Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanık müdafiinin gerekçe ve delil eksikliği iddialarına rağmen hırsızlık suçundan verilen istinafın reddi kararını hukuka uygun bularak onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine, sanık müdafiinin hükmün gerekçesiz olduğu, telefonun kimden alındığının araştırılmadığı, katılan beyanlarının çelişkili olduğu, somut delil bulunmadığı ve beraat kararı verilmesi gerektiği yönündeki temyiz istemini değerlendiren yüksek mahkeme, yapılan inceleme neticesinde sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik tespit etmeyerek, istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı hukuka uygun bulmuş ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle hükmü oybirliğiyle onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2026/7183 E.  ,  2026/11385 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/2056 E., 2021/2183 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, ''hükmün gerekçesinin bulunmadığına, telefonun kimden alındığının araştırılmadığına, katılanın beyanlarının çeliştiğine, somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.