Yargıtay 8. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen 15 yıl hapis cezasına ilişkin istinaf ve temyiz başvurularını esastan reddederek hükmü oybirliğiyle onadı.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan sanığa ilk derece mahkemesince verilen 15 yıl hapis ve 45.000 TL adli para cezası, istinaf mahkemesince sanık müdafiinin başvurusu esastan reddedilerek onanmıştır; Yargıtay nezdinde yapılan temyiz başvurusunda ise, sanık müdafiinin delil yetersizliği ve lehe hükümlerin uygulanmadığı iddiaları değerlendirilmiş, ancak yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yapıldığı, iletişimin tespiti ve tanık beyanlarıyla eylemin sabit olduğu, etkin pişmanlık veya takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına yönelik bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle temyiz talebi esastan reddedilerek hüküm oybirliğiyle kesin olarak onanmıştır.
8. Ceza Dairesi         2024/25618 E.  ,  2026/7841 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/1838 Esas, 2024/2156 Karar
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2024 tarihli ve 2023/290 Esas, 2024/327 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte ödenmek üzere taksitlendirilmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Hükme karşı sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 10.10.2024 tarihli ve 2024/1838 Esas, 2024/2156 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun incelenmesinde adli sicil kaydında tekerrüre esas ilam bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe istinaf bulunmadığından eleştiri konusu yapılmıştır. Akabinde, sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemleri
Atılı suçun işlendiğine dair delil bulunmadığına, tutanakların gerçeği yansıtmadığına ve lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın kullanıcı tanık ... ... maddesi sattığı iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, iletişim tespit tutanakları ile olay tutanağı, tutanak tanıklarının beyanları ve kullanıcı tanığın beyanlarına göre eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği saptanmıştır. Koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin ve takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasında ve diğer lehe hükümlerin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda ve tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin eleştiride hukuka aykırılık bulunmamıştır
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 10.10.2024 tarihli ve 2024/1838 Esas, 2024/2156 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde karar verildi.