Yargıtay 8. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet kararını, etkin pişmanlık bozması sonrası "yeni hüküm" olarak değerlendirerek onadı.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin bu temyiz incelemesi, Yargıtayın etkin pişmanlık hükümleri hatalı uygulandığı için önceki bir kararı bozması üzerine yerel mahkemenin sanığa 8 yıl 3 ay hapis cezası ve adli para cezası verdiği yeni hükmü değerlendirmektedir. Sanık müdafii yetersiz delil, beraat gerekliliği ve takdiri indirim ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği iddialarıyla temyize başvurmuştur. Ancak, kolluk uygulamasında araçta uyuşturucunun bulunması, sanıkların birlikte hareket ettiğini gösteren kamera kayıtları ve telefon görüşmeleri, ayrıca diğer sanığın uyuşturucunun her ikisine ait olduğunu beyan etmesi gibi güçlü delillerle sanığın uyuşturucu madde ticareti eylemini gerçekleştirdiği sabit görülmüştür. Mahkeme, hukuki sürecin usulüne uygun olduğunu, yeterli delillerle sanığın suç vasfının doğru belirlendiğini ve takdiri indirim uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığını belirterek, sanık müdafiinin temyiz taleplerini reddetmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/612 E., 2026/13 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticaretiHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.11.2013 tarihli ve 2013/50 Esas, 2013/525 Karar sayılı kararına ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; ilk kararda yer almayan ve Daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen karar; özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu itibarla; Dairemizin bozma ilamı üzerine, Mahkemece bozma ilamının gerekçesine atıfta bulunularak, gerekçenin genişletilmiş olduğunun görülmesi karşısında, Mahkemenin son uygulaması özde direnme kararı niteliğinde olmayıp, "yeni hüküm" niteliğinde olduğundan, direnme kararının "eylemli uyma" olarak kabulü ile Dairemizce yapılan ön incelemede;Sanık hakkında Yargıtay bozma ilâmı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,I. HUKUKİ SÜREÇA. Yargıtay Bozma İlâmıMersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli ve 2023/274 Esas, 2023/509 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 08.10.2025 tarihli ve 2024/20691 Esas, 2025/7493 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında koşulları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama SüreciBozma üzerine Mersin 4. Ceza Mahkemesinin, 13.01.2026 tarihli ve 2025/612 Esas, 2026/13 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 192/3, 53... . maddeleri uyarınca 8 yıl 3 ay hapis cezası ve 22.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık Müdafiinin Temyiz İstemiYeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, soyut ikrarın mahkumiyete yeterli olmayacağına, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde kolluk görevlilerince yapılan uygulama sırasında durdurulan ticari araçta, hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet hükmü kesinleşen... ’in ön yolcu koltuğunda, sanık ...’ın ise arka yolcu koltuğunda bulunduğu, araçta yapılan kontrolde ön yolcu koltuğu paspası üzerinde siyah poşet görüldüğü, ... ’in poşetin kendisine ve sanık ...’a ait olduğunu beyan ederek rızasıyla teslim ettiği, poşet içerisinde ... olduğu değerlendirilen maddenin ele geçirildiği olayda, sanık ...’ın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak;1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.2. Sanıkların bulundukları ticari taksi içerisinden uyuşturucu maddenin saat 22.30'da ele geçmesi, olay öncesinde saat 20.00.00 - 20.00.22 saatleri arasındaki kamera görüntülerinde sanıkların birlikte olduklarının tespit edilmesi, sanıkların olay öncesinde telefon ile saat 21.45 de görüşmeleri, taksiye birlikte bindikleri esnada sanık...'in elinde uyuşturucu maddenin içinde olduğu poşetin bulunması, sanık...'in uyuşturucu maddeyi sanık ... ile birlikte aldıklarını yakalanma anından itibaren beyan etmesi karşısında sanık ...'ın, ...'in oturduğu yerde paspas üzerinde bulunan uyuşturucu madde ile irtibatının dosyadaki diğer delillerle sabit olduğu anlaşılmakla sanık ... hakkında koşulları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Mersin 4. Ceza Mahkemesinin, 13.01.2026 tarihli ve 2025/612 Esas, 2026/13 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak etkin pişmanlık şartlarının oluştuğuna yönelik Başkan Doç. Dr. ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkında ki salıverilme talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Mersin 4. Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.06.2026 tarihinde karar verildi.KARŞI DÜŞÜNCETüm dosya kapsamından, olay tarihi olan 16.07.2023 tarihinde sanıkların içinde bulunduğu ticari taksinin durdurulması sonucunda ele geçirilen uyuşturucu maddenin sanık...'in önünde bulunan paspas üzerinde ele geçirilmesi, sanık ...'ın arka koltukta oturuyor olması, uyuşturucu maddenin içinde olduğu poşet üzerinde sadece sanık...'e ait parmak izlerinin bulunması ve sanık ...'a ait parmak izinin olmaması, sanık ... hakkında ihbar, bilgi, fiziki ve teknik takip olmaması, tanık olarak dinlenilen taksi şöförü ....'nün yakalanma anında sanık ...'ın polisler çevirme yaptığı sırada normal olarak oturduğunu ve panik halinin olmadığını beyan etmesi gözetildiğinde sanık ...'ın sanık...'in önünde bulunan poşet içinde uyuşturucu madde olduğunu bildiğine ve uyuşturucu maddenin her iki sanığa ait olduğuna yönelik sanık...'in soyut beyanı dışında her türlü şüpheden arındırılmış somut delil bulunmadığı aşamada uyuşturucu maddeyi sanık... ile birlikte aldıklarını söyleyerek kendi suçunun ortaya çıkmasında yardımda bulunduğu ve etkin pişmanlık şartlarının oluştuğu anlaşılmakla sayın çoğunluğun sanık ... hakkında etkin pişmanlık şartlarının oluşmadığından bahisle bozma kararı verilmesi gerektiğine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir. 29.06.2026