Uyuşturucu madde ticareti suçunda, sanığın hukuka aykırı arama, kışkırtıcı ajan ve eksik araştırma iddialarının reddedilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı onandı.
Özet: Bölge adliye mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkumiyetine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi kararı, Yargıtay tarafından; sanığın cep telefonundaki ticarete ilişkin mesajlaşmalar, hukuka uygun ev aramasında ele geçirilen uyuşturucu madde, tanık beyanları ve kriminal raporlar gibi delillerin suçun ticari maksatla işlendiğini gösterdiği, yargılama sürecinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, savunmanın ileri sürdüğü delillerin hukuka aykırılığı veya suç vasfındaki hataya ilişkin itirazların yerinde olmadığı gerekçesiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2026/282 E. 2026/164 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticaretiHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıKastamonu 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2025 tarihli ve 2025/413 Esas, 2025/785 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi KararıAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 05.02.2026 tarihli ve 2026/282 Esas, 2026/164 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık Müdafiilerinin Temyiz İstemiSanığın cep telefonunda tespit edilen mesajların uyuşturucu ticaretine ilişkin olmadığına, ne tutanağın ne de tutanak düzenleyicisi tanıkların beyanlarının delil niteliği bulunmadığına, sanığın ikametinde yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, dosyada bulunan arama izninin sonradan düzenlendiğine, arama saati ile fiili aramadaki saat arasında çelişki olduğuna, ele geçen suç unsurunun delil niteliği kazanmadığına, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğuna, suç vasfında hataya düşüldüğüne, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, kolluk kuvvetlerinin kışkırtıcı ajan gibi davranarak usulsüz delil topladığına, bu nedenle ele geçen delillerin hükme esas alınamayacağına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve GerekçeDava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde Kastamonu ili ... Köyü mevkiinde kolluk görevlilerince icra edilen önleyici kolluk devriyesi sırasında köy girişinde ormanlık alanda alkol alan şahıslardan ....'nın kaba üst yoklamasının yapılacağı sırada şahsın üzerinde bulunan kağıda sarılı vaziyette bir miktar ... maddesini kolluk güçlerine rızaen teslim ettikten sonra yapılan şifahi görüşmede söz konusu bu maddeyi kimden aldığı sorulduğunda sanıktan aldığını beyan ettiği, o sırada ... uygulaması üzerinden sanığın sesli arama yaptığı ve hoparlöre alınan aramada sanığın ....'ya“Neredesin, çabuk benim eve gel, süper bir mal var, kafamı çok güzel yaptı, bundan içmelisin, sana uygun bir fiyata vereceğim” dediği, ardından ....'nın sanığı ... isimli uygulama üzerinden aradığı, “Ne içeceğiz, elinde ne var, ne kadar var” diye sorduğu, sanığın da “...’den başka ne olabilir, 2.000 TL’lik aldım, sana uyguna vereceğim” şeklinde cevap verdiği, bu konuşmaların tutanak altına alındığı ve Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile sanığın ikametinde yapılan aramada, evin giriş kısmının sol tarafında bulunan salonun içindeki masa üzerinde A4 kağıdı üzerinde bulunan aynı cins maddeden bir miktar ele geçirildiği, sanığın uyuşturucu madde satışı yaptığı ve ticari maksatla uyuşturucu bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay, muhafaza altına alma ve arama tutanakları, kriminal rapor, cep telefonu inceleme raporu, tutanak mümzii, tanıklar ve sanığın aşamalardaki anlatımları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ikametinde ele geçen aynı nitelikteki maddenin satışını yapmak amacıyla ....'yı ikametine çağırdığı, ikametinde ele geçen maddeyi satış amaçlı bulundurduğuna dair Mahkemenin kabulünde, aramanın yerine getirilmesinde, delillerin elde edilmesinde ve değerlendirilmesinde, koşulları bulunmayan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 05.02.2026 tarihli ve 2026/282 Esas, 2026/164 Karar sayılı kararında sanık müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kastamonu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2026 tarihinde karar verildi.