Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyetlere karşı istinaf başvurusunun esastan reddi kararının temyiz incelemesi, hukuka aykırı delil ve gizli soruşturmacı iddiaları.
Özet: Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan yargılanan sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararlarının bölge adliye mahkemesince onanmasının ardından yapılan temyiz incelemesinde, sanık müdafilerinin hukuka aykırı delil toplandığı, gizli soruşturmacı görevlendirmesinde usulsüzlükler olduğu, suçun sübuta ermediği ve kanun maddelerinin hatalı uygulandığı yönündeki itirazları değerlendirilmekte olup, yüksek mahkeme sanıkların birden fazla eyleminde hukuki kesinti sonrası ayrı cezalandırma gerekliliğini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni saymamış ve yerel mahkemenin TCK 188/4-b maddesini belirli eylemler için uygulamamasını isabetli bulmuştur.
8. Ceza Dairesi         2024/17290 E.  ,  2026/4702 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/253 E., 2024/282 K.
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,
Sanık ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
... 35. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2023 tarihli ve 2022/178 Esas, 2023/358 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 43, 62, 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ... ve ...'ın ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 62, 53. maddeleri uyarıncaa 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 24.01.2024 tarihli ve 2024/253 Esas, 2024/282 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıkların müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Sanık ... müdafinin temyiz istemi
Sanığın olayla ilgisinin olmadığına, ele geçen maddenin sanık ...'a ait olduğuna, tanığın telefonuna yapılan incelemede suç unsuru içeren görüşmeye rastlanılmadığına, arama kararı olmaksızın el geçen maddenin hukuka aykırı olarak ele geçtiğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına yöneliktir.
2.Sanık ... müdafinin temyiz istemi
Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararının hukuka aykırı olduğuna, hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, karar içeriğinde sanık adının yer almadığına, teknik araçlarla izleme konusunda bir karar olmamasına rağmen ses ve görüntü kaydı almanın hukuka aykırı olduğuna, gizli soruşturmacı tarafından tutulan tutanağın içeriğinin doğru olmadığına, sanığın üzerine atılı suçun işlendiğine dair delil olmadığına, istinaf mahkemesinin dosyayı incelemeden karar verdiğine yöneliktir.
3.Sanık ... müdafinin temyiz istemi
İlk eylemde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, arama kararı olmaksızın motosikletin gözle görülmeyen yerlerinde uyuşturucu madde ele geçirildiğine, hukuka aykırı olarak ele geçen delilin hükme esas alınamayacağına, olay tutanağının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, 188/4-b. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığına, ikinci eylemde ise sanığın aleyhine delil bulunmadığına, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararının hukuka aykırı olduğuna, gizli soruşturmacıların ajan gibi hareket ettiğine yöneliktir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanık ... ile ...'nın kullanıcı tanık ....'ye madde satmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurduğu, sanık ... ile ...'ın ise gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde sattıkları iddiasına ilişkin olarak;
1.Sanık ...'ın 09.01.2022 tarihli eyleminden sonra yakalanıp ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldığı, dolayısıyla hukuki ve fiili kesinti gerçekleştikten sonra ayrı bir suç işleme kararının icrası kapsamında olmak üzere 26.04.2022 tarihli eylemi gerçekleştirmiş olması karşısında; sanık hakkında iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Sanık ... ile ...'nın ortak eylemlerinde kullanıcı tanık ....'ye uyuşturucu madde satmak üzere motorsikletleri ile gittikleri esnada polisler tarafından yakalandıklarının anlaşıldığı, taraflar arasında satış işlemi gerçekleşmediğinden 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b. maddesinin uygulama imkanı olmamasına rağmen, yerel mahkeme tarafından bu eylem yönünden keşif yapıldığı, sanık ... ile ...'ın eylemi yönünden ise 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b. maddesinin uygulama alanı açısından yapılan bir keşif ve alınan bilirkişi raporu olmadığı anlaşıldığından, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b. maddesinin uygulanmamasının isabetli olduğu değerlendirilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararında bu husus nedeniyle yapılan eleştiri yerinde görülmemiştir.
3.Olay tutanakları, sanık savunmaları,tutanak mümzi ifadeleri, tanık ifadeleri, uzmanlık raporları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, 09.01.2022 tarihinde sanıklar ... ile ...'nın motosiklet ile giderken aracın plakasız olması nedeniyle polis ekipleri tarafın durduruldukları, sanıkların polisler tarafından sorulan sorulara çelişkili cevap verdikleri ve ellerinde bulunan telefonda bir konumu açık olduğunun görülmesi üzerine polis ekipleri tarafından bu konuma gidildiğinde, kullanıcı tanık ....'yi gördükleri, kullanıcı tanığın alınan ifadesinde whatsap üzerinden iletişime geçtiği şahıslardan uyuşturucu madde istediğini ve bu nedenle beklediğini söylediği, bu eylem kapsamında sanıkların kullanıcı tanığa uyuşturucu madde temin etmek amacıyla uyuşturucu madde bulundurduklarının sabit olduğu, 26.04.2022 tarihli eylemde ise gizli soruşturmacıların sanıklar ... ve ...'ın yanına geldiği, taraflar arasındaki konuşmalardan sonra sanıkların birlikte madde getirerek gizli soruşturmacılara verdiğinin sabit olduğu anlaşılmış olup, ilk derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup; sulh ceza mahkemesi tarafından verilen gizli soruşturmacı görevlendirme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, bu karar kapsamında gizli soruşturmacılar tarafından ses ve görüntü kaydı alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, gizli soruşturmacıların sanıkları yönlendirmediği, ilk eylemde motosikletten sarkan poşetin polisler tarafından kontrol edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup, sanıkların müdafilerinin temyiz istemleri yerinden görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda yukarıda yer alan eleştiriler dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliyesi Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 24.01.2024 tarihli ve 2024/253 Esas, 2024/282 Karar sayılı kararında sanıkların müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Sanık ...'nın dosyamız kapsamında tutuklu bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin tahliye talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.