Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanığın hırsızlık suçu mahkumiyetini ve istinaf başvurusunun esastan reddi kararını, müdafiinin itirazlarına rağmen hukuka uygun bulup onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan mahkum edilen sanık hakkında, istinaf başvurusunun esastan reddi kararının temyiz incelemesinde, sanık müdafiinin eylemin hukuki ihtilaf olduğu, suç vasfının güveni kötüye kullanma olabileceği, cezanın alt sınırdan ayrılması, tanık dinlenmemesi ve ikinci kez mükerrirlik şartlarının oluşmadığına dair itirazları değerlendirilmiştir; yüksek mahkeme, hırsızlık kararında isabetsizlik bulmayarak, özellikle ikinci defa mükerrirlik durumunda koşullu salıverilme sürelerinin 7550 sayılı Kanun değişikliği uyarınca infaz aşamasında uygulanabileceği yönündeki yeni düzenlemeyi belirtmiş, istinaf mahkemesinin kararını hukuka uygun bularak sanık müdafiinin temyiz nedenlerini reddetmiş ve hükmü onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/3561 E., 2024/181 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onamaİlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin "eylemin hukuku anlaşmazlık niteliğinde olduğuna, ortada suç olmadığına,, suç vasfının hırsızlık suçu olmadığına, güveni suistimal olacağına, cezanın alt haddinden ayrılarak tayin edildiğine, tanıklar dinlenmeden karar verildiğine, ikinci kez mükerrirlik şartlarının oluşmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.