Hırsızlık suçunda kamera saatinin güncelliği araştırmasının eksikliği ve sanık lehine kazanılmış hak ihlali nedeniyle verilen mahkûmiyet kararı bozuldu.
Özet: Yargıtay, hırsızlık suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü, güvenlik kamerası saatinin güncel saatle uyumu ve suçun gece vakti işlenip işlenmediğinin tespiti yönünden eksik inceleme yapılması ile yalnızca sanık tarafından temyiz edilen önceki karardaki 4 yıl 2 aylık hapis cezasının, aleyhe temyiz bulunmamasına rağmen bozma sonrası 6 yıl 3 ay olarak belirlenerek kazanılmış hakkın ihlal edilmesi nedenleriyle bozmuştur.
2. Ceza Dairesi         2026/6441 E.  ,  2026/9961 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2025/605 E., 2026/131 K.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinde " Temyiz ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinde ise " Temyiz eden hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır, temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin "şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, değer azlığı hükmünün uygulanması gerektiğine, kamera görüntülerine ilişkin adli tıp raporu alınması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2019 tarihli ve 2017/539 Esas, 2019/304 Karar sayılı ilâmına konu 5237 sayılı TCK'nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında olması nedeniyle uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının infaz aşamasında araştırılıp gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-30.03.2020 tarihli Şüpheli Tespiti, Yakalama ve Görüntü İzleme Tutanağında güvenlik kamerası saatinin güncel olup olmadığına ilişkin bir tespitin yapılmadığı ve suç saatinin 20.18.43 olarak belirtilmesi ile UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış saati çizelgesine göre kalıcı yaz saati sebebiyle suç tarihinde gece vaktinin saat 20.17’de başladığının anlaşılması karşısında, suç tarihinde kamera saatinin güncel saat ile uyumlu olup olmadığı araştırılarak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Bölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli düzeltilerek esastan ret kararı ile sanığın sonuç ceza olarak 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bozma ilâmından önceki hükmün yalnız sanık tarafından temyiz edildiği ve aleyhe temyiz de bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında bozma sonrası hükmedilen 6 yıl 3 ay hapis cezasının 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca kazanılmış hakka konu olan 4 yıl 2 ay hapis cezası üzerinden infaz edilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca İstanbul 34. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.