Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Dördüncü Hukuk Dairesinin trafik kazası sebebiyle cismani zarardan kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu dosya, bir otomobilin elektrikli bisiklete çarpması sonucu meydana gelen yaralamalı trafik kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin olup, davacı vekilinin yaralanan müvekkilinin kalıcı sakatlığı ve manevi zararı için talep ettiği tazminatlara karşı, davalıların olayın oluş şekli, kusur oranları, davacının mevcut maluliyeti, sigorta şirketine başvuru eksikliği ve tazminat miktarları gibi hususlarda itirazları üzerine ilk derece mahkemesinin kısmen kabul ve kısmen ret kararı vermesiyle davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesi
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ: 24/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 24/09/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
I-DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... günü saat ... sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plakalı otomobilin, müvekkilinin idaresindeki elektrikli bisiklete sol kısmından çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında kazaya sebebiyet veren ve kaza sonrası olay yerinden kaçan sürücünün ... olduğunu, kaza sonucunda müvekkilinin omzunda Basit Tıbbi Müdahale ile giderilemeyecek şekilde Sol Humerus Proksimali Parçalı Deplase Kırığı oluştuğunu, müvekkilinin yaralanmasından ve çalışamamasından dolayı zararının tam ve kesin olarak belirlenebilir olduğunda artırılmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminat talebinin ... Sigorta A.Ş'ye başvuru tarihi olan 15/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile diğer davalı ...den ise kaza tarihi olan 21/12/2018'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte taraflardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, somut olaya, tarafların sosyal durumuna ve davacıda bıraktığı manevi çöküntüye uygun ve makul olarak 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/12/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte sadece davalı ...den alınarak müvekkiline verilmesini istemiştir.
II-CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin kaza sonrası çalışamaması ve çalışamayacağına ilişkin talepler olduğunu, davacının yaralanmasının neticelerinin iddia edilen bu kaza sonucu olup olmadığının, kazayı yapanın davalı müvekkilinin olup olmadığının ve kusur oranları hususlarının şaibeli olduğunu, SGK'nın 27/05/2019 tarihli hizmet dökümü yazısında 4/a kapsamında 01/12/2013 tarihinden itibaren davacının malullük aylığı aldığını, davacının kaza sonrası kaza nedeniyle yaralanmasından ötürü çalışamadığını yani çalışmasının olduğunu belirttiğine göre, almış olduğu bu malullük aylığının 5510 sayılı kanun 5.Maddesinde sayılan vazife malullüğü değilse kesilmesi gerektiğini, davacıdaki yaralanmanın (malul aylığı bağlanmasını gerektiren) daha önceki bir olaydan kaynaklanmış olması ve kazanın oluşunda davacının asli kusurlu olup olmadığının anlaşılabilmesi için davacının malulen aylık almasına sebebiyet veren olayın ve davacının maluliyetinin vücudunun hangi uzuvlarıyla alakalı olduğunun tespitinin de SGK'dan sorularak aydınlatılması gerektiğini kazanın oluşunda asli kusurlu olan davacının talep ettiği manevi tazminatın aşırı yüksek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97.maddesi gereğince usule uygun yapılmış bir başvuru olmadığı için kanunda aranan dava şartının gerçekleşmediğini, davacı tarafından huzurdaki dava ikame edilirken de sağlık kurulu raporu sunulmadığını, bu nedenle öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesini, dosya kapsamında yapılacak hesaplamanın TRH 2010 tablosuna göre yapılmasını, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatının SGK sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderleri bakımından müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III-İDM KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; "davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 6.689,33-TL daimi iş göremezlik tazminatının davalı ...' den kaza tarihi olan 21/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta A.Ş.. yönünden ise poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi 15/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak şartıyla müteselsilen tahsili ile temlik alan davacı ...e verilmesine, Temlik alan davacının fazlaya ilişkin talebinin ve temlik eden davacı mirasçılarının maddi tazminat talebinin reddine, Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...den kaza tarihi olan 21/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı mirasçılarına verilmesine, Davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine" şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince ve temlik alan davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müteveffa müvekkili için aldırılan 28.01.2023 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda; müteveffa müvekkilinin emekli olduğundan bahisle geçici iş gücü kaybı zararı bulunmadığı, kalıcı sakatlık zararının ise 6.683,33-TL olduğu yönünde tespit yapıldığını, geçici iş göremezlik alacağı için mutlaka maaş alınmasına lüzum olmadığını, önemli olanın çalışma kapasitesinin kaybı olduğunu, kaza nedeniyle müteveffa müvekkilinde meydana gelen %8 sakatlığa uygun talep edilen 30.000,00 TL manevi tazminat için tam kabul kararı yerine kısmen kabul kararı verilmesinin somut duruma uygun olmadığını, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Temlik alan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel Mahkemece davacı müteveffa için 6.689,33 TL maddi tazminatın temlik alan müvekkile verilmesine, bakiye temlik bedelinin reddine karar verildiğini, oysa ekte sunulan güncel içtihat da dikkate alındığında geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanması gerektiğini, zira geçici iş göremezlik alacağı için mutlaka maaş alınmasına lüzum olmadığını, bu nedenle maddi tazminat talebinin kısmen reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı
İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
3. Değerlendirme
Davacı ...in Antalya 11. Noterliği'nin 17/09/2019 Tarihli Alacağın Devri Sözleşmesi ile davalı ... Sigorta A.Ş.den olan alacağını ... isimli kişiye temlik etmiş ve temlik alan ... vekili dosyaya temlik dilekçesini ve vekaletnamesini ibraz etmiştir. Yargılama aşamasında davacı ... vefat etmiş olup mirasçıları .. , ... ve ... davaya devam etmişler, davacı mirasçılar vekili vekaletnamesini dosyaya sunmuştur.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakını da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, 21/12/2018 tarihinde davalı sürücü ...in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile ... Kavşağı istikametinden ... Caddesi'ni takiben ... Kavşağı istikametine bölünmüş iki şeritli yolun sağ şeridinde seyri sırasında olay mahalline geldiğinde önünde sağ şeritte yolun sağından seyreden davacı sürücü ..in sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletin sol yan kısmına aracının sağ yan kısmı ile çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiği sabittir. Mahkemece alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan rapora göre davalı sürücü ...in %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...in ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir.
Mahkemece davacı hakkında alınan ATK İkinci İhtisas Kurulu raporuna göre meydana gelen kazadan dolayı davacının geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olduğu, sürekli iş göremezlik oranının ise %8 olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamında alınan aktüerya bilirkişi raporunda davacı ...in emekli olup herhangi bir yerde çalışmadığı ve bu nedenle kazanç kaybı bulunmadığından geçici iş göremezlik zararının oluşmayacağı, mevcut maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik zararının ise 6.689,33 TL olduğu tespit edilmiş olup bilirkişi raporu denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterlidir. Bu itibarla; yerel mahkemece maddi tazminat yönünden kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarına gelince; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, toplanan deliller ve davalı sürücünün meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olması, trafik kazası sonucu davacının vücudunda kemik kırığı olacak şekilde yaralanması ve davacının ATK raporuna göre 4 ayda iyileşebileceği ancak kazadan dolayı %8 oranında maluliyetinin bulunduğu, bu yaralanmadan dolayı davacının duyduğu elem, acı ve ızdırap, günün ekonomik koşulları, takdir edilecek manevi tazminat miktarının bir tarafın zenginleşmesine, diğer tarafın fakirleşmesine neden olmayacak oranda belirlenmesi gerektiği ilkeleri dikkate alındığında mahkemece davacı için takdir edilen manevi tazminat miktarı uygun bulunmuştur.
Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davacı mirasçılar ile davacı temlik alanın istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.maddesi uyarınca esastan reddine, karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı mirasçılar ile davacı temlik alanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacılardan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacı mirasçılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Temlik alan davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin temlik alan davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı mirasçılar ile davacı temlik alan tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına,
5-Davacı mirasçılar ile davacı temlik alan tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme ile harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.