Yargıtay 11. Ceza Dairesi, bilişim sistemleri ve banka aracılığıyla dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararını, adli para cezasının infazı hususlarını da değerlendirerek oybirliğiyle onamıştır.
Özet: Bilişim sistemlerini, banka veya kredi kurumlarını araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde, sanık müdafiinin duruşma talebi reddedilirken, adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceği yönündeki ibarenin, 5275 sayılı Kanunun değişik 106/3. maddesi uyarınca kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği imkanı göz önüne alındığında infaz yetkisini kısıtlar nitelikte olduğu belirtilmiş ancak bunun bozma nedeni yapılmayarak infazda gözetilmesi olanaklı görüldüğünden, yargılamanın hukuka uygun yürütüldüğü, delillerin yeterli ve suç vasfının doğru belirlendiği tespitiyle mahkûmiyet kararının oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/123 E., 2016/301 K.SUÇ: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca reddine karar verildikten sonra gereği görüşüldü:Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.