Yargıtay 8. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet kararını, savunma itirazlarını hukuka aykırı bulmayarak esastan onadı.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ilk derece mahkemesince 15 yıl hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılmasına, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararına karşı sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığı, aramanın hukuka aykırı olduğu, savunma hakkının kısıtlandığı ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusu, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun olduğu, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre sanığın eyleminin ticari amaçlı olduğu ve kişisel kullanım sınırlarını aştığı, savunma hakkının kısıtlanmadığı, bu nedenle hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle oy birliğiyle reddedilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.
8. Ceza Dairesi         2025/3779 E.  ,  2026/7797 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/3002 E., 2025/14 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2024 tarihli ve 2024/225 Esas, 2024/326 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 58, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 03.01.2025 tarihli ve 2024/3002 Esas, 2025/14 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
Suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın ilk celse alınan savunmasında telefonunda yer alan mesajlaşmalara ilişkin diğer tarafın dinlenmesine yönelik talebinin değerlendirilmediğine, iddia makamının karar celsesinde 12.09.2024 tarihli esas hakkındaki mütalaasını tekrar etmesinin savunma hakkının ihlali niteliğinde olduğuna, atılı suç yönünden yeterli delil bulunmadığına, arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, bu sebeple hükme esas alınamayacağına, sanığın resmi makamlar tarafından haber alınmadan üzerinde ele geçen uyuşturucuları kolluk görevlilerine teslim etmesi nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğini sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ve ele geçen uyuşturucu maddelerin kullanım sınırları içerisinde olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, suç tarihinde motosiklet hırsızlığı şüphelisi olan sanığın üzerinde ele geçirilen uyuşturucuların atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, kaba üst araması sonucu bulunan uyuşturucuların usul ve kanuna uygun şekilde ele geçirildiği, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, sanığın telefonunda yer alan mesajlaşmalara ilişkin görüşmedeki diğer tarafın dinlenmesine yönelik talebinin 5271 sayılı Kanun'un 206/2-b maddesi uyarınca mevcut delil durumu karşısında sonuca etkili olmayacağı, Cumhuriyet savcısının 12.09.2024 tarihli (2) nolu celsede sunduğu esas hakkındaki mütalaadan sonra sanık ve müdafiine savunmalarını hazırlamaları amacıyla süre verildiği, karar duruşmasında ise anılan mütalaanın tekrar edilmesiyle yetinildiği gözetildiğinde savunma hakkının kısıtlanmadığı anlaşılmakla; sanığın üzerinde ele geçen uyuşturucuların niteliği, çeşitliliği, paket sayısı ile miktar itibarıyla kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olması, sanığın telefonunda 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucu hazırlanan tutanak içeriği, tutanak mümzilerinin tanık sıfatıyla alınan beyanları, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 03.01.2025 tarihli ve 2024/3002 Esas, 2025/14 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.