İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin ticari ilişkiden kaynaklanan menfi tespit davasında verilen ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine ilişkin istinaf incelemesi
Özet: Ticari ilişkiden kaynaklanan menfi tespit davasında, davalı vekili, icra takibinden sonra açılan davada ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz etmiş; davacının talebinin yalnızca takibin durdurulması olmasına rağmen mahkemenin icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde hükmetmesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, davacının hukuki yararı olmadığını ve usulüne uygun vekaletname eksikliği bulunduğunu ileri sürmüş; ilk derece mahkemesi ise davacının İİK 72/3 maddesi uyarınca açıkça talepte bulunduğunu, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını ve telafisi imkansız zararların doğmasını önlemek amacıyla verilen tedbirin yerinde olduğunu belirterek itirazı reddetmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2026/1509 KARAR NO : 2026/1665T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 13/07/2026NUMARASI : 2026/251 Esas (Derdest)DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ: 26/03/2026 BİRLEŞEN 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN2026/438 ESAS SAYILI DOSYASINDADAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İTİRAZ TARİHİ: 09/06/2026ARA KARAR TARİHİ: 18/06/2026İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın birleşen davada ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİTALEP: Asıl ve birleşen davalı vekili tarafından sunulan 09/06/2026 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; Davacının talebinin yalnızca takibin durdurulmasına ilişkin olduğunu, talep edilmeyen “icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi” tedbirine hükmedilmesi HMK md. 26’da düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, davacının tedbir isteminde‘hukuki yararı olmadığını,takibin durdurulması yönünde bir tedbir kararı bulunmadığını, davacının bu maddi gerçekliğini gizlediğini, bu nedenlerden dolayı; ihtiyati tedbire itirazların mürafaalı olarak incelenmesi zorunluluğu da gözetilerek, tedbire itirazın değerlendirileceği duruşmanın çok yakın bir tarihe verilmesine, ihtiyati tedbirin koşullarının oluşmaması nedeniyle itirazlarının kabulü ile birleşen davacı ... yönünden 02.06.2026 tarihli ihtiyati tedbir kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbire itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "..Mahkememizin 02/06/2026 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebi değerlendirilerek; birleşen dosyada davacı vekili icra takibinden sonra açtığı menfi tespit davasında takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir karar verilmesini talep etmiş olmakla, dava dilekçesinde ileri sürülen iddia ve yasal düzenleme nazara alınarak takibin durdurulmasına yönelik tedbir talebinin yaklaşık ispat şartı yokluğundan ve İİK 72/3 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden reddine, dava dilekçesinde ileri sürülen iddia ve yasal düzenleme nazara alınarak talebin İİK 72/3 maddesindeki koşullara uygun ve yerinde olması, davacı taraf hakkında davalı tarafça başlatılan icra takibinden dolayı menfi tespit davasına konu edilen miktar olan 52.325.388,71-Euro'nun % 15'i olan 7.848.808,30-Euro teminat (nakit veya kesin süresiz banka teminat mektubu) yatırıldığında İİK 72/3. maddesi gereğince dava sonuçlanıncaya kadar davacı borçlu tarafından icra dosyasına yatırılacak paranın davalı alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmiş olup, asıl ve birleşen davalı vekilince Mahkememizce verilen tedbirin kaldırılmasına ilişkin talepte bulunmuşsa da; itiraz eden tarafın talebe aykırı tedbir kararı verildiği itirazı yönünden tedbir talep eden tarafça dava dilekçesi ile öncelikle takibin durdurulması aksi halde İİK 72/3 gereği talepte bulunulduğu bu nedenle talep eden davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça İİK 72/3 maddesi gereği talepte bulunduğunu beyan etmesi nedeniyle Mahkememizce talebi aşar nitelikte verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığı, ihtiyati tedbir talep eden tarafça dosyaya sunulan belgeler, eldeki davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkin olması nedeniyle incelenen icra takibi ve dosyamızdaki delil durumu itibariyle ihtiyati tedbir talep eden açısından ileride telafisi imkansız zararların doğmasının söz konusu olması ve yaklaşık ispat şartının sağlanmış olması göz önüne alındığında İİK 72/3 maddesi uyarınca verilen icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine yönelik tedbir kararının usul ve yasaya uygun olması nedeni ile mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararı yerinde olduğundan ihtiyati tedbire itirazın ve tedbirin kaldırılması talebinin reddine" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Birleşen dosyada ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; usule ilişkin ön meselenin dosyada davacı ... tarafından düzenlenmiş usulüne uygun vekaletname bulunmadığını, usulüne uygun vekaletname ibraz edilene kadar taraf işlemlerine devam edilemeyeceği gibi tedbirin de kaldırılması gerektiğini, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının kendi içerisinde çelişkili olduğunu, ilk derece mahkemesince taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiğini, davacının “takibin durdurulması” yönündeki talebinde hukuki yarar bulunmadığını, davacının açık ve tek talebinin “takibin durdurulması” olduğunu, İİK md. 72 f. 3 uyarınca bu sonucun elde edilebileceği tek hukuki yol, alacağın tamamının icra dosyasına yatırılması ve kanunda öngörülen teminatın gösterilmesi olduğunu, mahkemece talep edilmeyen farklı bir tedbire hükmedilmesinin HMK m. 26’ya aykırı olduğunu, dosyaya sunulan dekonttan, teminatın ... tarafından değil, ... A.Ş. tarafından ... adına Mahkeme hesabına gönderildiğini, İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2026/55 Esas sayılı dosyasında verilen 16.02.2026 tarihli tedbir kararı uyarınca, İstanbul 37. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında yürütülen takibin durdurulduğunu, anılan kararın icra dosyasına sunulduğunu ve fiilen uygulandığını, takip zaten başka bir mahkeme kararıyla durdurulmuşken aynı yönde ikinci bir tedbir talep edilmesinde hukuki yarar bulunmadığı gibi; kesinleşmiş takip, borca itiraz edilmemiş olması, teminatın üçüncü kişi ... tarafından ve ihtilaf konusu doğal gaz gelirlerinden karşılanması ile davacının borçsuzluk iddialarının yaklaşık ispatı sağlayamaması karşısında, İİK md. 72 f. 3 uyarınca icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmesinin koşullarının da oluşmadığını, açıklanan nedenlerle öncelikle dava dilekçesi ekinde sunulan vekaletnamenin geçerli olmadığı gözetilerek; davacı vekiline HMK m.76 ya uygun olarak geçerli vekaletname sunması için kesin süre verilmesine, verilen süre sonunda geçerli bir vekalet sunmaması halinde HMK 77 f . 1c/son uyarınca davacı asile tebligat yapılarak vekaletnameye istinaden yapılan işlemleri kabul edip etmediğinin sorulmasına, bu durumun dilekçeyle mahkemeye bildirilmemesi halinde ise davanın açılmamış sayılmasına (HMK md 77 f. 1c son), geçerli bir vekaletname yok ise geçerli bir tedbir kararının varlığından da bahsedilemeyeceği için 18.06.2026 tarihli ihtiyati tedbir kararın kaldırılmasına; İhtiyati tedbirin koşullarının oluşmadığı gözetilerek istinaf başvurularının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi’nin davacı ...[“... Şirketi” yönünden 02.06.2026 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbire ilişkin yapılan itirazın reddine ilişkin 18.06.2026 tarihli ihtiyati tedbir kararın kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı ... “... Şirketi”’ne tahmiline karar verilmesini talep etmiştir GEREKÇE:Talep; davacı aleyhine başlatılan icra dosyasında davalıya borçlu olunmadığının tespiti talebi ile açılan birleşen davada, vezneye yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine ilişkin ara kararın istinafı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince 02.06.2026 tarihli ara karar ile birleşen davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne ile takibin ve satışın durdurulmasına yönelik talebin reddine, ihtiyati tedbir talebinin icra dosyasına yatırılacak paranın davalı alacaklıya ödenmemesi yönünden kabulü ile takdiren menfi tespit davasına konu edilen miktar olan 52.325.388,71 Euro'nun % 15'i oranında teminat (nakit veya kesin süresiz banka teminat mektubu) yatırıldığında İİK 72/3. maddesi gereğince davacı borçlu tarafından İstanbul 37. İcra Dairesi ... Esas dosyasına yatırılacak paranın, davalı olan alacaklıya ödenmemesine karar verilmiş, davalının itirazı üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme sonunda 18.06.2026 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbire itirazın ve tedbirin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiş, bu ara karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İİK. 72/2 ve 3. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir, menfi tespit davaları için düzenlenmiş özel bir tedbir türü olup, İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden az olmamak kaydıyla göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. 6100 Sayılı HMK'nın 389/1 fıkrası uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Yine 6100 Sayılı HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir.Uyuşmazlığın niteliği, davadaki ispat yükü ve dosya kapsamındaki belgeler dikkate alındığında, somut olayda yaklaşık ispat şartının sağlandığının ve tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinin oluştuğunun kabulü gerekir. İcra hukuk mahkemesince verilen takibin geçici olarak durdurulması kararı, genel mahkemelerde açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir talep edilmesinde hukuki yararı ortadan kaldırmayacak olup, eldeki davanın, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olması ve dava dilekçesinde icra takibinin durdurulması talebinin uygun görülmemesi halinde İİK'nin 72/3. maddesi gereğince talepte bulunulmuş olmasına göre İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca %15 teminat karşılığında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde icra takibinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itirazın mahkemece reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Davacı tarafça ihtiyati tedbir kararında yazılı teminat şartının yerine getirilmiş olduğu, davacı vekilinin vekaletnamesinde eksiklik bulunduğuna ilişkin yapılan itirazın da HMK 77.maddesi kapsamında mahkemece değerlendirileceği gözetildiğinde davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2026