Doktorların ameliyatlarda tıbbi sarf malzemelerinin hekim takdirine bağlı kullanımı nedeniyle kamu zararı oluşmadığına dair temyiz incelemesi.
Özet: Davacı tarafından, davalı doktorların mikrodiskektomi ameliyatlarında gereksiz veya fazla miktarda adezyon jel, floseal ve dure greft gibi tıbbi malzeme kullanarak kamu zararına yol açtığı iddia edilmiş, ancak ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak, hekimlik mesleğinin insan hayatı açısından taşıdığı önem ve ameliyatların kendine özgü koşulları doğrultusunda kullanılan malzemelerin miktarı ile tedavi yöntemlerinin belirlenmesinde hekimin takdir hakkına sahip olduğunu, bu malzemelerin komplikasyonları önlemedeki rolünü göz önünde bulundurarak, davalı doktorların kasıtlı, kusurlu veya ihmali bir davranışının olmadığını ve kamu zararı oluşmadığını tespit ederek davanın reddine karar vermiştir.
4. Hukuk Dairesi         2023/4928 E.  ,  2026/4362 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/137 E., 2022/2301 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... İli...Birliği Genel Sekreterliği'nin ... Teftiş Kurulu Başkanlığı'na yazdığı yazıda 2013-2014 yılında yapılan mikrodiskektomi ameliyatlarında en fazla 3 milimetre adezyon bariyer jel kullanılması gerekirken 5 milimetre adezyon bariyer jel kullanıldığı, adezyon bariyer jel kullanıldıktan sonra mümkün olmadığı halde kanama kontrolü için floseal sarfı yapıldığı, hastalarda kullanılması gerekli veya mümkün olmayan sayıda kanama durdurucu floseal, dure grefit ve Sağlık Uygulama Tebliğinde sadece üçüncü basamak resmi sağlık kurumlarında kullanılması halinde ödeme yapılan adezyon bariyer jel malzemesi ile UBB kodu olmayan malzemelerin satın alınması sonucu kamu zararına neden olunduğunun bildirildiğini ve bunun üzerine yetkili merci tarafından soruşturma başlatıldığını, yapılan soruşturma neticesinde adezyon jel ve dure grefit kullanımına ilişkin yapılan incelemede davalıların çeşitli tarihlerde gerçekleştirmiş oldukları ameliyatlarda kullanımı gerekli olmadığı halde veya gerekli olan miktardan daha fazla kullanmış olmaları dolayısıyla kamu zararına sebebiyet verdiklerinin tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 270.290,00 TL'nin kamu zararına sebebiyet verildiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu malzemelerle ilgili olarak Sağlık Bakanlığı veya SGK tarafından tebliğ edilmiş herhangi bir kısıtlamanın bulunmadığını, kullanılan eşyaların ise hastaların şifa bulması ve görülen komplikasyonların minimuma indirilmesi için kullanıldığını, eşyaların kullanımında müvekkilinin şahsi hiçbir menfaatinin bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen ameliyatların yine dava dilekçesinde belirtilen Sağlık Uygulama Tebliği'nden önce yapıldığını, UBB kodu olmayan malzemelerin alımını hekimin değil hastane ilgili biriminin yaptığını, bu sebeple söz konusu durumun müvekkili ile bir ilgisinin bulunmadığını, her somut olayın özelliğine göre malzemelerin kullanım miktarının değişebileceğini, davalı müvekkilinin hastaların sağlığı için üzerine düşen sorumluluğunu yerine getirdiğini ve herhangi bir kamu zararına sebep olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların operatör doktor oldukları ve gerçekleştirdikleri ameliyatlar sırasında çeşitli tıbbi malzemeleri kullanmak zorunda oldukları, hekimlik mesleği insan hayatına dair zor ve ani karar verilmesi gereken durumlarda bu sorumluluğu üstlenen bir meslek olup insan hayatı açısından öneminin tartışmasız olduğu, bu kapsamda 24.04.2017 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, epidural fibrozisin omurga ve omurilik ameliyatlarından sonra sık görülen bir komplikasyon olduğu ve hastalarda ameliyat sonrasında ciddi ... ve nörolojik defisitlere neden olabildiği, bu komplikasyonların önüne geçebilmek için tıbbi malzemeler geliştirildiği, bunlardan birisininde adezyon jel olduğu, cerrahi açıdan ne kadar jel kullanılacağının hekimin takdirinde olduğu, kimi hastalarda 1 mm yeterli iken kimi hastalarda bu miktarın 5 mm olabileceği, ... greft yönünden ise farklı boyutlarda ve özelliklerde türevlerinin bulunduğu, çok ağır durumlarda kafa içi basıncın düşürülmesinde hayati öneme sahip olduğu, yetersiz miktarda ve büyüklükte kullanılmasının menenjit gibi ağır durumlara yol açabileceği, flosealinin ise kanama kontrolünde kullanıldığı ve oldukça etkili bir madde olduğu, kullanımının ise ameliyattan ameliyata değişkenlik gösterebileceği, söz konusu malzemelerin kullanım miktarlarının belirlenmesinin ameliyatın şartları doğrultusunda hekimin takdirinde olduğunun belirtildiği, söz konusu bilirkişi raporunda belirtilen esaslar da dikkate alındığında bir hastanın tıbbi ve hukuki sorumluluğunun hekimin üzerinde olduğu, ameliyat sırasında ameliyatın getirdiği koşullara göre hekimin kullanılan malzemeler ve tedavi yöntemleri yönünden takdir hakkına sahip olmasının insan hayatı yönünden büyük bir öneme sahip olduğu ve bilirkişi raporu da dikkate alınarak davalıların kamu zararına neden olmadığı ve 5018 sayılı Kanun'un 71. maddesi yönünden mevzuata aykırı olarak, kasıtlı, kusurlu veya ihmali bir davranışlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre kusur tespitine ilişkin İlk Derece Mahkemesince alanında uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan rapordaki tespitlerin dosya mündecatıyla uyumlu olduğu, varılan nihai kanaat doğrultusunda doktor olan davalıların ameliyat esnasında gereğinden fazla tıbbi malzeme kullandıkları ve bu sebeple kurumu zarara uğrattıkları iddiasının, kullanılan ürün miktarının hastanın mevcut durumuna göre değişkenlik arzedebileceği ve ameliyattan ameliyata farklılık gösterebileceği, hekimin, hastanın ve ameliyatın şartlarını bilemeyeceği için hangi malzemeden ne kadar kullanılacağını doğru tahmin edemeyeceği yönündeki tespitler ve iddia konusu eylem nedeniyle davalılar aleyhine başlatılan herhangi bir ceza soruşturması olduğuna dair bir kaydın da bulunmadığı gözetildiğinde davalıların haksız eylem hukuksal nedeni temelinde davacı ... zarara uğrattıkları iddiasının sübuta ermediği, bu minvalde 6100 sayılı HMK’nın 355. maddesi gereği istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesine ait kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu ameliyat malzemelerinin gereksiz kullanımı nedeniyle kamu zararına sebebiyet verildiğini, dava dilekçesinde ve davaya dayanak tazmin raporunda kamu zararının hangi davalının hangi tıbbi operasyonundan kaynaklandığının ayrıntılı bir şekilde açıklandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporuna ilişkin itirazların değerlendirilmediğini, iki emekli sayıştay üyesi ve bir beyin ve sinir cerrahisi uzmanından rapor aldırılmasının somut olayın tıbbi ve idari açıdan değerlendirilmesi için yeterli olmadığını, tıbbi ve idari açıdan değerlendirme yapılabilmesi için en az üç kişilik iki ayrı heyetten rapor aldırılması gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı doktorlar tarafından yapılan ameliyatlarda kullanımı gerekli olmadığı halde veya gerekli olan miktardan daha fazla tıbbi malzeme kullanmış olması nedeniyle uğranılan kamu zararının tahsili istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.