Kamu görevlisi veya banka çalışanı gibi tanıtarak işlenen dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Sanığın, kendisini kamu görevlisi veya banka çalışanı olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık suçundan ilk derece mahkemesince verilen 8 yıl 4 ay hapis ve 6.933.300 TL adli para cezası ile mahkumiyet hükmü, istinaf mahkemesince esastan reddedildikten sonra yapılan temyiz incelemesinde, sanık müdafiinin eylemi gerçekleştirmediği ve dolandırıcılık kastının bulunmadığına dair iddiaları reddedilerek, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun olduğu, eylemin sanık tarafından sabit görüldüğü, toplanan delillerle uyumlu vicdani kanaatin oluştuğu ve cezanın orantılı belirlendiği gerekçeleriyle hukuka aykırılık bulunmadığına karar verilerek kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2405 E., 2025/885 K.SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜM : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasıYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Ayrıca sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin de 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Çeşme Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2025 tarihli ve 2025/133 Esas, 2025/109 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında "kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L-son,43/1, 62, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 6.933.300,00 TL adli para ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 11.12.2025 tarihli ve 2025/2405 Esas, 2025/885 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli kesin delil bulunmadığına, sanığın dolandırıcılık kastının bulunmadığına ilişkindir.III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, kararında sanık müdafinin öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çeşme Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.