Yargıtay, işçinin evlilik nedeniyle fesih iddiası ve ispatı olmaksızın yerel mahkemece kıdem tazminatına hükmedilmesini, taleple bağlılık ilkesi ihlali gerekçesiyle bozmuştur.
Özet: Yerel mahkemenin, iş akdinin devamsızlık nedeniyle işveren tarafından feshedilmesi iddiasıyla kıdem ve ihbar tazminatı talebinde bulunan işçiye, kendisi böyle bir talepte bulunmamasına ve delillerle kanıtlanmamasına rağmen, evlilik nedeniyle haklı fesih yaptığı gerekçesiyle kıdem tazminatı ödenmesine hükmetmesi üzerine, Yargıtay bu kararı, işçinin iddia ve talebinin dışına çıkılarak, taleple bağlılık ilkesine aykırı hareket edildiği ve dosyadaki delillerle desteklenmediği gerekçesiyle bozmuştur.
9. Hukuk Dairesi         2010/28246 E.  ,  2012/38036 K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ

    DAVA :Davacı, kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
    Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    A) Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin davalı işyerinde 01/02/1999 tarihinde işe girdiğini, muhasebe biriminde çalıştığını, bu süre zarfında kendisine yüklenebilecek herhangi bir kusur olmadığını, 02/10/2006 tarihinde evlendiğini, evleneceğine ilişkin işverene bilgi verdiğini ve yıllık izinde olmasına rağmen işverenin müvekkil hakkında devamsızlık tutanağı düzenleyerek iş akdini sonra erdirdiğini, 7 yıldan beri çalıştığı işyerine haber vermeden ya da izin almadan devamsızlık yapabileceğini düşünmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının müvekkilinin nikahı için izin aldığını bilmesine rağmen kötü niyetli olarak sırf tazminatlarını vermemek için böyle bir yola başvurduğunu, müvekkilinin iş akdini haksız ve mesnetsiz olarak son verildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    B) Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili cevabi dilekçesinde özetle, davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, davacının iş akdinin 4857 Sayılı İş Kanunun 25.maddesinin II (g) fıkrası gereğince haklı sebeple feshedildiğini, davacının 06/11/2006-07/11/20 06... /11/2006 tarihlerinde mazeretsiz işe gelmediği için davacı hakkında tutanaklar tutulduğunu ve bu tutanaklar gereğince yönetim kurulu kararı ile davacının iş akdine son verildiğini, davacının dava dilekçesindeki iddialarının doğru olmadığını, davacının devamsızlık tarihlerinde izinli olmadığını ve yıllık iznini daha önceden kullandığını, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talep etme hakkının bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece devamsızlık tutanaklarının içeriğinin doğruluğu ile ilgili olarak tutanak tanıkları ..., ... ve ...nın beyanlarında tutanağın içeriğinin doğru olduğunu ve davacının tutanakta belirtilen tarihlerde devamsızlık yaptığını belirttikleri, davacı tanıklarının ise kısmen de olsa davalının tanıklarını teyit eder nitelikte beyanda bulundukları, evlenme cüzdanına göre davacının 02/10/2006 tarihinde evlendiği, bu nedenle davacının iş akdini 1475 sayılı İş Yasasının 14.maddesi 2.fıkrası doğrultusunda evlilik nedeni ile haklı olarak davanın açıldığı tarih olan 11/04/2007 tarihinde fesh ettiği, haklı fesih nedeni ile kıdem tazminatına hak kazanacağı fakat ihbar tazminatına hak kazanmayacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    D) Temyiz:
    Kararı davalı vekili temyiz etmiştir
    E)Gerekçe:
    Davacının iş akdinin feshi ile ilgili taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır.
    Davacı dava dilekçesinde davacının yıllık izinde olmasına rağmen iş akdinin devamsızlık yaptığı gerekçesi ile haksız olarak feshedildiğini iddia etmiştir. Evlilik nedeni ile iş akdinin davacı işçi tarafından feshedildiğine ilişkin beyanı ve iddiası yoktur.
    Davalı vekili ise davacının en son 3 Kasım 2006 tarihinde işe geldiğini, araya cumartesi ve pazar girdiğini, 6 Kasım Pazartesi, 7 Kasım Salı ve 8 Kasım Çarşamba günleri işe gelmediğini, telefonla kendisine ulaşılmaya çalışıldığını ancak telefonu işveren yetkilerinin yüzüne kapattığını, bunun üzerine hakkında tutulan devamsızlık tutanaklarına istinaden iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.
    Dinlenen davacı tanıklarının fesih hakkında somut bilgileri olmayıp davacıdan duyduklarını aktardıkları gibi eşinin davacının çalışmasını istemediğini beyan etmişlerdir. Davalı tanıkları ise devamsızlık tutanaklarının içeriğini doğrulayarak davacının işe belirtilen günlerde gelmediğini bildirmişlerdir.
    Sunulu izin belgelerine göre davacı 2006 Ekim ayında iki kez izin kullanmış olup, devamsızlık yaptığı tarihlerde izinli olduğuna dair belge bulunmamaktadır. Bu hususta davacı tarafça sunulan belge veya başkaca delil yoktur.
    Özetlenen tüm dosya kapsamına göre davacının iş akdini evlilik nedeni ile feshettiğine dair iddiası ve beyanı yokken, üstelik bunu sunduğu deliller ile de kanıtlamamışken iş akdinin devamsızlık nedeni ile feshinden ve davacının fiili çalışmasının sona ermesinden çok sonra, 11.04.2007 dava tarihi itibari ile davacının evlilik nedeni ile iş akdini feshettiğinin kabulü dosyadaki delillere, iddia ve savunmaya, 1086 sayılı 2010/28246 HUMK'nun 74, 6100 sayılı HMK'nun 26.maddesinde ifadesini bulan taleple bağlılık ilkesine aykırıdır. Bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi yerine kabulü hatalıdır.
    F) Sonuç:
    Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.