İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin orman yangınında zarar gören şirket arşivindeki ticari defter ve belgelerin TTK 82/7 uyarınca zayi olduğuna dair belge verilmesi kararı.
Özet: Bir şirket, merkez arşivinde meydana gelen orman yangınında ticari defter ve belgelerinin zayi olması nedeniyle Türk Ticaret Kanununun 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesini talep eden bir dava açmıştır; mahkeme, bu talep doğrultusunda, kanunda belirtilen otuz günlük başvuru süresinin başlangıcını, yani zararın öğrenildiği tarihi tespit etmek amacıyla, benzer davalardaki içtihatları ve yangın raporu gibi delilleri değerlendirerek yargılamayı sürdürmektedir.

T.C.
İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2026/1691 EsasKARAR NO :2026/688DAVA:Zayi Belgesi VerilmesiDAVA TARİHİ:11/09/2026KARAR TARİHİ:17/09/2026Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ...’taki ... yerleşkesinde bulunan merkezi arşivinde saklanan geçmiş dönem ticari defter ve belgeleri, 14-15 Temmuz 2026 tarihlerinde meydana gelen orman yangınında yanarak zayi olduğunu, yangın sonrası yapılan incelemeler ve 13.08.2026 tarihinde tebliğ edilen resmi İtfaiye yangın raporu ile hasar tespit tutanağı doğrultusunda hangi belgelerin zayi olduğu kesin olarak belirlenmiş olup, müvekkili şirketin iradesi dışında gerçekleşen bu durum nedeniyle belgelerin ibrazı imkânsız hale geldiğinden Türk Ticaret Kanunu’nun 82/7. maddesi uyarınca zayi olan ticari defter ve belgelerin zayi olduğunun tespiti ile müvekkili şirket adına zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı şirketin birkısım ticari defter ve belgeleri bakımından zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.Türk Ticaret Kanununun 82. Maddesinin 7. Fıkrasının "(7) Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca somut olayda mahkememizin yetkili ve görevli olduğu kanaatine varılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.b) Yargı yolunun caiz olması.c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.e) Dava takip yetkisine sahip olunması.f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." Somut olay bakımından dosyaya ibraz edilmiş olan belgeler üzerinden yapılan incelemede; davacının kanuni merkezinin Beyoğlu İstanbul adresinde bulunmasına rağmen şirketin tüm operasyon birimleri ve yönetim kadrosunun ... Mahallesi Merkez Sokak No:194 .../... adresindeki ... yerleşkesinde bulunduğunu, 14.07.2026 tarihinde ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Mevkii’nde meydana gelen ve ... yerleşkesine de yayılan orman yangını sonucunda davacının geçmiş dönem ticari defter ve belgelerinin zayi olduğundan bahisle dava dilekçesinde eklenmiş olan listedeki evraklar bakımından zayi belgesi verilmesi istemi ile 11/09/2026 tarihinde işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2025/84 Esas, 2025/140 Karar Sayılı, 03/02/2025 Tarihli " 6102 sayılı TTK'nın 82/7'ye göre hak düşürücü sürenin başlangıcı ziyaın öğrenildiği tarihtir. Zayiye sebebiyet veren yangının 01.08.2024 tarihinde başladığı ve 21.08.2024 tarihli yangın raporu düzenlendiği dava dilekçesinde beyan edilmiştir. Dava ise; 10.12.2024 tarihinde açılmıştır. Davacı vekili yangın raporunun tebliğ edilmediğini; çıkan yangında tüm fabrikanın yandığını beyan etmiştir. Tüm fabrika yanacak kadar büyük bir yangın çıktığı anlaşılmakla birlikte fabrika alanında bulunan yangında ticari defterlerin de yandığını anlamak, zayi belgesi talep etmek için yangın raporunun davacı şirkete tebliği gerekmemektedir. Tüm fabrika yandığına göre; en geç yangın raporu -21.08.2024 tarihi itibariyle zayi belgesi talep edilen ticari defter ve belgelerin yandığının öğrenildiğinin kabulü gerekir. ... Elbette yangının başladığı gün hak düşürücü sürenin başlangıcına esas alınamaz, ancak yangın raporu düzenleme tarihinden çok sonra açılan davanın süresinde olduğunun kabulü mümkün olmadığından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. " şeklindeki gerekçeli ilamı kapsamında somut olayda her ne kadar yangın 14/07/2026 tarihinde meydana gelmiş ise de davacı tarafından 12/08/2026 tarihinde ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Dairesi Başkanlığına başvuru yapılarak raporun talep edilmesi üzerine 13/08/2026 tarihinde taleplerine cevap verildiği, davacının hak düşürücü sürenin başlangıcını bu tarih kabul ettiği anlaşılmakta ise de yangın raporunun 21/07/2026 tarihinde tutulmuş olduğu, davacının en geç bu tarih itibari ile defterlerinin zayi olduğunu öğrenmiş sayılması gerekmekte olup 21/07/2026 tarihi ile davanın açıldığı 11/09/2026 tarihi arasında 30 günlük hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu kabul edilerek HMK m.30 hükmü göz önünde alındığında gereksiz yargılama giderlerine sebebiyet verilmemesi amacıyla re'sen dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK m.114 ve 115 hükümleri uyarınca davacının davasının dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davacının davasının TTK m.82 hükmü uyarınca hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle USULDEN REDDİNE,2-İşbu dava sebebiyle alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya ödenmesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/09/2026Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır