Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, sahte masraf faturası sunarak işverenin güvenini kötüye kullanan işçinin iş sözleşmesi feshini haklı bularak işe iade davasını reddetti.
Özet: Bu Yargıtay kararı, davacının şirkete gerçekte yapılmayan bir otel konaklamasına ilişkin sahte fatura sunarak 240 TL masraf beyan etmesi ve bu davranışının işverenin güvenini kötüye kullanma ile sadakat borcuna aykırılık teşkil etmesi nedeniyle, ilk derece mahkemesinin işe iade kararını bozarak iş akdinin İş Kanununun 25/II-e maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğine hükmederek davayı reddetmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2012/17859 E.  ,  2012/37920 K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

    DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
    Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
    Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    A) Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı 01.10.1990 tarihinden itibaren davalı şirketin ... Bölge Müdürlüğü satış temsilcisi olarak çalıştığını, 31.08.2009 tarihinde şirkete ibraz olunan 20.08.2009 tarih ve 2615 sayılı 240 TL faturada gerçek olmayan bir harcamayı beyan ettiğini ve bunu 31.08.2009 tarihli beyanı ile de ikrar ettiğini, bu nedenlerle işine son verildiğini, bu harcamanın Trabzon'da bulunan bir sağlık kuruluşuna cihaz alımında kullanıldığını, bu durumdan yönetici konumundaki ...'in haberi bulunduğunu, bu hususların davalı firma yetkililerince bilinmesine rağmen iş akdinin feshinin kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle fesih işleminin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
    B) Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı davacının 01.10.1990-04.09.2009 tarihleri arasında bölge müdürlü olarak görev yaptığını, iş akdinin gerçekte yapmadığı bir masrafa ilişkin fatura sunarak bu bedeli şirketten tahsil etmesi ve bu şekilde kendisine menfaat sağlayarak şirkete karşı sadakat borcuna aykırı hareket etmesi nedeniyle savunması alınarak işine son verildiğini, bu nedenlerle haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece davacının iş sözleşmesinin geçersiz feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    D) Temyiz:
    Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
    E) Gerekçe:
    Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının iş sözleşmesinin haklı ve geçerli nedenle feshedilip edilmediği noktasındadır.
    4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
    İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkânı vermez (Yargıtay 9. HD. 1.12.2009 gün, 2008/11819 E, 2009/32509 K).
    Somut olayda davacı davalı şirkette tıbbi tanıtım sorumlusu olarak çalışmaktadır. Davacı gerçekte otelde kalmadığı halde kalmış gibi 240 TL masraf yaptığını belirterek davalı şirkete fatura sunmuştur. Davalı tanığı ...’in miktarı fazla bularak konuyu davacıya telefonla sorduğunda davacının acentenin fiyatlara zam yaptığını söylediği, ...’in davacıya ikna olmadığını söylediğinde davacının bir müşterisinden talep ettiği bir harcamanın karşılığında bu faturanın alındığını, harcamanın acentenin düzenlediği konaklama faturası ile kapatıldığını belirtmesi üzerine ...’in tutanak tuttuğu, davacının 31.08.2009 tarihli iç yazışma başlıklı dilekçesiyle iki gecelik konaklamasını akrabasında kalarak yaptığını, şirket adına zorunlu bir harcama yapmasının gerektiğini, insiyatif kullanarak harcamanın bir kısmını karşılayabilmek için otelden iki günlük bir fatura isteyerek faturayı şirket için yaptığı harcamaya kullandığını belirtmiştir.
    Davacının otelde konaklamadığı halde iki gece konaklamış gibi masraf faturası sunması doğruluk ve bağlılığa uymayan bir davranıştır. Kaldı ki bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının söz konusu bedeli şirket adına harcadığına dair bir kanıt da sunulmamıştır. Tüm bunlara göre davacının doğruluk ve bağlılığa uymayan bu davranışı nedeniyle yapılan feshin 4857 Sayılı Yasa m.25/II-e kapsamında haklı nedene dayandığı açık olup, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
    4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
    F) Sonuç:
    HÜKÜM:
    Yukarda açıklanan gerekçe ile;
    1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. Davanın REDDİNE,
    3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
    4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 80.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
    5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
    6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
    Kesin olarak 15.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.