İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, ticari alacak ve ayıplı ürün savunması içeren itirazın iptali davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, eser sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağı tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasını ele almaktadır; davacı, davalıdan alacağını talep ederken, davalı ayıplı, eksik ve geç teslim edilmiş ürünler nedeniyle takibin haksız olduğunu savunmuş, ilk derece mahkemesinin başlangıçtaki kısmi kabul kararının, davalının ayıp savunmasının eksik incelendiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılmasının ardından, ilk derece mahkemesi davalının ayıp iddialarını ispatlayamaması üzerine davacının daha yüksek alacak talebini kabul ederek takibin devamına karar vermiş, davalı ise bu son kararı reklamasyon faturasının geçerliliği ve ayıp ihbarının süresinde yapıldığı gerekçeleriyle istinaf etmiştir.

T.C. İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/656
KARAR NO : 2026/1059
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/04/2025
NUMARASI : 2024/72 Esas, 2025/207 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 24/09/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, bu kapsamda müvekkilinin davalıdan cari hesap alacağının bulunduğunu, ancak borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, % 20 oranında icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirket ile imzalamış olduğu 10/07/2016 tarihli fason üretim sözleşmesine aykırı davrandığını, davacı tarafından üretilen ürünlerin ayıplı, eksik ve termin tarihinden sonra teslim edildiğini, davacı tarafından müvekkili hakkında başlatılan takibin haksız olduğunu savnurarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI
Mahkemece, davacı defterlerinde 36.563,70 TL ve davalı defterlerinde 6.669.96 TL davacı alacağının olduğu, taraflar arasındaki hesap farkının davalı tarafça tanzim edilen ancak davacı defterlerinde kayıtlı olmayan 26.09.2016 tarih ... no.lu 30.000,00TL'lik "reklamasyon" açıklamalı faturadan kaynaklandığı, reklamasyon faturası dayanağı ile ilgili olarak davalının, dava dışı firma ile yapmış olduğu sözleşmeyi sunduğu, davalının reklamasyon faturasında davacının kaşe ve imzasının bulunduğu, reklamasyon faturasındaki ürünler ile sözleşmede belirlenen ürünlerin aynı ürünler olduğu ve sözleşmenin 10. Maddesi gereğince açık veya gizli ayıp ihbar süresinin 90 gün olarak taraflarca kararlaştırıldığı, davacı tarafın 13.03.2017 takip tarihi itibari ile asıl alacağının 6.669.96 TL olduğu, hükme elverişli kök ve ek teknik bilirkişi heyeti raporundan anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takibin 6.669,96 TL üzerinden devamına, asıl alacak 6.669,96 TL'ye takip tarihinden itibaren taleple bağlı kalınarak yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen alacak miktarının %20'si oranındaki 1.333,99 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI
"..., Davadaki uyuşmazlık işin ayıplı olup olmadığı, miktarı ve bedeline yöneliktir.
..., Davalı tarafça sunulan reklamasyon faturası davacı yüklenici tarafından iade edilmiş olup ayıp savunmasını da tek başına ispata yeterli değildir. Davalının ayıp savunması konusundaki delilleri araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken sadece reklamasyon faturasının kabul edilerek eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur." şeklinde gerekçe ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
V. İLK DERECE MAHKEMESİNİN SON KARARI
Mahkemece, istinaf kaldırma kararı doğrultusunda taraflara ayıp hususunda tanıklarını bildirmek üzere süre verildiği, davalı tarafça bildirilen tanığın davalı şirket yetkilisi olması sebebiyle dinlenilmediği, 2.tanık listesi verme talebinin reddedildiği, davalının ayıp savunmasını ispatlayamadığı, davacının takip tarihi itibari ile asıl alacağının 36.563,60 TL’si olabileceği, davacı tarafın davalı taraftan alacaklı olduğu ve davalı aleyhine başlattığı icra takibinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile takibin 36.563,60 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 36.563,60 TL'ye takip tarihinden itibaren taleple bağlı kalınarak yasal faiz işletilmesine, alacak likit olmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; reklamasyon faturasının 26.09.2016 tarihinde davacı şirket yetkilisine imza karşılığı teslim edildiği, davacının yaklaşık 1 ay sonra 17.10.2016 tarihli ihtarname ile faturayı iade ettiği, bu sebeple faturanın kesinleştiği, sözleşme ile belirlenen ihbar süresi içinde ayıp ihbarında bulunulduğu, reklamasyon faturasındaki ürün ile sözleşme konusu ürünün aynı ürün olduğu gerekçeleriyle, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
VII. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Davacı yüklenici taraflar arasındaki fason üretim sözleşmesi kapsamında bakiye cari hesap alacağının tahsili için başlattığı takibe vaki itirazın iptalini talep etmiş, davalı iş sahibi ise işin süresinde yapılmadığını, ayıplı ve eksik olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, kaldırma kararı öncesinde mahkemece yapılan yargılamada taraf ticari defterlerindeki uyumsuzluğun davalı defterinde olup davacı defterinde olmayan 30.000 TL'lik reklamasyon faturasından kaynaklandığı belirtilerek, bu fatura içeriğine itibar edilmek suretiyle bakiye cari hesap alacağı olan 6.669,96 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, istinaf incelemesi ile reklamasyon faturasının ayıbın ispatına yeterli olmadığı belirtilerek davalının ayıp savunmasına dayanak delillerin araştırılması gerektiğinden bahisle kararın kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı sonrasında mahkemece yapılan yargılamada ayıp savunmasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın 36.669,96 TL yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş olup, verilen karar davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Taraf ticari defterleri arasında sadece davalı tarafça düzenlenen reklamasyon fatura bedeli kadar uyuşmazlık bulunduğu, davalı tarafça düzenlenen uyuşmazlığa konu reklamasyon faturasının tek başına ayıp savunmasının ispatı için yeterli olmadığı, ayıbın varlığı, niteliği, derecesi, miktarı ve bedeli konusunda ispat yükü üzerinde olan davalı iş sahibinin bu konudaki savunmasını yasal ve kesin delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla, tüm dosya kapsamına göre mahkemece verilen karar doğru olduğundan, davalı vekilinin istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 09/04/2025 tarih ve 2024/72 Esas, 2025/207 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Alınması gereken 2.497,65 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 624,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.873,24 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.