Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi kapsamında alkollü araç kullanımıyla meydana gelen trafik kazası sonrası sigorta şirketinin ödediği tazminatın araç malikinden rücuen tahsili davası.
Özet: Sigorta şirketi, alkollü bir sürücünün neden olduğu trafik kazası sonrası mağdurlara ve diğer sigorta şirketine ödediği toplam 314.553,00 TLnin, aracın maliki olan davalıdan rücuen tahsilini talep etmiştir. Başlangıçta davayı reddeden ilk derece mahkemesinin kararı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kazanın münhasıran alkol etkisiyle meydana gelip gelmediği konusunda uzman bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği belirtilerek kaldırılmıştır. Yeniden yapılan yargılamada alınan nörolog raporuyla kazanın tamamen alkolün etkisi altında gerçekleştiği kesinleşmiş ve sigorta genel şartları uyarınca sigortacının rücu hakkının doğduğu tespit edilmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/702 E., 2023/393 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu dava dışı araç sürücüsü ...'ın yaralanmasına neden olunduğunu, dava konusu kazanın alkollü araç kullanan sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusuru ile meydana geldiğini, Bingöl 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/99 Esas ve 2018/336 Karar sayılı ilamı uyarınca ...'a 283.553,11 TL ve 34... plakalı araç hasarı nedeniyle kasko sigortacısı ... Şirketine 31.000,00 TL olmak üzere toplam 314.553,00 TL ödeme yapıldığını belirterek ödenen 314.553,00 TL'nin rücuen aracın maliki davalıdan ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkili ...'ın ''... A Car'' isimli otomobil kiralama işletmesinin sahibi olduğunu, davalı müvekkilinin aracı dava dışı ... Vural isimli şahısa kiralık olarak teslim ettiğini, ... 'ın ise aracı sürücü ...'e verdiğini, aracı kiralayan şahıs tarafından kazaya sebebiyet verilmesi nedeniyle davalı müvekkilinin kusur ve sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2020 tarih, 2019/50 esas ve 2020/148 sayılı kararı ile davacı ... şirketinin, Zorunlu Mali Sorumluluk (ZMSS) Sigortası Genel Şartları uyarınca olay yerinden firar eden sigortalı araç sürücünün ehliyetsiz veya alkollü olduğu gibi teminat kapsamında olmayan halleri somut delillerle kanıtlaması gerektiği, somut olayda davacı ... tarafından davalının kayden maliki olduğu aracın trafik kazası sonrasında olay yerini terk ettiği iddiası dışında zararın teminat kapsamı dışında kaldığı ve rücu şartlarının oluştuğu hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.03.2022 tarih, 2020/1152 Esas ve 2022/725 Karar sayılı kararı ile davacının rücu hakkının doğabilmesi için kazanın münhasıran alkolün etkisinde meydana geldiğinin uzman bilirkişi heyetinden alınacak raporla saptanması gerektiği, rücuya konu edilen zararın teminat dışı kaldığını ispat yükünün davacı sigortacıda olduğu ve bu hususun somut biçimde ispat edilememesi halinde rücu hakkının doğmayacağının kabulünün zorunlu olduğu da gözönünde bulundurularak ... veya ... Genel Müdürlüğü gibi kuruluşlardan seçilecek iki trafik uzmanı ile bir nörolog bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden tüm dosya kapsamı dikkate alınmak suretiyle kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin ve başka unsurların da kazada etkili olup olmadığının tespiti hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak ve davacının rücu hakkı olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken sürücünün kazadan bir saat sonra alınan alkol raporuna göre 61 mg/dl alkollü olduğu tespit edildiği halde bu hususta herhangi bir inceleme yaptırılmaksızın eksik incelemeyle dayalı karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin gönderme kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı ... şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde dava dışı araç sürücüsünün yaralandığı, kaza esnasında davacı şirkete sigortalı aracın sürücüsü ...'in alkollü olduğu, nöroloji uzmanından alınan 09.05.2022 tarihli raporda, dava konusu kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğinin belirlendiği, ... Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.c maddesinde sigortacının, aracın uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce kullanılması sırasında meydana gelen zararları sigortalıya rücu hakkının bulunduğunun düzenlendiği, bilirkişi raporunda, davacının icra dosyasına 283.553,11 TL ve 34... plakalı araç hasarı nedeniyle kasko sigortacısı ... Şirketine 31.000,00 TL olmak üzere toplam 314.553,00 TL ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 314.553,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan 09.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda kazanın münhasıran sürücünün alkollü olması nedeniyle meydana geldiğinin, kazada yol, iklim, araç, karşı araç gibi başkaca unsurların etkili olmadığının belirlendiği, söz konusu raporun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu kabul edilerek rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen ZMSS poliçesine göre davalının sigorta sözleşmesinin tarafı olduğu, davalı tarafından aracın kaza tarihinde dava dışı ... adlı kişiye kiraya verildiği ve davalının işleten sıfatı bulunmadığı iddia edilmiş ise de; kısa süreli kiralama sırasında da işleten sıfatı devam eden davalının, bu savunmalarının davacı ... şirketine karşı ileri sürebilmesine olanak bulunmadığı, davacı ..., Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.c maddesi uyarınca davalıya rücu hakkını kullanmakta olup, davalı tarafın, kendi aralarında akdedilen araç kiralama sözleşmesine aykırı hareket eden ve alkollü araç kullanan dava dışı ...'e iç ilişkileri çerçevesinde rücu edebilme imkanı bulunduğu, davacı ... şirketinin sigorta ettiren konumundaki sigorta sözleşmesinin tarafı olan davalıya rücu imkanı bulunduğunun kabulü zorunlu olup davalı tarafın husumet itirazlarının yerinde olmadığı ve ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının araç kiralama şirketi bulunduğunu, sigortalı aracın usulüne uygun şekilde kiralandığını ve kiralama süresi içerisinde kazanın meydana geldiğini, aracın sorumluluğunun aracı kira sözleşmesi ile kiralayan kişide olması gerektiğini, davacı tarafından aracın fiili hakimiyeti kiralayana devredilmek suretiyle işleten sıfatının ve sorumluluğunun sona erdiğini, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak verilen kararın hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, kazanın münhasıran alkolün etkisinde meydana geldiğine dair hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek Bölge Adiye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişilere ödenen tazminatın davalı sigortalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.