Marka tescil başvurusuna yapılan itirazın reddi sonrası YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü talebiyle açılan davada temyiz onaması.
Özet: Bu karar, "..." ibareli tescilli ve tanınmış markasının sahibi davacının, davalı şirketin "..." ibareli marka başvurusuna ilişkin benzerlik, tanınmışlık ve kötüniyet iddialarıyla yaptığı itirazın Türkpatent YIDK tarafından reddedilmesi üzerine açtığı iptal ve hükümsüzlük davasında; ilk derece mahkemesi, bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay tarafından, markalar arasında iltibas, görsel, sesçil ve anlamsal bir benzerlik bulunmadığı, tanınmışlık ve kötüniyet şartlarının oluşmadığı gerekçeleriyle davacı taleplerinin esastan reddedilerek davalı markasının tesciline engel bulunmadığının kesin olarak hükmedildiğini belirtmektedir.
11. Hukuk Dairesi         2025/5506 E.  ,  2026/2489 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1115 Esas, 2025/1252 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/302 E., 2023/148 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli markalarının bulunduğu, müvekkilinin markasının tanınmış marka olarak da koruma altına alındığını, bu markaları mesnet göstererek davalı şirketin 2020/51564 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu markanın müvekkili markasına ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, müvekkili markalarının tanınmışlığı nedeniyle tescil engeli bulunduğu, gerçek hak sahipliği ve ticaret unvanı gerekçeli itirazlarını reddinin de hatalı olduğunu, başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2022-M-... sayılı kararının iptali ile tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili, müvekkilinin "..." ibareli markalarının uzun yıllardır tescilli olduğunu, taraf markalarının benzemediğini, davacının 30. sınıf mallar dışında markasını kullanma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, tanınmışlık ve kötüniyet şartlarını bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmündeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu, davacı tarafın "..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3 hükmü anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5 hükmündeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, SMK'nın 6/9 hükmü anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, tarafların markalarının asıl unsurunu oluşturan "..." ve "..." ibareleri arasında anlamsal bir benzerlik görülmediği, fonetik açıdan da sözcükler farklı olduğundan bir benzerliğin bulunmadığı, taraf markalarının kısa kelime markaları olduğu gözetildiğinde başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirketin 2020/51564 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının "..." ibareli markalarına dayalı itirazının nihai olarak reddine ilişkin YİDKin 2022-M-... sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.