunduğu, bordürlerde tekrarlayan friz/şerit motifleri ile altın tonlu metalik vurguların (köşe koruyucular, ayak pabuçları, köşe aplikleri, bordür şeritleri) tercih edildiği görülmektedir. Renk-kütle ilişkisi; mat/yarı mat nötr gövde rengi ile metalik altın detay kontrastına dayanmakta, kütleler temiz geometrik yüzeyler üzerinden okunmakta; dekoratif öğeler ise seçici biçimde, “çerçeve/kenar/köşe” bölgelerine yoğunlaştırılmaktadır. Mutlak yenilik incelemesi; tekil detayların ayrı ayrı varlığı üzerinden değil, tasarımların ayırt edici unsurlarının birlikte oluşturduğu genel izlenim esas alınarak yürütülmüştür. İnceleme kapsamında; Tasarım veri tabanları, Açık internet kaynakları, Sosyal medya ve görsel paylaşım platformları, varsa Ticari ürün katalogları ve stok görsel arşivleri birbirinden bağımsız ve yönlendirilmemiş şekilde taranmıştır. TÜRKPATENT;Locarno sınıfı: 06-03 (Masa ve benzeri mobilyalar) / 06-04 (Dolaplar, büfeler, konsollar vb.) kapsamında; neoklasik/klasik referanslı masa ve konsollara ilişkin çok sayıda tescilin incelendiği, incelenen örneklerde; klasik friz bordürleri, metal köşe koruyucular ve rozetli kulp/aplik kullanımının tekil olarak yaygın olduğu; ancak incelemeye konu tasarımlardaki gibi (a) çift kaideli blok ayak kompozisyonu + (b) bordür boyunca devam eden yoğun friz şeridi + (c) düşey yüzeylerde çerçeve-panellerin “minimal ama simetrik” yerleşimi + (d) köşe ve ayak uçlarında eşzamanlı metalik aplik/pabuç vurgusu kombinasyonunu aynı genel izlenimde bir araya getiren önceki bir tescile rastlanmadığı anlaşılmıştır.EUIPO – ....İncelenen topluluk tasarımlarında; neoklasik referanslı ürünlerin sıklıkla yüksek dekor yoğunluğu (ağır oyma, yoğun varak, heykelsi ayak) veya tersine tam minimal çözümler üzerinden ilerlediği; friz şeridi ve metal aplik bulunan örneklerde ise bu unsurların genellikle ya tek bir bölgede (sadece bordürde veya sadece köşede) kullanıldığı; inceleme konusu tasarımlardaki gibi; geometrik gövde sadeliği korunurken dekorun çerçeve/kenar/köşe/ayak ucu akslarında sistematik biçimde “çevreleyen” bir dil oluşturması ve bunun iki parçada da tutarlı bir kimlik yaratması, taranan örneklerde birlikte gözlemlenmediği anlaşılmıştır. ...;.Aynı sınıf ve anahtar kelime kombinasyonlarıyla yapılan taramalarda; klasik/neoklasik mobilyalarda metal aplik ve friz kullanımına dair örnekler görülmekle birlikte, inceleme konusu tasarımların ayırt edici kompozisyonunu birebir yansıtan veya ayırt edilemeyecek derecede benzer genel izlenim sunan daha eski tarihli bir kayıt tespit edilemediği anlaşılmıştır. Açık İnternet Kaynakları (Google / Yandex / Bing)- Görsel Tersine Arama (Reverse Image Search); “neoclassical console table brass trim”, “double pedestal table neoclassical”, “sideboard rosette applique”, “classic luxury sideboard brass corners”, “frieze border console” gibi anahtar kelimelerle yapılan aramalarda; piyasadaki ürünlerin çoğunlukla (i) tam klasik/oymalı ağır çözümler, (ii) art deco esintili yüksek parlaklık/ayna yüzeyli çözümler veya (iii) yalın modern konsollar şeklinde kümelendiği; Friz bordür ve metal köşe vurgusu bulunan sınırlı sayıdaki örnekte ise; çift kaideli kütlenin oranları, çerçeve-panel geometrisinin yerleşimi ve apliklerin (köşe + ayak ucu + ön yüz rozet) birlikte kurduğu ritim bakımından inceleme konusu tasarımlarla aynı genel izlenimi veren bir örnekle karşılaşılmadığı; inceleme konusu görseller üzerinden yapılan kronolojik tersine arama incelemesinde, tasarımlarla aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer genel izlenim sunan daha eski tarihli bir internet yayınının tespit edilemediği anlaşılmıştır.Yapılan açık kaynak incelemelerinde ve internet tabanlı aramalarda; “neoklasik konsol”, “neoklasik masa”, “classic luxury sideboard” gibi anahtar kelimelerle çok sayıda farklı neoklasik tarzda mobilya tasarımına ulaşılabildiği; bu durumun, neoklasik üslubun piyasada yaygın ve çeşitlenmiş bir tasarım alanı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Ancak söz konusu aramalarda karşılaşılan örnekler, ortak stil referansına sahip olmalarına rağmen; oran kurgusu, yüzey düzeni, dekoratif öğelerin yerleşimi, detay yoğunluğu ve genel kompozisyon bakımından birbirinden belirgin biçimde farklılaşmaktadır. Bu çeşitlilik, neoklasik üslubun tek tip ve standart bir tasarım kalıbı olmadığını, aksine çok sayıda özgün varyasyonu barındıran dinamik bir tasarım dünyası oluşturduğunu göstermektedir. Neoklasik üslup, tasarım hukuku bakımından belirli ürünlerin dış görünümünü tanımlayan tekil ve kapalı bir biçim seti değil; aksine geniş bir estetik referans alanını ifade eden genel bir tasarım dili niteliğindedir. Bu üslup; simetri, oran dengesi, klasik motifler, friz şeritleri, rozetler ve dekoratif metal aplikler gibi ortak karakteristik unsurlar barındırmakla birlikte, söz konusu unsurların hangi oran, konum, yoğunluk ve kompozisyon içinde bir araya getirileceği hususunda tasarımcıya geniş bir yorum serbestisi tanır. Bu nedenle, bir tasarımın “neoklasik tarzda” olması, tek başına o tasarımı aynı üslup içinde üretilmiş diğer tüm tasarımlarla hukuken benzer kılmaz. Endüstriyel tasarım hukukunda benzerlik değerlendirmesi, stil etiketleri üzerinden değil, tasarımların ayırt edici unsurlarının birlikte oluşturduğu genel izlenim esas alınarak yapılır. Aynı estetik geleneğe ait olmak, tasarımların otomatik olarak benzer kabul edilmesini gerektirmez. Neoklasik anlayışa sahip tasarımlar arasında; yüzey kurgusu, oranlar, detay yoğunluğu, dekoratif öğelerin konumlandırılması, malzeme ve renk kombinasyonu gibi çok sayıda değişken üzerinden önemli farklılaşmalar ortaya çıkabilmektedir. Bu değişkenlerin her biri, tasarımın algısal kimliğini ve kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimi doğrudan etkiler. Bu çerçevede, internet aramalarında çok sayıda neoklasik tarzda mobilya örneğine rastlanması, yalnızca bu üslubun yaygınlığını ortaya koymakta olup; belirli bir tasarımın yenilik veya ayırt edicilik niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Hukuki değerlendirmede esas olan, söz konusu üslup içinde kullanılan unsurların somut tasarımda nasıl özgün bir kombinasyon ve düzen içinde yorumlandığıdır. Dolayısıyla neoklasik tasarım dünyası homojen bir kategori değil, çok sayıda özgün varyasyonu bünyesinde barındıran geniş ve çeşitlenmiş bir tasarım alanı olarak kabul edilmelidir. Sosyal Medya ve Dijital Platform; Pinterest, ....üzerinde yapılan anahtar kelime ve görsel taramalarda; neoklasik mobilya tasarımlarının çoğunlukla .... referanslarını ya çok yoğun oymalarla ya da daha geleneksel “tam klasik” oranlarla taşıdığı, çağdaş yorumlarda ise metal şerit/apliklerin genellikle tek bir vurgu elemanı olarak kullanıldığı; inceleme konusu tasarımlardaki gibi; sade prizmatik gövde + çevresel friz bordürü + köşe/ayak ucu metalik detayların sistematik tekrarı + ön yüzde rozet odakları kombinasyonunun aynı genel izlenimde tekrarlandığı bir örneğin gözlemlenmediği anlaşılmıştır.Yukarıda ayrıntılı biçimde ortaya konulan değerlendirmeler ışığında; somut olaya konu tasarımların, neoklasik üslubun bilinen ve genel nitelikli referanslarını taşıdığı, ancak bu referansları özgün bir kompozisyon mantığı içinde yeniden yorumladığı; inceleme kapsamında yapılan ulusal ve uluslararası tasarım veri tabanı taramaları, açık internet aramaları, tersine görsel arama analizleri ve sosyal medya/dijital platform incelemeleri sonucunda; tasarımların ayırt edici unsurlarının oluşturduğu özgün kombinasyonu birebir yansıtan veya ayırt edilemeyecek derecede benzer genel izlenim sunan daha eski tarihli bir kamuya sunumla karşılaşılmadığı anlaşılmıştır.Yapılan araştırmalar, neoklasik tarzda çok sayıda mobilya tasarımının piyasada mevcut olduğunu ve bu üslubun yaygın bir estetik çerçeve sunduğunu ortaya koymakla birlikte; bu durumun, incelemeye konu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfını ortadan kaldırmadığı değerlendirilmiştir. Zira neoklasik üslup, tasarım hukuku bakımından kapalı ve tek tip bir biçim repertuarı değil; farklı yorumlara açık geniş bir tasarım alanıdır. Bu alan içinde her tasarım, oran kurgusu, yüzey düzeni, dekoratif öğelerin yerleşimi, malzeme ve renk kullanımı gibi çok sayıda parametrenin özgün bileşimi üzerinden farklı bir genel izlenim yaratabilmektedir. Somut tasarımlar bakımından; çift kaideli kütle kompozisyonu, bordür boyunca devam eden sistematik friz şeridi, çerçeve-panellerin simetrik ve sade yerleşimi, köşe ve ayak uçlarında eşzamanlı metalik aplik/pabuç vurgusu, rozet odaklı dekoratif yerleşim düzeni gibi unsurların birlikte ve tutarlı biçimde kurgulanması, tasarımlara özgün ve ayırt edici bir kimlik kazandırmaktadır. İncelenen veri tabanlarında ve açık kaynaklarda, söz konusu unsurların bu özgün düzen ve yoğunlukta bir araya getirildiği başka bir tasarım kompozisyonuna rastlanmamış olması, bu değerlendirmeyi desteklemektedir. Bu nedenle; somut tasarımların neoklasik stil geleneğine ait olması, hukuken benzerlik karinesi doğurmamakta; aksine, bu gelenek içinde geliştirilmiş özgün bir biçimsel yorum niteliği taşıdığı sonucuna varılmaktadır. Benzerlik değerlendirmesinin stil etiketi üzerinden değil, genel izlenim esasına göre yapılması gerektiği dikkate alındığında; değerlendirme konusu tasarımların, önceki tarihli tasarımlardan açık biçimde farklılaştığı ve kendi içinde bağımsız bir görsel kimlik ortaya koyduğu kanaatine varılmıştır.Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; değerlendirme konusu tasarımlar bakımından, mutlak yenilik niteliğini ortadan kaldıran, aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer bir önceki tarihli kamuya sunumun tespit edilemediği anlaşılmış olup, netice itibariyle de, tasarımların mutlak yenilik vasfını haiz olduğu kanaatine varılmıştır. Neticede, toplanan delillerden, birbirini destekler niteliktesi bilirkişi heyet ek/kök raporu ve tüm dosya kapsamından; Davaya konu .... nolu tasarımın .... nolu tasarımın varlığı karşında yeni ve ayırt edici olduğu, mutlak yenilik niteliğini ortadan kaldıran, aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer bir önceki tarihli kamuya sunumun bulunmadığı, dolayısıyla davalı tasarımlarının hükümsüzlük ile terkin koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M :Davanın Reddine, Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 116,60.-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,Davalı şahıs kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Davalının yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.02/04/2026 Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır