Danıştay 5. Daire, 375 sayılı KHK geçici 35/B uyarınca FETÖ/PDY ile irtibatlı/iltisaklı bulunarak kamu görevinden çıkarılan davacının temyiz talebini, etkin pişmanlık beyanları ve ardışık arama kayıtlarına dayanarak reddetmiştir.
Özet: Kamu görevinden çıkarılan davacının, hakkında devam eden kovuşturma ve mahkumiyet hükmü kesinleşmese de masumiyet karinesi ilkesi çerçevesinde idari yargı mercilerince ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek; örgüt içinde öğretmen konumunda olan bir şahsın davacıyı teşhis edip dini sohbetler verdiğini beyan etmesi, ayrıca terör örgütünün örgütsel arama yöntemlerine uyan ardışık grup aramalarına ait tekil aranma kayıtlarının tespit edilmesi gibi somut kanıtlar ışığında, davacının silahlı terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğu sonucuna varılarak kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygun olduğuna karar verilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2022/16619Karar No : 2025/13964 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Av. ...İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmediği, değerlendirmenin neye göre yapıldığının ve bu değerlendirmeye hangi fiil veya davranışların esas alındığının ortaya konulmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, istinaf kararının gerekçesiz olduğu, Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla irtibatlı/iltisaklı olduğu hususuna ilişkin olarak somut bilgi ve belge ortaya konulamadığı iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Bununla birlikte, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında devam eden kovuşturma bilgisine yer verildiği görülmüş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği devam eden kovuşturma bilgisinin, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Öte yandan, davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "...Etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde beyanı alınan ve örgüt içerisinde öğretmen konumunda bulunduğu belirlenen E.A. isimli şahıs, 'Bandırma’da tek olarak ilgilendiğim asker şahıs; ... (davacı) isimli şahıs; Bandırma’da ilk tanıştığımda bu şahıs bekardı, sonradan evlendiğini ve eşinin kamuda öğretmen olduğunu hatırlıyorum. Bu şahsa dini sohbetler verir, Fetullah GÜLEN videoları izletir, Risale, İlmihal okur, namaz kıldırırdım.' şeklinde beyanda bulunarak sanığı teşhis etmesi ile hakkında soruşturma yürütülmüştür......Kovuşturma kapsamında Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığı bünyesinde oluşturulan veri havuzunda ATAÇ (Analizcinin Takım Çantası) programı üzerinden yaptırılan sorgulamada, sanık ...'ün 06.03.2012 18.09.2014 tarihi aralığında Balıkesir, Kocaeli ve Bursa illerinden tekil nitelikte aranma kayıtları ile aynı illerde kurulu bulunan sabit hatlardan ardışık grup araması tabir edilne örgütsel arama yöntemlerine uyum gösteren 11 grupta 14 aranma kaydının bulunduğu tespit edilmiştir" şeklindeki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tespitler birlikte incelendiğinde davacının silahlı terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğu sonucuna varılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilemeyen yargılama giderinin tahsili için mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.