8. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan sanığa verilen 15 yıl hapis cezasının temyiz incelemesinde, arama işleminin hukuka uygunluğunu ve delillerin sanığın eyleminin ticaret olduğunu gösterdiğini değerlendirerek temyiz taleplerini reddetti.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde bilgiler bulunan sanığın ikametinde ele geçirilen, kişisel kullanım sınırlarını aşan nitelik, çeşitlilik ve miktardaki (43 paket sentetik uyuşturucu, hassas terazi vb.) uyuşturucuların kendisine ait olduğunu savunmalarında kabul etmesi ve yargılama sürecindeki usul işlemlerinin kanuna uygun bulunması nedeniyle, ilk derece mahkemesince verilen ve istinaf incelemesinden geçen uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkûmiyet hükmünün hukuka uygun olduğu, sanık müdafiinin arama işleminin hukuka aykırı olduğu, ele geçen maddelerin sanığa ait olmadığı ve eylemin kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçu olduğu yönündeki temyiz itirazlarının dosya kapsamı ve mevcut delillerle çeliştiği değerlendirilerek esastan reddedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/540 Esas, 2025/373 KararSUÇ : Uyuşturucu madde ticaretiHÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1 maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıCeyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2024 tarihli ve 2024/198 Esas, 2024/268 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2, 52/4, 53... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 250.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 17.02.2025 tarihli ve 2025/540 Esas, 2025/373 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Sanık müdafiinin temyiz sebepleriArama işleminin hukuka aykırı olduğuna, arama yapılan yerde dört adet ahır ve üç adet ev bulunduğuna ve bunlardan yalnızca bir adet ev ve ahırın sanığa ait olması nedeniyle arama kararının yanlış olduğuna, ele geçen maddelerin sanığa ait olduğunun sabit olmadığına, jandarma bölgesinde polis tarafından arama işleminin yapılmasının kanuna aykırı olduğuna, savcılık tarafından jandarmanın görevlendirilmesi gerekçesinin ortaya konulmadığına, arama kararı ve arama köpeği olmadan ikamette hukuksuz şekilde arama yapıldığına, elde edilen hassas terazi ve paketler halinde ele geçirilen uyuşturucunun sanığın atılı suçu işlediğini göstermeyeceğine, hassas terazinin ticaret için kullanıldığına dair bir delil bulunmadığına, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair istihbari bilginin somutlaştırılmadığına, temel cezanın belirlenmesinde hükmün çelişkili olduğuna, mahkemenin gerekçe sunmadan alt sınırdan uzaklaştığına ve keşif talebinin haksız olarak reddolunduğuna ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde bilgiler bulunan sanığın ikametinde yapılan aramada ele geçirilen uyuşturucuları atılı suç kapsamında bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak;Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, suça konu uyuşturucunun miktarı dikkate alınarak sanık hakkında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasının usul ve kanuna uygun olduğu, sanık müdafiinin arama işleminin hukuka aykırı olduğu yönündeki temyiz sebebi bakımından yapılan değerlendirmede; arama tutanağında mahalle muhtarı ve azasına ait imzalarının bulunduğu, yargılama sırasında dinlenen muhtar, ihtiyar heyeti üyeleri ve tutanak düzenleyicisi kolluk görevlilerinin beyanları arasında arama işlemi tanıklarının arama işleminin hangi aşamasında olay yerinde bulunduklarına ilişkin kısmi farklılıklar mevcut ise de, dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde aramanın tamamen tanıksız olarak gerçekleştirildiğinin kesin biçimde ortaya konulamadığı, ilk derece mahkemesince tutanak içeriği ile diğer delillere üstünlük tanınarak arama işleminin usulüne uygun kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı ve mahallinde keşif yapılmasına yönelik temyiz talebinin dosya kapsamı ve 5271 sayılı Kanunun 206/2-b maddesi uyarınca karara bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki savunmalarında ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğunu kabul ettiği de gözetildiğinde, sanığın ikametinde ele geçirilen uyuşturucuların niteliği, çeşitliliği, miktarı itibarıyla kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olması, paket sayısı, ... kalıntılı hassas terazinin ele geçirilmesi, birbirine yakın ağırlıklarda 43 paket sentetik uyuşturucunun bulunması, uzmanlık raporu ve tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 17.02.2025 tarihli ve 2025/540 Esas, 2025/373 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.