Yargıtay, işçilik alacakları davasında, hizmet süresi, ücret, fazla mesai ve hafta tatili alacakları tespitinde soyut tanık beyanına dayalı kararı bozdu.
Özet: Yargıtay, işçinin kıdem, ihbar, ücret, fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacakları talebiyle açtığı davada, yerel mahkemenin işçinin kesintisiz çalıştığı, ücret seviyesi ve fazla mesai iddialarını somut delillere dayanmayan ve davacıyla tüm çalışma süresi boyunca birlikte çalışmayan tanık beyanlarına dayandırarak kabul etmesini hatalı bulmuş, hizmet süresinin kesintili olup olmadığının netleştirilmesini, ücret araştırması yapılmasını ve tanıkların kendi çalıştıkları dönemle sınırlı delillerle sınırlı olarak değerlendirme yapılmasını gereklilik görerek kararı bozmuştur.

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalıya ait işyerinde ustabaşı olarak 01.01.2004- 29.05.2009 tarihleri arasında, hafta ve genel tatil günleri dahil, yıllık izin kullanmaksızın, fazla mesai yapmak suretiyle çalışmakta iken iş akdinin davalı şirket tarafından haksız ve tazminatsız olarak feshedildiğini, 2008 yılının tüm ayları ile 2009 yılının ocak-mayıs arası ücretlerinin ödenmediğini, son aylık brüt ücretinin 2.800,00 TL olduğunu, akdin feshinden sonra işçilikten doğan alacaklarının ödenmediğini iddia ederek 4.000,00 TL işçilik alacağının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının davalı şirketin ufak tefek işlerinde çalıştığını ancak bu çalışmalarının uzun süreli olmadığını, kendi nam ve hesabına birkaç gün çalıştığını, davalı firmanın bir kısım ortakları tarafından kurulan ... isimli firmanın yönetim binasının yapımında çalıştığını ve bu süre içinde bu firma tarafından sigortasının yatırıldığını, davalı ortağının eşinin şahsi işi için davacıya vekalet vermesinin firmada işçi olarak çalıştığı anlamına gelmeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştirC) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:Mahkemece, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz feshedildiği, davacının iddia ettiği tarihler arasında 5 yıl 4 ay 28 gün hizmetinin bulunduğu, davalı şirket ile sözü edilen diğer işletme ve şirketlerin aynı şirketler grubunda yer aldığı, davacının çalışmalarının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle davalı şirketin müşterek sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz:Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe:1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davacı 2004-2009 yılları arasında aralıksız olarak çalıştığını iddia ederek alacak isteminde bulunmuş, mahkemece davacı tanık beyanları doğrultusunda hizmet süresi ve ücret seviyesi kabul edilerek işçilik alacaklarına hükmedilmiştir. Oysa tanıklar tüm süre yönünden davacıyla aynı işyerinde uzun süreli çalışanlar olmadığı gibi beyanları da somut verilere dayalı olmayıp soyuttur. Bu durumda mahkemece davacının iddia edilen süre için, tüm sürede kesintili çalışıp çalışmadığının, tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekir. Bu durumun tümüyle saptanamaması halinde tanıkların çalıştıkları süreyle sınırlı ve kayda dayalı süre, çalışma süresi olarak kabul edilip buna göre uygulama yapılması gerekirken iddia gibi çalışma süresinin tümüyle kabul edilmesi hatalıdır. Diğer taraftan davacının aylık 2.800,00 TL ücretle çalıştığı iddiası davacı tanıklarının davacıdan kaynaklanan duyuma dayalı olup soyut belirlemeden ibarettir. Tek başına bu tanık beyanlarının hükme esas alınması ve ücret araştırması yapılmaması isabetli değildir. Ayrıca fazla çalışma süresi yönünden yine tanıkların kendi çalıştıkları dönemle sınırlı olarak çalışma şeklini bilebilecekleri gözetilip buna göre fazla çalışma süresi saptanıp, hüküm altına alınması gerekirken tüm süre yönünden fazla çalışma alacağına hükmedilmesi dosya kapsamına uygun bulunmamıştır. Bunların dışında davacının tüm sürede hiç hafta tatili kullanmadan çalıştığının kabulü doğru olmadığı gibi tanıkların beyanlarının kendi çalıştıkları dönemle sınırlı olduğu hususun bu konuda da gözönünde tutulmaması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 15.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.