Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinden fıstık ticareti kaynaklı menfi tespit davasında tacir sıfatı araştırmasının önemini vurgulayan istinaf kararı.
Özet: Davacı, oğlunun davalı ile olan fıstık alışverişinden kaynaklanan borçtan sorumlu olmadığını iddia ettiği menfi tespit davasında yerel mahkeme lehine karar vermişken, istinaf mahkemesi, borcun miktarının ve satın alma tarihindeki değerinin yeterince araştırılmadığı, davacının yemin delili ve davalının WhatsApp yazışmalarının incelenmediği, ve en önemlisi, görevli mahkemenin tespiti için tarafların tacir olup olmadığının netleştirilmediği gerekçeleriyle kararı kaldırmış ve dosyayı yeniden yargılama için geri göndererek yerel mahkemenin davacı ve davalının tacir statülerini araştırmasına neden olmuştur; bu araştırmalar sonucunda davacının unlu mamüller şirketi, davalının ise fındık, fıstık toptan ticareti yapan bir ticari kazanç mükellefi olduğu tespit edilmiştir.

T.C.
GAZİANTEPBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : .. KARAR NO : ..T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ...(...)ÜYE : ...(...)KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ŞANLIURFA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : ..NUMARASI : ..DAVACI : ... -...VEKİLİ : Av...DAVALI : ...VEKİLLERİ : Av... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : ..Mahkemece verilen karara karşı davacı vekilinin istinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili; davalı ile müvekkilinin oğlu . . arasında fıstık alışverişi gerçekleştiğini, bu durumdan müvekkilinin haberinin olmadığını, borcun artık ödenemez hale gelmesinden sonra durumu davalıdan haber alan müvekkilinin edindiği bilgiye göre davalı, .. fıstık ticareti konusunda tecrübesiz ve bilgisiz oluşunu; sermayesinin son derece sınırlı olduğunu çok iyi bilmesine rağmen, ödeyebileceğinden çok fazla fıstık satışı gerçekleştirdiğini, .. neticeten bu ticaretten çok zarar ettiğini, ancak davalının, .. bu tecrübesizliğini tamamen fırsata çevirerek ticaretini sürdürmeye devam ettiğini, davalının fıstık alışverişinden kaynaklanan alacağı için takip başlattığını ancak takip konusu edilen .. TL alacaktan dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; davacının bu davayı açmakta haksız ve kötü niyetli olduğunu, bütün amacı müvekkile olan borcunu ödememek ya da geç ödemek olduğunu, bu dava nedeniyle müvekkilimiz hem alacağına ulaşması güçleşmiş hem de avukat vb başka giderlere katlanmak zorun da kalmış, bu nedenle müvekkilinin uğradığı zarara karşılık olarak .. den aşağı olmamak üzere davacının tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece.. K. sayılı karar ile; davanın kabulüne, Davacının .... İcra Dairesinin .. Esas dosyasında davalıya .. TL borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminat talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine, şeklinde karar vermiştir. Taraf vekilleri yerel mahkemece verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Dairemizce... Sayılı karar ilamı ile, "...Davalının iddiası, borcun tamamının kapanmadığı noktasında olup, dosya kapsamından 40 tonluk fıstık alımı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmaktadır.Davacının ödediği tutar ile fıstığın satın alınma tarihindeki değeri yönünden araştırma yapılarak, gerektiğinde ilgili borsadan fiyat alınmak suretiyle değer değerlemesi yapılması, ayrıca davacının yemin deliline de başvurduğu nazara alındığında, davalının whatsap yazışmaları hakkındaki beyanları irdelenerek, öncelikle görev yönünden tarafların tacir olup olmadıkları araştırılarak, görev hususunun netleştirilmesi, akabinde belirtilen eksikliklerin giderilmesi suretiyle, sonuca gidilmesi gerekirken, eksik değerlendirme ile davanın kabulü yönündeki hüküm tesisi hatalı olduğundan..." taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile; istinaf incelemesine konu edilen kararın usul ve yasaya uygun bulunmaması nedeni ile HMKnun 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, gerekçede belirtilen nedenlerle dosyanın yeniden yargılama yapılması için mahkemesine gönderilmesine yönelik hüküm tesis edilmiş.Dairemiz kaldırma kararı sonrası yerel mahkemece; "... Davacının ve tacir olup olmadığının tespiti için;Ticaret ve Sanayi Odasına yazılan müzekkereye verilen cevapta; İlgide kayıtlı yazınızda belirtmiş olduğunuz ... T.C. nolu ...' nin odamızın 14621 sicil numarasında kayıtlı ÜSTÜNELLER UNLU MAMÜLLERİ BAKLAVA GIDA TURİZM İNŞAAT TEMİZLİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ' nde kaydına rastlanıldığının bildirildiği,Davalının tacir olup olmadığının tespiti için; Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen cevapta; .. vergi kimlik numaralı ... 'nın ..tarihinden itibaren mükellefiyet kaydının bulunduğu ve " fındık, antep fıstığı, yer fıstığı ve ceviz toptan ticareti (kavrulmuş olanlar hariç)" işinde faaliyet gösterdiği, basit usulden vergilendirilmediği, ticari kazanç mükellefi olup işletme hesabına göre defter tuttuğu beyanname ile sicil bilgisinin yazımız ekinde yeraldığının bildirildiği,.. vergi kimlik numaralı (... T.C. ) mükellefi ... tarihinde .. Vergi Dairesinden Dairemize nakil geldiği, ödevlinin "Pastanelerin Ve Tatlıcıların (Sütlü, Şerbetli Vb.) Faaliyeti (Garson Servisi Sunanlar İle Self Servis Sunanlar Dahil, İmalatçıların Ve Al Götür Tesislerin Faaliyetleri İle Seyyar Olanlar Hariç)" ile iştigal olduğu, mükellefiyetliğinin devam ettiği, Ödevlinin işe başlama ile vergi dairelerinde mükellefiyet durumunu gösterir belgenin ve beyannamesinin ekte olduğu, Ödevlinin gerçek usule tabi olup, Bilanço Esasına göre vergilendirildiği, Gelir Vergisinden muaf olmadığının bildirildiği görülmüştür.Bu kayıtlara göre davalının dava tarihi itibariyle tacir olduğuna ilişkin kayıt bulunmadığı ayrıca mevcut vergi kaydının da TTK 11 vd. maddelerdeki tacir sayılma şartlarına haiz olmadığı anlaşılmakla eldeki davanın nispi ticari dava niteliğinde olmadığı kanaatiyle..." davanın, 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince Usulden Reddine, karşı görevsizlik nedeniyle görevli mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 6100 sayılı HMK'nın 21/1-C ve 22/2 maddeleri gereğince, Mahkememiz "karşı görevsizlik" kararına karşı istinaf yoluna başvurulmayarak görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde her iki görevsizlik kararı veren mahkemenin de .. Bölge Adliye Mahkemesi yargı çevresinde olması nedeniyle dosyanın yargı yerinin belirlenmesi için beklenilmeksizin .. Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine yönelik hüküm tesis edilmiştir. Davacı vekili karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :İstinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın, ticari işletme faaliyeti kapsamında doğduğunu, uyuşmazlığın kaynağının bizzat davalı tarafın beyanlarına göre ticari mal alım satımına ilişkin olduğunu, TTK m.3 ve m.19 hükümleri uyarınca ticari işletmeyi ilgilendiren işlemlerin ticari iş niteliğinde olduğunu, dosyadaki resmi kayıtların da davalının ticari faaliyette bulunduğunu gösterdiğini, mahkemenin davalının tacir sıfatının bulunmadığı yönündeki değerlendirmesinin dosyada ki mevcut resmi kayıtlarla çeliştiğini belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve dosyanın görevli mahkeme sıfatıyla .. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :6100 sayılı HMK'nın 353. Maddesine göre evrak üzerinden ve HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni ile ilgili hususlar yönünden, ayrıca HMK'nın 357/1. maddesinin "....ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinafta dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz." hükmü ile istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı dikkate alınarak yapılan inceleme sonucunda:Dava; fıstık ticaretinden-satışından kaynaklı alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibinden borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi tarafından; "Davalının tacir olup olmadığının tespiti için; Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen cevapta; .. vergi kimlik numaralı ...'nın .. tarihinden itibaren mükellefiyet kaydının bulunduğu ve " fındık, antep fıstığı, yer fıstığı ve ceviz toptan ticareti (kavrulmuş olanlar hariç)" işinde faaliyet gösterdiği, basit usulden vergilendirilmediği, ticari kazanç mükellefi olup işletme hesabına göre defter tuttuğu beyanname ile sicil bilgisinin yazımız ekinde yeraldığının bildirildiği, .. vergi kimlik numaralı (... T.C. ) mükellefi.. tarihinde .. Vergi Dairesinden Dairemize nakil geldiği, ödevlinin "Pastanelerin Ve Tatlıcıların (Sütlü, Şerbetli Vb.) Faaliyeti (Garson Servisi Sunanlar İle Self Servis Sunanlar Dahil, İmalatçıların Ve Al Götür Tesislerin Faaliyetleri İle Seyyar Olanlar Hariç)" ile iştigal olduğu ,mükellefiyetliğinin devam ettiği, ödevlinin işe başlama ile vergi dairelerinde mükellefiyet durumunu gösterir belgenin ve beyannamesinin ekte olduğu, ödevlinin gerçek usule tabi olup, bilanço esasına göre vergilendirildiği, gelir vergisinden muaf olmadığının bildirildiği görülmüştür. Bu kayıtlara göre davalının dava tarihi itibariyle tacir olduğuna ilişkin kayıt bulunmadığı ayrıca mevcut vergi kaydının da TTK 11 vd. maddelerdeki tacir sayılma şartlarına haiz olmadığı anlaşılmakla eldeki davanın nispi ticari dava niteliğinde olmadığı kanaatiyle genel görevli mahkemede görülmesi gerektiğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçeyle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararına karşı görevsizlik kararı verildiği, verilen bu kararın davacı vekili tarafından yasal süresinde istinaf edildiği görülmüştür.Davacı tarafından dosyaya dava dilekçesi ekinde sunulan ihtarname ile dava dilekçesi içeriğinden ve davalının cevap dilekçesindeki beyanlarından da anlaşıldığı üzere, davacının oğlu ile davalı arasında .. tonluk fıstık ticareti olduğu hususu tarafların da kabulünde olup, bu tutardaki fıstık ticaretinden kaynaklı bir alacak talebine dayanan icra takibinden dolayı davacı borçlu tarafından menfi tespit talebinde bulunulmuştur.Türk Ticaret Kanununun (TTK) 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesine yer verilmiştir. TTK'nın 4. maddesinde ise bu kanundan doğan hukuk davaları, tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari dava; TTK'da düzenlenen bir hususa ilişkin olmamakla birlikte iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren davalar ise nispi ticari davadır. Ticari davalara bakma görevi ise, aksine kanuni bir düzenleme yoksa, asliye ticaret mahkemelerine aittir (TTK m.5).Aynı Yasa'nın 4/1-a maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.TTK'nun 5/3. maddesi uyarınca, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Göreve ilişkin kurallar ise dava şartıdır (HMK. m. 114) ve mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır (HMK. m.115).Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceği hususundaki değerlendirme Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinin 1 inci bendinin (a) alt bendi uyarınca bu Kanunda düzenlenen hukuk davaları mutlak ticari davalardır. Nispi ticari davalar ise konusu ne olursa olsun, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır (TTK.m.4/1). Kanuni düzenleme uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) asliye hukuk mahkemelerinde görülmelidir.O halde; yukarıda da açıklandığı gibi, somut olayda tarafların tacir olduğu, temin edilen mesleki kayıtlar itibariyle ve alacak konusu işin potansiyeli ile miktarları da dikkate alındığında, uyuşmazlığın tarafların icari işletmeleriyle ilgili olduğu, buna göre genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin davaya bakma görevinin bulunmadığı, uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu, tacir olan taraflar arasındaki davanın ticari davaya vücut vereceği anlaşıldığından, davanın bakmakla görevli mahkeme olan .. Asliye Ticaret Mahkemesinde davanın görülüp sonuçlandırılması gerektiğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, .... Asliye Ticaret Mahkemesi .. K. sayılı kararı usul ve yasaya uygun olmadığından HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Yukarıda belirtilen deliller toplanarak yeniden yargılama yapılması hususunda dosyanın kararı veren ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,3-Davacı tarafın sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacıdan alınan 732,00-TL istinaf karar harcının talep halinde iadesine,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Dosyada teminat bulunması durumunda ve teminatın iadesi talebi olması halinde teminatın yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 18/09/2026. Başkan ... ÜyeÜye Katip... İş bu karar 18/09/2026 tarihinde yazılmıştır.