Üçüncü Asliye Ticaret Mahkemesinin alt yüklenicilik ön sözleşmesi ihlali ve davalı adi ortaklığın müteselsil sorumluluğundan doğan müspet zarar tazminat davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Davacı şirket, davalılardan biriyle imzaladığı, gelecekteki bir alt yüklenici sözleşmesine esas oluşturan protokole rağmen, davalıların adi ortaklık kurarak sözleşmeyi imzalamaktan kaçınmaları ve davacının bu inançla yaptığı organizasyon ve harcamaların karşılıksız kalması sonucu oluşan müspet zararın, özellikle elde edilecek kardan yoksun kalmanın giderilmesini, diğer davalıların da protokolü bilmelerine rağmen aykırı hareket ettikleri gerekçesiyle tüm davalıların müteselsilen 50.000 Euro tazminat ödemesini talep ederken, davalılar davanın reddini istemektedir.

T.C. ...3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/613 Esas - 2026/310
T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/613 EsasKARAR NO : 2026/310 DAVA : TazminatDAVA TARİHİ : 08/08/2025KARAR TARİHİ : 16/04/2026K. YAZIM TARİHİ : 20/04/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı .....Ltd.Şti ile davalılardan ... ..Ltd.Şti arasında 28.10.2022 tarihinde ileride imzalanacak alt yüklenici sözleşmesine esas olmak üzere protokol imzalandığı, davacının imzalanacak sözleşmede alt yüklenici sıfatını taşıyacağı, protokole göre ileride imzalanacak sözleşme ile davalının üstleneceği ihale şartları ile aynı olacak şekilde yapılacak işlerin davacı tarafından alt yüklenici olarak üstlenileceğinin kararlaştırıldığı, aynı şekilde protokolün 3.1 maddesi uyarınca anlaşmaya varılacak fiyatların daha sonra imzalanacak sözleşmenin eki olacağının belirlendiğini, davalıların daha sonra aralarında yaptıkları anlaşma uyarınca adi ortaklık olarak (MEE iş ortaklığı) işleri yürütmeye karar verdiklerini, davacının sözleşmenin imzalanacağı ile inancı ile organizasyonlar yaptığını, yurtdışında gerçekleşecek saha tespit işlemleri için vize, konaklama vb işlemleri başlattığını, buna dair yazışmaların dosyaya sunulduğunu, davalı tarafça sözleşmenin imzalanmasından kaçınılması üzerine Kadıköy 3.Noterliğine ait 07.01.2025 tarihli ihtarname ile sözleşmenin imzalanması için süre verildiği ve aksi halde tazminat talebinde bulunulacağının ihtar edildiğini, davalı ... ..Ltd.Şti tarafından cevap verilmediği diğer davalılarca protokolün tarafı olmadıklarına dair cevabi ihtarname gönderildiğini, davacı ile davalılardan .....Ltd.Şti arasındaki protokolün ön sözleşme niteliğinde olup, davacı tarafça bu kapsamda sarfedilen emek, mesai, know-how ve harcamaların karşılıksız kaldığını, davacı şirketin protokol kapsamında herhangi bir ücret de almadığını, adi ortaklığı oluşturan diğer davalıların da protokol’ü bilmelerine ve protokol’e onay vermiş olmalarına rağmen protokol’e aykırı hareket etmiş ve temerrüte düşmüş olduklarını, bu nedenle diğer davalıların da davalı ... ...Ltd.Şti ile birlikte müteselsilen sorumlu olduklarını, eldeki davadaki taleplerinin TBK m. 114/1 atfıyla m. 49 kapsamında kusura dayalı sözleşme ihlali nedeniyle doğan müspet zarar niteliğinde olduğunu, elde edilecek kardan yoksun kalındığını, fazlaya ilişkin haklar ile kur farkı, faiz, menfi /munzam zarar hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 50.000,00 Euro'nun davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Elektronik cevap dilekçesinde özetle; Davanın usul ve esastan reddini dilemiştir.Davalılar ... Teknoloji A.Ş. ile ... Teknolojik Sistemler... Ltd.Şti. Vekilleri cevap dilekçelerinde e özetle; davanın öncelikle husumetten aksi halde esastan reddini dilemişlerdir.DELİLLER:-Davacı ile davalılardan ......Ltd.Şti arasında imzalanan İşbirliği protokolü başlıklı belge, -Kadıköy 30. Noterliği'nin 07/01/2025 tarihli ve 00702 yevmiye numaralı ihtarnamesi-...79. Noterliği'nin 17/01/2025 tarihli ve 01579 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi-...25. Noterliği'nin 16/01/2025 tarihli ve 00612 numaralı cevabi ihtarnamesi DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, müspet zararın tahsili talebine ilişkindir. Davacı vekilince açılan dava ile; davacı .....Ltd.Şti ile davalılardan ... ..Ltd.Şti arasında 28.10.2022 tarihinde ileride imzalanacak alt yüklenici sözleşmesine esas olmak üzere protokol imzalandığı, davacının imzalanacak sözleşmede alt yüklenici sıfatını taşıyacağı, protokole göre ileride imzalanacak sözleşme ile davalının üstleneceği ihale şartları ile aynı olacak şekilde yapılacak işlerin davacı tarafından alt yüklenici olarak üstlenileceğinin kararlaştırıldığını, daha sonra davalılar arasında adi ortaklık kurulduğu, adi ortaklığı oluşturan davalı firmalarca kendilerinin alt yüklenici sıfatlarının benimsendiğini ve bu doğrultuda yazışmalar ve organizasyonlar gerçekleştirildiğini ne var ki davalı tarafça kendileri ile alt yüklenici sözleşmesi imzalanmadığını, davacı ile davalılardan .....Ltd.Şti arasındaki protokolün ön sözleşme niteliğinde olup, davacı tarafça bu kapsamda sarfedilen emek, mesai, know-how ve harcamaların karşılıksız kaldığını, davacı şirketin protokol kapsamında herhangi bir ücret de almadığını, adi ortaklığı oluşturan diğer davalıların da protokol’ü bilmelerine ve protokol’e onay vermiş olmalarına rağmen protokol’e aykırı hareket etmiş ve temerrüte düşmüş olduklarını, bu nedenle diğer davalıların da davalı ... ...Ltd.Şti ile birlikte müteselsilen sorumlu olduklarını, eldeki davadaki taleplerinin TBK m. 114/1 atfıyla m. 49 kapsamında kusura dayalı sözleşme ihlali nedeniyle doğan müspet zarar niteliğinde olduğunu, elde edilecek kardan yoksun kalındığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar ile kur farkı, faiz, menfi /munzam zarar hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 50.000,00 Euro'nun davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce taraflarca dosyaya sunulan belgeler incelenmiş, hukuki nitelendirme tarafların talepleri ile bağlı kalınmak suretiyle yapılarak bilirkişi incelemesine ihtiyaç duymaksızın karar tesisi yoluna gidilmiştir. Az yukarıda ifade edildiği üzere davacı vekilince açılan dava ile ön sözleşme niteliğindeki sözleşme sonrası asıl sözleşmenin yapılmasından davalı tarafça kaçınılarak ön sözleşmenin haksız şekilde feshi nedeni ile davalı taraftan müspet zarar (menfi zarar, munzam zarar, kur farkı vb hakları saklı tutularak) talep edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmenin yapılmaması nedeni ile davacının zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zararın türü (Culpa in Contrehendo, Menfi, müspet vb) miktarı ile bu zararın davalılardan talep edilip edilemeyeceği, ne tutar üzerinden davalıların sorumlu olacağı noktasında toplanmaktadır. Davalı ......Ltd.Şti bakımından yapılan değerlendirmede; Dava dilekçesi ekinde davacı ile davalılardan ... ...Ltd.Şti arasında düzenlenen 28.10.2022 tarihli protokol örneğinin sunulduğu anlaşılmakta olup, içeriği ve altındaki imzaları inkar edilmeyen protokol örneğinin incelenmesinde; -Başlangıç kısmında tarafların belirlendiği, ... ...Ltd.Şti ile ... ...Ltd.Şti'nin protokolün tarafları olarak tanımlandığı, -Protokolün 3.1 maddesinde; proje kapsamında taraflarca anlaşmaya varılacak fiyatlar ... ile ... arasında imzalanacak Alt Yüklenici sözleşmesinin eki olacaktır, mevcut proje kapsamındaki işler için ...'nin fiyatları yükseltme talebi ... tarafından kabul edilmeyecektir şeklinde düzenleme bulunduğu, -Protokolün 4.1.1 maddesinde davacının asıl sözleşmeyi imzalamaması durumunda davalı ...'nin mal ve hizmeti başkasında tedarik etme hakkına sahip olacağı, bu durumda ...'nin mali ve hukuki sorumluluğu olmayacağının belirtildiği, -Protokolün 4.2.2 maddesinde .......Ltd.Şti'nin asıl işveren ile sözleşme imzalamasından sonra davacı ile alt yüklenici sözleşmesi imzalamaması halinde davacının ...'ye karşı dava açma hakkına sahip olacağının belirtildiği, -Protokolün 4.3 maddesinde ise ...'nin asıl işverenle sözleşme imzalamaması halinde tarafların birbirine karşı hiçbir mali ve hukuki sorumluluk altına girmeyeceği hususunun düzenlendiği belirgindir.Buna göre protokolün 4.1 maddesinde davacının asıl sözleşmeyi imzalamaması halinde, davalı .....Ltd.Şti'nin hakları, Protokolün 4.2.2 maddesinde ise davalı .......Ltd.Şti'nin asıl işveren ile sözleşme imzalamasından sonra davacı ile alt yüklenici sözleşmesi imzalamaması halinde davacının .......Ltd.Şti'ye karşı sahip olacağı hakları hüküm altına alınmış alıp, 4.2.2 maddesi uyarınca davalı .......Ltd.Şti tarafından asıl sözleşmenin imzalanmasından kaçınılması halinde davacı lehine herhangi bir ceza-i şart, menfi/müspet tazminat hakkı talep etme halinin hüküm altına alınmayıp yalnızca davacının ''dava açma hakkına sahip olacağı'' şeklinde bir düzenleme ile yetinildiği anlaşılmaktadır. Gerek protokol hükümleri gerekse tarafların kabulünde olduğu üzere davacı ile davalılardan .....Ltd.Şti arasında ön sözleşme niteliğinde bir protokol yapıldığı daha sonra asıl sözleşmenin ise yapılmadığı belirgindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 29. maddesinde düzenlenen önsözleşme (sözleşme yapma vaadi), tarafların ileride başka bir sözleşme kurmayı taahhüt ettikleri bir borçlandırıcı işlemdir. Önsözleşmenin hukuken sonuç doğurabilmesi, asıl sözleşmenin taşıması gereken bazı şartlara ve şekil kurallarına uyulmasına bağlıdır. Ön sözleşmenin geçerli sayılabilmesi için tarafların asıl sözleşmenin esaslı unsurları olan konu, bedel, taraflar vb üzerinde mutabık kalmış olmaları gerekmektedir. Ayrıca, ön sözleşmenin kendisi de bir sözleşme olduğu için, tarafların sözleşme yapma ehliyetine sahip olmaları ve iradelerinin sakatlanmamış olması gerekmekte olup nihayet ön sözleşmenin geçerliliği, ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlıdır.Taraflar arasındaki protokolün 3.1 maddesinde; proje kapsamında taraflarca anlaşmaya varılacak fiyatların davalı ......Ltd.Şti ile ile davacı ... arasında ileride imzalanacak Alt Yüklenici sözleşmesinin eki olacağı mevcut proje kapsamındaki işler için davacı ...'nin fiyatları yükseltme talebinin ise davalı ... tarafından kabul edilmeyeceğinin belirtildiği buna göre taraflar arasında bir fiyat kararlaştırılması yapılacağı hüküm altına alınmasına rağmen bu kararlaştırmanın yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilince dava dışı asıl işveren olan Nato ile davalılar arasında yapılan sözleşme örneğinin dosyaya kazandırılarak anılan sözleşmede yer alan fiyatlar üzerinden davacı alacağının belirlenmesi gerektiği, ön sözleşmede kararlaştırılan fiyatlara dair hususun buna ilişkin olduğu ileri sürülmüş ise de, yukarıda belirtilen protokol hükmü içeriği nazara alındığında davacının iddiasına hukuki itibar atfetmek olanaklı görülmemiş, taraflar arasındaki ön sözleşme niteliğindeki protokolün edime ilişkin esaslı unsur olan ''bedel'' unsurunu ihtiva etmediği anlaşılmakla geçersiz olduğu kanaatine varılmıştır. Bir an için taraflar arasındaki protokolün ön sözleşme niteliğinde olduğu buna göre davacının asıl sözleşmenin yapılmaması nedeni ile davacının tazminat talep etme hakkına sahip olacağı düşünülse dahi, taraflar arasında sözleşmenin imzalanmış olması nedeni ile Culpa İn Contrehendo (sözleşme öncesi sorumluluk güven nazariyesi) ilkelerinin somut olayda uygulanma olanağının bulunmadığı, doktrinde ve yerleşik yargısal kararlarda vurgulandığı üzere, Müspet zarar; alacaklının gereği gibi ve vaktinde olan ifaya taalluk eden menfaatine tekabül ettiği, yani borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne vaziyette bulunacak idi ise bu vaziyet ile mamelekin hala hazır vaziyeti arasındaki fark olduğu, diğer bir ifadeyle müspet zarar aktin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarar olup, menfi zararın ise, uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarar türü olduğu, başka bir anlatımla sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarar olduğu, davacı tarafça dava dilekçesi ile ayrıca ve açıkça eldeki davadaki talebin müspet zarar talebi şeklinde somutlaştırılarak, sözleşmenin yapılmamasından kaynaklanan menfi zarar taleplerinin bu davanın konusu olmadığının belirtildiği, buna göre taraflar arasındaki sözleşmenin niteliğine (ön sözleşme) göre asıl sözleşmenin yapılmamış olması nedeni ile eldeki davada müspet zarar talep etme koşularının bulunmadığı kanaatine varılmış, davalı ......Ltd.Şti bakımından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalılar ... Teknolojik Sistemler ..Ltd.Şti ile davalı ... Teknoloji A.Ş bakımından yapılan değerlendirmede; Davacı vekilince açılan dava ile davalılar ... Teknolojik Sistemler ..Ltd.Şti ile davalı ... Teknoloji A.Ş'nin diğer davalı ... ...Ltd.Şti ile adi ortaklık kurdukları, yapılan ön sözleşmeye zımnen ve dosyaya sunulan yazışmalar uyarınca onay verdikleri bu nedenle tüm davalıların tazminat talebi nedeni ile birlikte müteselsilen sorumlu oldukları, zira adi ortaklığı oluşturan firmalardan hakim ortağın yaptığı sözleşmenin adi ortaklığı oluşturan diğer firmaları bağlayacağı hususunun da yerleşik yargısal kararlar gereği olduğu ileri sürülerek tazminat talebinde bulunulduğu anlaşılmakta ise de, Az yukarıda izah edildiği üzere davaya konu protokolün bedel unsurunu ihtiva etmemesi nedeni ile geçersiz sayılması gerektiği, bir an için geçerli sayılsa dahi davacı vekilince eldeki davada talebin müspet zarardan kaynaklanan tazminat talebi olarak sınırlandırıldığı, müspet zarar talep etme koşullarının gerçekleşen somut olayda bulunmadığı, davaya konu protokolün davalılardan ......Ltd.Şti ile yapılıp diğer davalılar ... Teknolojik Sistemler ..Ltd.Şti ile davalı ... Teknoloji A.Ş 'nin ise anılan protokolün tarafı olmadıkları anlaşılmaktadır. Davacı vekilince adi ortaklığı oluşturan firmalardan hakim ortağın yaptığı sözleşmenin adi ortaklığı oluşturan diğer firmaları bağlayacağı ileri sürülmüş ise de; davalılar arasında imzalanan adi ortaklığın kuruluşuna dair 20.09.2024 tarihli ...12.Noterliğince düzenlenen sözleşme örneğinin incelenmesinde; sözleşmenin 20.09.2024 tarihinde ...12.Noterliğince tasdik suretiyle düzenlendiği, sözleşmenin 6.maddesinde iş ortaklığının payları olarak ... ...A.Ş'nin %70 , ......Ltd.Şti''nin %12, ... ....Ltd.Şti'nin ise %18 paya sahip olduğu, sözleşmenin tarafların sorumlulukları başlıklı 7.2 maddesinde tarafların, iş ortaklığı yönetim kurulu kararına dayalı olmaksızın 3.kişilerle giriştikleri hukuki ilişkilerin sorumluluğunun bu ilişkiye giren tarafa ait olacağının belirlendiği, sözleşmenin 9.1 maddesi uyarınca iş ortaklığı yönetim kurulunun ...'nın atayacağı 2 ve ... ile ...'in atayacağı 1'er üye ve tarafların mutabakatı ile dışarıdan atanacak 1 kişi olmak üzere 5 kişiden oluşacağı, Yönetim Kurulu başkanlığının ise ... temsilcisi tarafından icra edileceğinin belirtildiği, buna göre davacı ile davalılardan ......Ltd.Şti arasındaki protokolün 28.10.2022 tarihli olup, adi ortaklığın bu tarihten sonra 20.09.2024 tarihinde kurulduğu yine davalı ......Ltd.Şti'nin adi ortaklık bünyesinde %12 pay ile azlık paya sahip olup hakim ortak sıfatı da bulunmadığı anlaşılmakla , davalılar ... Teknolojik Sistemler ..Ltd.Şti ile davalı ... Teknoloji A.Ş hakkındaki davanın taraf sıfatı (pasif Husumet yokluğu ) yokluğu nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Elektronik ..A.Ş hakındaki davanın REDDİNE, 2-Davalılar ... Teknolojik Sistemler ..Ltd.Şti ile davalı ... Teknoloji A.Ş hakkındaki davanın taraf sıfatı (pasif Husumet yokluğu ) yokluğu nedeni ile REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu 22 maddesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 40.576,14 TL harcı düşümü ile fazla alınan 39.844,14 TL harcın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ...Elektronik ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Elektronik ...A.Ş.'ye verilmesine,6-Davalılar ... Teknolojik Sistemler... Ltd. Şti. Ve davalı ... Teknoloji A.Ş.kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 3/2 maddesi uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,8-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/a-14.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/04/2026