Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası kaynaklı maddi tazminat istinaf kararında davalı sigorta şirketinin kusur, maluliyet ve tazminat hesaplaması itirazlarını inceledi.
Özet: 25/11/2020 tarihli trafik kazasında yaralanan davacının, karşı aracın sigorta şirketinden geçici ve sürekli iş göremezlik ile tedavi giderleri talebiyle açtığı maddi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi davacı sürücünün %80, sigortalı araç sürücüsünün %20 kusurlu olduğunu, davacının %2 maluliyetinin oluştuğunu belirterek, toplam 38.113,22 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar vermiş; davalı sigorta şirketi ise, maluliyet raporunun hatalı, aktüerya raporunun fahiş sonuçlar doğurduğu, nedensellik bağının yeterince incelenmediği, emniyet kemeri ve ceza dosyasındaki uzlaşma gibi hususların dikkate alınmadığı gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA: Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 16/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 16/09/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/11/2020 tarihinde müvekkilinin maliki ve sürücüsü olduğu ....plakalı araca, maliki dava dışı .... İnşaat San ve Tic. Ltd. Şti ve sürücüsü dava dışı ... olan ... plakalı aracın çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru olmadığını, karşı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza sonrasında davacının hastaneye kaldırıldığını, ağır şekilde yaralandığını, uzun süre çalışamadığını, davalı sigorta şirketinin karşı aracın sigortalısı olduğunu, davalı sigorta şirketine 01/03/2022 tarihinde geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderleri için başvuruda bulunulduğunu, ancak sigorta şirketi tarafından yasal bir ödemede bulunulmadığını beyanla şimdilik 10,00 TL geçici ve 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 10,00 TL tedavi giderinin davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 21/11/2023 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile; 10,00 TL'lik geçici iş göremezlik talebini 1.435,21 TL artırılarak 1.445,21 TL'ye, 10,00 TL'lik sürekli iş göremezlik talebini 36.648,01 TL artılırak 36.658,01 TL'ye yükseltilerek davalı sigorta şirketi bakımından sigorta teminat limitleri ile sınırlı kalmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsilini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacı taraflarca talep edilen geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderleri taleplerinin teminat dışı olduğunu, kaza esnasında davacıların emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkilinin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLER :
Kaza tutanağı, bilirkişi raporu, İTÜ Trafik Kürsüsü bilirkişi raporu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporu, aktüerya bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; trafik kazasının meydana gelmesinde davacı sürücünün %80, davalı sigortalı araç sürücünün ise %20 oranında kusurlu olduğu, davacının yaralanması sonucu %2 oranında maluliyetinin oluştuğu ve 3 hafta süre ile bakıcıya ihtiyaç duyduğu, 2 ay kadar çalışamadığı, zararın belirlenmesi konusunda bilirkişi raporu alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; 10,00 TL tedavi gideri, 1.445,21 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 36.658,01 TL kalıcı iş göremezlik maddi tazminatı olmak üzere toplam 38.113,22 TL maddi tazminatın 17/03/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte poliçe teminat limitleri kapsamında davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararına esas alınan maluliyet raporunun hatalı nitelikte olduğunu, davacının maluliyetinin oluşmadığını, davacının yaralanması ile kaza arasındaki nedensellik bağının yeterince irdelenmediğini, Adli Tıp Kurumundan maluliyet raporu alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte hükme esas alınan bilirkişi raporunda progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmış olması ve iş bu raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, şirket aleyhine haksız ve fahiş sonuç doğurduğunu, yargılama sırasında ceza dosyasında uzlaşma olup olmadığı hususunun değerlendirilmediğini, kaza esnasında emniyet kemeri takılıp takılmadığı hususunun araştırılmadan karar verilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin zorunlu mali mesuliyet sigortasından doğan sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde karşı yan sürücüsünün kusurlu olup davalı sigorta şirketi vekilince müvekkilinin alkolünün bulunup bulunmadığı, emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılmadığı iddia edilmiş ise de, kaza tespit tutanağından da görüleceği üzere müvekkilinin alkollü olmadığının anlaşılacağını, müvekkilinin alkollü olduğuna yönelik herhangi belge, delil bulunmadığını, müvekkilinin her tecrübeli sürücü gibi kendisinin de yola çıktığı andan itibaren emniyet kemerini taktığını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacının kullandığı araca davalı sigorta şirketine ZMMS sigortası ile sigortalı aracın çarpması sonucu davacı yaralanmış, geçici, kalıcı iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderlerinin davalıdan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
1-25/11/2020 günü davacı sürücü .... sevk idaresinde bulunan ... plakalı otomobili ile gündüz vakti iki yönlü yol olarak işletilen ... sokağı takip ederek ... sokak istikametine seyir halinde iken ... sokak ile ... sokak dört yönlü kavşak sistemi içerisinde kendisine DUR levhası olmasına ve ... sokak istikametinden gelen araçların geçiş önceliği bulunmasına rağmen kavşağa dikkatsiz, kontrolsüz ve geçiş önceliği kurallarına riayet etmeyip DUR levhası olan kavşak sisteminde geçişine başlamış, aracının sol yan kısımları ile ...sokağı takip ederek ... yolu istikametine seyir halinde olan ve geçiş önceliği kendisinde bulunan sürücü .... sevk idaresindeki ....plakalı minibüsün ön kısımlarına çarpması şeklinde meydana gelen dava konusu kazada, .... plakalı otomobil sürücüsü ... sevk idaresindeki ...plakalı otomobili ile ....sokağı takip ederek ....sokak istikametine seyir halinde iken ... sokak ile ...sokak kavşağına geldiğinde kavşakta ... sokak istikametinden gelen aracı için DUR levhası olmasına rağmen kavşaklarda geçiş önceliği kuralına uymadığı, kazanın oluşmasında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda trafik kazalarında asli kusur sayılan haller başlıklı kanun maddelerinden 84/h ve 57/a kanun maddelerini ihlal ettiği, ...plakalı minibüs sürücüsü ....sevk idaresinde ki ....plakalı minibüsü ile gündüz vakti orta refüj ile bölünmüş bir şeridi emmiyet şeridi olmak üzere üç şerit gidiş ve üç şerit geliş olarak işletilen .... sokağı takip ederek .... yolu istikametine seyir halinde iken ... sokak ile ... sokak kavşağına geldiğinde, otomobilin hızını kavşağa yaklaşırken azaltmadığı kazanın oluşumunda 2918 sayılı trafik kazalarında sürücü tali kusur sayılan haller başlıklı kanun maddelerinden 52/a kanun maddesini ihlal etmiş olduğu, kaza tespit tutanağı ile 22/02/2023 tarihli bilirkişi raporunun uyumlu, kusur raporunun taraf, mahkeme ve istinaf denetimine açık hükme esas almaya elverişli olduğunun anlaşılmasına göre davacı sürücünün %20, davalı sigorta şirketinin sigortacısı olduğu ....plakalı araç sürücüsünün %80 kusurlu kabul edilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin kusura yönelen istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesince maluliyete ilişkin alınacak raporların kazanın meydana geldiği tarihe göre; 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; dava konusu kazanın 25/11/2020 tarihinde meydana geldiği, ilk derece mahkemesince Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan sağlık kurulu raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlendiği, davacıda leğen kemiği kırığı, köprücük kemiği kırığı, kaburga kemiklerinde kırıklar ve sol omuzda hareket kısıtlılığı meydana gelmesi nedeniyle % 2 sürekli, üç hafta geçici maluliyet oluştuğu anlaşıldığından davalının maluliyet raporuna yönelik istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
3-Dava konusu kaza nedeniyle davacının araçtan kazanın etkisi ile çıkmadığı, emniyet kemeri takılı olup olmadığı kaza tespit tutanağında tespit edilmediği, yine davacının alkollü olduğu yönünde bir bilgi ve belge bulunmadığı, davacının emniyet kemeri takmadığı ve alkollü olarak araç kullandığının davalı tarafından ispatlanamadığı anlaşıldığından müterafik kusur indirimi yapılmamasına yönelen istinaf itirazının reddine karar verilmiştir.
4-Aktüerya bilirkişi raporunda da Yargıtay içtihatları uyarınca TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılmasıyla hesaplamanın yapılması yerinde olup aktüerya raporuna yönelen istinaf itirazının reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından peşin yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile (427,60 TL + 223,30 TL) 650,90 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.952,61 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazineye verilmesine,
3-Yapılan istinaf giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
4-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine,
5--Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nın 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 16/09/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi.