Uyuşturucu madde ticareti suçunda, fiziki takip sonucu kapalı alanda yapılan aramanın hukuka uygunluğunun eksik araştırılması nedeniyle istinaf kararının bozulması.
Özet: Bir uyuşturucu madde ticareti davasında, sanık müdafiinin temyiz başvurusu üzerine, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin sanığın mahkumiyetine dair kararları, kolluk görevlilerinin istihbari bilgiyle bir işyerinin arka odasına girerek yaptıkları arama ve el koyma işlemlerinin hukuka uygunluğu konusundaki eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur; zira mahkeme, suçun delili kabul edilen uyuşturucunun ele geçirildiği işyerinin müşteriye açık bir alan mı yoksa özel kullanım alanı mı olduğunu yeterince araştırmamış, kapalı ve özel bir alan olması durumunda kanuna uygun adli arama kararı veya yazılı arama emri bulunup bulunmadığını değerlendirmeden hüküm kurmuştur, bu durum hükmün hukuka aykırı bulunmasına yol açmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/762 E., 2024/570 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticaretiHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıTekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2024 tarihli ve 2024/192 Esas, 2024/262 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3, 188/4-a, 58, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27.12.2024 tarihli ve 2024/762 Esas, 2024/570 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Sanık ve Müdafiinin Temyiz SebepleriSanık hakkında atılı suç yönünden yeterli delil bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, dosya kapsamında sanığın suça konu uyuşturucuyu kullanıcıya vermediğine ve uyuşturucunun sanık tarafından kullanmak amacıyla bulundurulduğuna, sanığın bu eylemde uyuşturucu kullanmak dışında satış iradesini gösteren somut bir delilin bulunmadığına, uyuşturucu kullanmak suçunun şüphelisi olan ...'nın tanık olarak dinlenemeyeceğine, sanığın üzerinin hukuka aykırı şekilde arandığına, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, mahkemece beyanlarına başvurulan tutanak mümzilerinin beyanlarının kes kopyala yapıştır şeklinde kelimesi kelimesine aynı olduğuna ve atılı eylem yönünden parmak izi incelemesi yapılmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde bilgiler bulunan sanığın suç tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen ...'ya uyuşturucu sattığı ve üzerinde ele geçirilen uyuşturucuların sanık tarafından atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak;Suç tarihinde kolluk görevlilerince, uyuşturucu madde ticareti yapacağına ilişkin istihbari bilgi edinilen sanığın fiziki takibine başlandığı, tanık ...'nın çalıştığı oto yıkama işyerine girmesinin ardından kolluk görevlilerinin de işyerine girdiği ve burada sanığın tanığa uyuşturucu verdiğinin görüldüğü kabul edilerek, devamında yapılan arama ile elkoyma işlemlerinin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. Ancak mahkemenin gerekçesine aldığı 5271 sayılı Kanun'un 117/3. maddesinde yer alan düzenlemenin yalnızca aynı maddenin ikinci fıkrasında öngörülen “aranılan kişinin veya suç delilinin belirtilen yerde bulunduğunu kabule elverişli olayların bulunması” şartına istisna getirdiği ve bu hükmün arama kararı veya yazılı arama emri aranmaksızın kolluğa sınırsız bir biçimde üçüncü kişilere ait kapalı alanlara girme yetkisi tanıdığı şeklinde yorumlanmasının mümkün olmadığı, bu itibarla; somut olayda, kolluk görevlilerinin girdikleri bölümün, tanık ...'nın beyanıyla iş yeri içerisindeki arka odanın, herkesin serbestçe girip çıkabildiği ve müşterilerin kullanımına açık kısmı mı, yoksa işyerinin müşterilerine kapalı, yalnızca çalışanlar tarafından kullanılan arka oda veya personel bölümü niteliğinde bir alanı olup olmadığının yöntemince araştırılıp açıklığa kavuşturulmadığı görüldüğünden Mahkemece gerektiğinde keşif de yapılarak iş yerinin fiziki yapısı, kolluk görevlilerinin gözlem yaptığı alanın konumu ve niteliğinin tereddüte yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi ve şayet kolluk görevlilerinin girdikleri yerin iş yerinin müşterilerine açık olmayan, kapalı ve özel kullanım alanı olduğunun anlaşılması hâlinde, 5271 sayılı Kanun'un 116., 117. ve 119. maddelerine uygun şekilde alınmış "adli arama kararı" ya da "yazılı arama emri" bulunup bulunmadığının araştırılarak varsa aslı veya onaylı bir örneğinin dosya içine getirilmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27.12.2024 tarihli ve 2024/762 Esas, 2024/570 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, diğer yönler incelenmeksizin oy çokluğu ile BOZULMASINA,Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCEDava dosyası kapsamına göre, kolluk görevlilerince yapılan video kaydının, 5271 sayılı CMK’nın 140. maddesi uyarınca verilmiş teknik araçlarla izleme kararı bulunmadığından hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu ve hükme esas alınamayacağı dikkate alınarak yapılan incelemede; kolluk görevlilerince düzenlenen olay tutanağı içeriği, kolluk görevlilerinin tanık ...’nın çalıştığı ve herkesin girişine açık olan iş yerinde sanık ile tanık arasındaki uyuşturucu madde alışverişine ilişkin eylemi doğrudan gözlemlemeleri, sanığın soruşturma aşamasındaki savunmasında tanık ...’ya uyuşturucu madde verdiğini kabul eden beyanı, sanık ile kullanıcı konumundaki ...’da aynı tür uyuşturucu maddenin ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu anlaşılmaktadır.Bu itibarla, çoğunluk görüşünde belirtildiği şekilde iş yerinin fiziki yapısının, kolluk görevlilerinin bulundukları yerin niteliğinin ve arama kararı bulunup bulunmadığının yeniden araştırılmasının hükmün sonucuna etkili olmayacağı gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmıyorum. 04.06.2026