Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, çocuğun kendisine de tebliğ edilmesi zorunluluğunu vurgulayarak dosyayı mahkemesine geri gönderdi.
Özet: Bir çocuk mahkemesinin hırsızlık suçundan verdiği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin temyiz incelemesinde, suça sürüklenen çocuğun müdafiine tebliğ edilen gerekçeli kararın bizzat kendisine tebliğ edilmediğinin anlaşılması üzerine, adil yargılanma hakkı ile etkin başvuru yolu prensipleri uyarınca sanığın yokluğunda verilen kararların hem müdafiiye hem de sanığa tebliğ edilmesi gerektiği vurgulanarak, gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuğa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi, olası yeni temyiz istemlerinin değerlendirilmesi için dosyanın ilgili mahkemeye geri gönderilmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/138 E., 2025/111 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaTrabzon Çocuk Mahkemesinin, 04.11.2025 tarihli ve 2025/138 Esas, 2025/111 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 02.04.2024 tarihli Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca yer alan 01.06.2024 tarihi ve sonrasında verilen kararlarda temyiz süresinin iki hafta olup hükmün tebliğinden itibaren başlayacağına dair düzenleme ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarih, 2019/16-573 Esas ve 2022/119 Karar sayılı kararında “Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin (İHAS) 13. maddesi ve CMK'nın 34. maddesinin ikinci fıkrası, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin son cümlesi ile CMK'nın 35. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemeler ve müdafi ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde; sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir.” şeklindeki kabul ve ilkeler bir arada dikkate alındığında, gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuğun kendisine de tebliğ edilmesi gerektiği, ancak yokluğunda verilen kararın suça sürüklenen çocuğa tebliğ edildiğine dair evraka rastlanmadığı anlaşılmakla; gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuğa tebliğ edildiğine ilişkin evrakın varsa dosyaya eklenmesi, aksi takdirde gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuk ...'e (cezaevinde olması halinde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesi ihtarını içerecek şekilde ve aynı Kanun'un 35/3. maddesi gereğince okunup anlatılmak suretiyle cezaevinde tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel mernis adresine tebliği ile, tebliğ - tebellüğ evraklarının ve hakkındaki hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.