İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin, hissedarın sermaye artırımı için şirkete ayni sermaye olarak koyduğu taşınmazın değer tespit raporunu onaylayan kabul kararı.
Özet: Hissedar bir davacının, sermaye artırımı amacıyla sahip olduğu bağ vasfındaki bir taşınmazı ortağı olduğu şirkete ayni sermaye olarak koyma talebi üzerine, mahkemece görevlendirilen bilirkişilerce yapılan incelemede, başlangıçta üzerinde haciz bulunan ancak daha sonra terkin edilen taşınmazın Türk Ticaret Kanununun ilgili maddeleri uyarınca ayni sermaye olarak konulmasında bir sakınca bulunmadığının tespit edilmesi ve tarafların rapora itiraz etmemesi sonucunda, bilirkişi raporunun onaylanarak davanın kabulüne ve taşınmazın belirlenen değer üzerinden ayni sermaye olarak şirkete konulabileceğine karar verilmiştir.

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/566
KARAR NO : 2020/714
DAVA : Öz Sermaye Tespiti
DAVA TARİHİ: 08/10/2020
KARAR TARİHİ: 25/12/2020
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin, davalı ... Şirketi'nin hissedarı olduğunu, hissedarı olduğu şirkete sahibi olduğu tapuda "... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... pafta, ... ada, ... parsel" numarada kayıtlı 10.767,00 m² yüz ölçümünde "Bağ" niteliğinde bulunan taşınmazını sermaye artışında kullanılmak üzere ayni sermaye olarak koymak istediğini, bu taşınmazın hissedarı olduğu şirketin faaliyet alanı ile örtüştüğünü belirterek, taşınmazın görevlendirilecek bilirkişiler marifetiyle değer tespitinin yaptırılmasını istemiştir.
GEREKÇE ;
Dava; TTK’nın 343 ve devamı maddeleri gereğince tespit davasıdır.
Ayni sermaye olarak konabilecek mal varlıkları TTK'nın 342. maddesinin birinci fıkrasında belirtilmiştir. Bu maddede; “Üzerlerinde sınırlı ayni bir hak, haciz ve tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen, fikrî mülkiyet hakları ile sanal ortamlar da dâhil, mal varlığı unsurları ayni sermaye olarak konulabilir. Hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olamaz.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı kanunun 343. maddesinde ise; “Konulan ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilir. Değerleme raporunda, uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu; sermaye olarak konulan alacakların gerçekliğinin, geçerliğinin ve 342. maddeye uygunluğunun belirlendiği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri; ayni olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı, tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır. Bu rapora kurucular (…) ve menfaat sahipleri itiraz edebilir. Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi olarak gayrimenkul değerleme uzmanı ...'nın ve harita mühendisi ... görevlendirilerek taşınmazın tapu kaydı ve takyidatlarının incelenmesiyle davacıya ait dava konusu taşınmazın değerinin ne olduğunun belirlenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ... ve ... birlikte hazırlayıp sundukları 14/12/2020 tarihli raporlarında özetle; değer tespiti istenilen ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'ndeki ... ada, ... parsel numaralı "bağ "nitelikli taşınmazın 10.767,00 m² yüzölçümü ile tamamının ... adına kayıtlı olduğunu, dava dosyasında mevcut 04/11/2020 tarihli tapu kaydında parsel üzerinde İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından kaynaklı icrai haciz yazısının bulunduğunu ancak daha sonra davacı tarafından bu borcun ödenerek tapu kaydındaki haciz şerhinin terkin edildiğini, mahkeme uyap sisteminden elde edilen 11/12/2020 tarihli tapu kaydında haciz şerhinin kaldırıldığını, 6102 sayılı TTK'nın "Ayni Sermaye Konulabilecek Malvarlığı Unsurları" başlıklı 342. maddesindeki "üzerlerinde sınırlı ayni bir hak, haciz ve tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen, fikri mülkiyet hakları ile sanal ortamlar da dahil, malvarlığı unsurları ayni sermaye olarak konulabilir. Hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olamaz" hükmü karşısında söz konusu taşınmazda sınırlı ayni bir hak, haciz veya tedbir bulunmadığından TTK'nın 581. maddesine göre 3.065.925,00 TL'nin şirkete ayni sermaye olarak konulmasında herhangi bir sakınca bulunmadığını bildirmişlerdir.
Davalı şirket yetkilisi 22/12/2020 tarihli dilekçesi ile; bilirkişi raporunu tebliğ aldıklarını, rapora karşı bir diyecekleri ve bir itirazları bulunmadığını belirterek, rapora göre karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili 25/12/2020 tarihli duruşmada; bilirkişi raporuna itirazlarının bulunmadığını belirterek, rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Bilirkişi raporu, dosyaya sunulan bilgi ve belgelere uygun, hüküm oluşturmaya elverişli bulunmuş, dava konusu bağımsız bölüm üzerinde 6102 sayılı TTK'nın 342. maddesi gereğince şirkete ayni sermaye konmasına engel nitelikte herhangi bir sınırlandırıcı işlemin bulunmadığı anlaşıldığından, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KABULÜ ile;
Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 14/12/2020 tarihli bilirkişi raporunun mahkememizce ONAYLANMASINA,
2-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının davacıya iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/12/2020
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı