Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, teminat bonosu niteliği tartışması ve borcun muacceliyeti nedeniyle reddedilen ihtiyati haciz talebine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini yapmıştır.
Özet: Alacaklı şirket, vadesi geçmiş 5.000.000 TL bedelli bonoya dayanarak borçluların mal kaçırma girişimleri nedeniyle ihtiyati haciz talep etmiş, ancak ilk derece mahkemesi bononun teminat senedi olduğunu, tahsil koşullarının oluşup oluşmadığının yargılamayı gerektirdiğini belirterek talebi reddetmiş; alacaklı ise istinaf başvurusunda, senet üzerinde teminat ibaresi bulunmadığını, kayıtsız şartsız ödeme taahhüdü içerdiğini ve mahkemenin kendi gerekçesiyle çelişerek yazılı teminat belgesi yokluğuna rağmen senedi teminat olarak kabul etmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir.

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : 17/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/07/2026
NUMARASI : ...D.iş ...D.iş K.
İhtiyati Haciz Talep Eden : ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf : 1 -...
:2 -...
Vekili : Av. ...
Davanın Konusu : İhtiyati Haciz
G.KARAR YAZIM TARİHİ :18/09/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen değişik iş kararına yönelik ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İhtiyati haciz talep eden vekili ihtiyati haciz talepli dilekçesinde özetle; Borçlu taraflar ile alacaklı müvekkili şirket arasında mevcut ticari ilişki gereğince 22.08.2025 düzenleme tarihli 15.01.2026 vade tarihli 5.000.000,00 TL bedelli bono keşide edildiğini, borcun vade tarihi geçmiş ve borç muaccel hale gelmiş olmasına rağmen borç karşılığı olan 5.000.000,00 TL'nin müvekkili şirkete ödenmediğini, borçluların ödeme yapmadığı gibi borcun ifasından kaçınmak için mallarını kaçırma, malvarlığını azaltıcı işlemler yapma yönünde girişimlerde bulunduğunu, borçluların borca yetecek tutarda taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları, banka mevduatları ile adına kayıtlı vasıtaların ihtiyaten haczi ile trafikten men'ine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesi 10/07/2026 tarihli ara kararında; İhtiyati haciz talebine konu değişik iş başvuru dilekçesi ve bono incelendiğinde; bononun teminat amacıyla düzenlendiği, bu hususun bono üzerine yazıldığı, ayrıca senet üzerinde ciro edilemez kaydı bulunduğu, buna göre bononun teminatını teşkil ettiği borcun ödenip ödenmediği, diğer ifade ile teminat bonosunun tahsili koşullarının oluşup oluşmadığının, alacağın muaccel olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği ve İİK'nun 257/1 fıkrasında aranan koşulların oluştuğunun İİK'nun 258 fıkrası uyarınca yaklaşık düzeyde ispat olunamadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Borçlu taraflar ile alacaklı müvekkil şirket arasında var olan borç ilişkisine dayanarak 22.08.2025 düzenleme tarihli 15.01.2026 vade tarihli 5.000.000,00 TL bedelli bono keşide edildiğini, borcun vade tarihi geçtiği ve borcun muaccel hale gelmiş olmasına rağmen borç karşılığı olan 5.000.000,00 TL müvekkili şirkete ödenmemiş olup borçlu tarafların borcun ifasından kaçınmak için mallarını kaçırma, malvarlığını azaltıcı işlemler yapma yönünde girişimlerde bulunduğunun tespit edildiğini, borçluların borcun ifasını zorlaştırmak hatta imkansız hale getirmek maksadı ile bir takım işlemler yaptığı,adres değişikliği,pay devri ve malvarlığını hileli işlemlerle üçüncü kişiler üzerine geçirmeye yönelik faaliyetler içinde olduğunu, ihtiyati haciz talebi ile ....Asliye Ticaret Mahkemesinin...D.İş.sayılı dosyası üzerinden yaptıkları başvurunun bononun teminat amacı ile düzenlendiği,bononun teminatını teşkil ettiği borcun ödenip ödenmediği,diğer ifade ile teminat bonosunun tahsili koşullarının oluşup oluşmadığının, alacağın muaccel olup olmadığının ve İİK'nun 257/1 fıkrasında aranan koşulların oluştuğunun İİK'nun 258 fıkrası uyarınca yaklaşık düzeyde ispat olunamadığı gerekçesi ile reddedildiği, ancak mahkemenin kararının yerinde olmadığını, senet üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir ibare yer almadığı gibi, senedin hiçbir yerinde bu senedin neyin teminatı olduğuna ilişkin bir beyanda bulunmadığını, aksine senedi düzenleyen borçlular tarafından alacak miktarı olan tutarın kayıtsız şartsız alacaklıya ödeneceğinin taahhüt edildiğini, mahkeme vermiş olduğu kararda ''HGK'nun 14.3.2001 tarih ve 2001/12-233 sayılı ve yine 20.6.2001 tarih ve 2001/112-496 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır.İİK 169/a maddesi uyarınca belgede takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesi gereklidir''şeklinde değerlendirme yaptığını, ancak hemen akabinde vermiş olduğu kararda ''bononun teminatını teşkil ettiği borcun ödenip ödenmediği, diğer ifade ile teminat bonosunun tahsili koşullarının oluşup oluşmadığının, alacağın muaccel olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği''gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğini, bu hali ile öncelikle mahkemenin vermiş olduğu karar ile kararına gerekçe olarak ileri sunduğu hususların çelişir nitelikte olduğunu, ortada taraflar arasında bu senedin teminat senedi olduğuna ilişkin bir belge bulunmadığını, senet üzerinde de bu senedin neyin teminatı olduğuna ilişkin bir açıklama yer almadığını, kaldı ki senet üzerinde teminat senedi olduğu yönünde bir ibare de yer almadığını, tam tersi borçlu tarafın kayıtsız şartsız borç ikrarını, belli bir bedeli koşulsuz olarak ödeme vaadini içeren,beyanı ile bu yöndeki taahhüdünü kuvvetlendirdiği bir senet olduğunu, bu hali ile mahkemenin değerlendirmesi ve kararı hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş. ...K.sayılı ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılmasını ve mahkemece yapılacak olan istinaf incelemesi neticesinde ivedilikle ihtiyati tedbire karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.
Öte yandan, İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır.
Somut olayda; ihtiyati haciz talebine dayanak bonoda teminat bonosu olduğuna dair bir kayıt olmadığı gibi, ön yüzünde "ciro edilemez" yazılı olması tek başına senedin teminat senedi olduğu iddiasını ispata yeterli değildir.Talebe dayanak bonoda nakden kaydı bulunduğu, ihtiyati haciz talep edenin lehdar şirket olduğu gözönüne alındığında ihtiyati haciz için yeterli seviyede yaklaşık ispat bulunduğu dikkate alınmaksızın ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karar doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; ihtiyati haczin şartları oluşmasına rağmen, yerinde olmayan gerekçe ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi hatalı olup; bu yönden ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyasında verilen 10/07/2026 tarihli kararın HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince düzeltilerek aşağıdaki şekilde yeniden karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,
1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin KABULÜ İLE, alacağın % 20'si olan (1.000.000,00 TL) tutarında nakdi teminat mahkeme veznesine yatırıldığı ya da muteber bir banka mektubu sunulduğu taktirde karşı taraf borçlular .. Madencilik San.ve Tic.Ltd.Şti. Ve ...adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine (İİK.'nun 82. ve 83. maddeleri ile özel yasalarınca haciz edilemeyecek mal, hak ve gelirler ile maaş gelirleri ve maaş gelirinin yattığı banka hesapları hariç olmak üzere) 5.000.000,00 TL miktarla sınırlı olmak üzere İİK'nın 257. maddesi uyarınca İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,
2-İhtiyati hacze ilişkin müteakip işlemlerin ilk derece mahkemesinde takip edilmesine,
3-Alacaklı yararına takdir olunan 10.000,00 TL maktu vekalet ücretinin karşı taraftan alınarak ihtiyati haciz isteyene verilmesine,
4-İhtiyati haciz isteyen tarafından yapılan başvurma harcı ve peşin harç toplamı 2.042,00 TL harcın karşı taraftan alınarak ihtiyati haciz isteyene verilmesine,
B)İstinaf yargılaması bakımından:
1-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
2-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan tebligat ücreti 80,00 TL ve 435,00 posta ücreti ve 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.517,00 TL istinaf yargılama giderinin karşı taraftan alınarak ihtiyati haciz isteyene verilmesine,
3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
C) Gider avansından kalan kısmın re'sen yatırana iadesine,
Ç)İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.17/09/2026
...
Başkan...
Üye...
Üye...
Katip...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.