Yargıtay 2. Ceza Dairesi, suç eşyası satın alma veya kabul etme suçundan verilen beraat kararını, katılan vekilinin temyizini reddederek onadı.
Özet: Sanık hakkında "suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi" suçundan verilen ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı, bölge adliye mahkemesi tarafından kaldırılarak beraate dönüştürülmüş; katılan vekilinin, bu beraat kararının dosya içeriğiyle bağdaşmadığı ve mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği yönündeki temyiz başvurusu üzerine yapılan incelemede, bölge adliye mahkemesinin kararında hukuka aykırılık ve isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz istemi esastan reddedilerek sanığın beraatine dair karar oy birliğiyle onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2026/5206 E.  ,  2026/11388 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/727 E., 2025/642 K.
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin, ''kararın dosya içeriği ile bağdaşmadığına, hükmün usûl ve yasaya aykırı olduğuna, mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanığın beraatine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.