Danıştay 5. Daire, 679 KHK ile kamu görevinden çıkarılan personelin FETÖ/PDY örgütsel kodlama verileriyle iltisakı nedeniyle göreve iade talebinin reddini onadı.
Özet: Danıştay, FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden ihraç edilen bir davacının, göreve iade başvurusunun reddine ilişkin karara yönelik temyiz talebini, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmasından elde edilen ve davacının örgüt tarafından alan-içi kategorisinde kodlandığını gösteren dijital materyal bulgularına dayanarak reddetmiştir; mahkeme, bu kodlamanın örgütün toplantılarına katılma, görev alma ve himmet verme gibi aktif faaliyetlerle bağlantıyı kanıtladığını ve anayasal sadakat bağını kopardığını, davacının sonradan örgütten uzaklaşma eğiliminin bu sonucu değiştirmeyeceğini vurgulamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/4762Karar No : 2026/508 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Av. ...İstemin Özeti : 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlal edildiği, FETÖ/PDY ile bir bağının olmadığı, hakkında beraat kararı verildiği, isnat edilen eylemlerin kanunlarda suç olarak tanımlanmadığı, irtibat ya da iltisak için delil teşkil etmeyeceği, ilgili KHK'nın Meclis tarafından süresinde onaylanmadığı, hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun ... sayılı soruşturması kapsamında gizli tanık ...'dan elde edilen dijital materyal içeriğinde, FETÖ/PDY terör örgütünün, Emniyet Teşkilatında kadrolaşma ve mahrem yapılanma faaliyetleri ile örgütün emniyet mensuplarını kodlamasına ilişkin bilgi ve belgelere ulaşılmış olup, Emniyet Mahrem Yapılanması kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğü personeline FETÖ/PDY mensuplarınca, örgüt mensubunun örgüte bağlılık derecesi, katıldığı örgütsel toplantı sayısı, örgüt evinde kalma durumu ve verdiği himmet miktarı, örgütten zaman içinde ayrılmış örgüt eski üyesinin örgüte bakışı, örgüte geri dönme potansiyeli, varsa katıldığı örgütsel toplantı sayısı ve verdiği himmet miktarı gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle sistematik kodlar verildiği, davacı hakkında düzenlenen 02/11/2021 tarihli veri inceleme raporunun "2015 Mart Alan" kısmında davacının "EA" olarak, "ALAN" kısmında "SC", AD kısmında ise "SGA" olarak kodlandığı bilgisine yer verildiği görülmüştür. Örgüt kodlama verilerinin hukuka uygun ve örgüt ile iltisak ve irtibatın bulunup bulunmadığını ortaya koymaya tek başına yeterli olacak nitelikte somut bir veri olduğu; davacının örgütten uzaklaşma sürecinde "ümit" kategorisinde kodlanmış olmasının, daha önce örgüt tarafından "alan-içi" kategorisinde kodlandığını teyit ettiği, "alan-içi" kategorisinde kodlanmış olmasının ise davacının örgütün toplantılarına katılmak, diğer grup üyeleriyle tanıştırılmak, örgüt tarafından verilen görevleri yerine getirmek, örgüte himmet vermek ve örgütün mahrem sorumlusu ile tanıştırılmak şeklindeki faaliyetlerden geçirildikten sonra, mahrem sorumlunun onayını almak suretiyle örgütün etki alanı içerisine dahil edilmiş olmak anlamını taşıdığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, örgüt tarafından "alan-içi" kategoride kodlanmış olması nedeniyle, örgütle iltisaklı ve irtibatlı olduğu anlaşılan ve Anayasal düzeni değiştirmeyi amaçlayan söz konusu örgüt ile itisaklı ve irtibatlı olmak suretiyle, Anayasal sadakat bağı kopan davacının, daha sonra çeşitli sebeplerle örgütten uzaklaşma sürecinde "alandışı" kategorisinde kodlanmış olmasının, bu sonucu değiştirmeyeceği anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.