Tanınmış ve yüksek ayırt ediciliğe sahip markanın temel unsurunu içeren yeni başvuruya itiraz sonrası karıştırılma ihtimali nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince onaylanan hükümsüzlük kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı şirketin tanınmış markasına dayanarak, davalının ibareli marka başvurusunun hükümsüzlüğü ve Türkpatent kararının iptali talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, markalar arasında Sınai Mülkiyet Kanununun 6/1 maddesi uyarınca karıştırılma ihtimali bulunduğu ve davalının başvurusundaki ibarenin yeterli ayırt edicilik sağlamadığı gerekçesiyle, davalının marka başvurusunun tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne hükmetmiş olup, bu karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/5460 E.  ,  2026/2487 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/929 Esas, 2025/1164 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/229 E., 2023/91 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişinin 2021/01186 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince adına tescilli "..." ibareli markalara dayalı olarak başvuruya itiraz edildiğini, davalı Kurum tarafından müvekkili itirazının reddine karar verildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik bulunduğunu, emtia benzerliğine ilişkin koşulun da gerçekleştiğini, bu durumun markaların karıştırılmasına yol açacağını, müvekkiline ait “...” markasının, Türkiye’nin en güçlü, en tanınmış markalarından olduğunu, ayırt edici niteliğinin çok yüksek bulunduğunu, ... Holding şirketlerinin faaliyet gösterdiği alanların kapsamı da gözetildiğinde, davalının “...” ibaresini seçerek, müvekkillerine ait tanınmış marka niteliği taşıyan ve ayırt ediciliği yüksek bir ibare olan “...” markasına yakınlaşma çabası içerisinde olduğunu, “...” ibaresinin marka olarak tescilli olmasının yanı sıra müvekkiline ait birer sınai mülkiyet hakkı olan alan adının ve ticaret unvanının da esas unsurunu oluşturduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) 2022-M-... sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili, müvekkili başvurusunda ilk okunan hecenin "..." hecesi olduğunu, soldan sağa okuma alışkanlığı dikkate alındığından bu durumun müvekkili markasına ayırt edicilik sağladığını, davacıya ait markaların ise bir hayvan cinsini tanımlayan "..." ibaresinden oluştuğunu, müvekkilinin dava konusu başvuruyu adı olan ...'un ilk hecesi ile soyadının ilk üç harfi olan "..." ibaresinden esinlenerek türettiğini, davacı markalarında bulunan "..." ibaresini, yüksek bir çoğunlukla "koçailem, koçfinans, ... faktoring, ... leasing, ... digital, ... kuleleri, ... üniversitesi, vs." şeklinde söz dizisinin önünde kullandığını, müvekkili markası ile davacı markaları arasında benzerlik ve iltibas şartlarının oluşmadığını, markaların görsel, işitsel, kavramsal ve genel görünümleri itibariyle farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 2021/01186 sayılı markanın tescili talep edilen 24. ve 25. sınıftaki malların tamamının, davacı yanın markalarının kapsamlarında yer alan mal/hizmetler ile aynı/aynı tür veya benzer nitelikte olduğu, davaya konu 2021/01186 sayılı davalı şahıs markası ile davacı şirketin itiraza ve hükümsüzlük talebine dayanak markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. hükmü kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu, davaya konu 2021/01186 sayılı davalı şahıs markası açısından, SMK’nın 6/5 hükmü şartlarının oluşmadığı, SMK'nın 6/6 hükmü koşullarının da somut olayda bulunmadığı, kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'in 2022-...sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira davacının yüksek düzeyde tanınmışlığa sahip markalarını oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, dolayısıyla Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı gerçek kişinin 2021/01186 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının "..." ibareli markalarını mesnet göstererek iltibas, tanınmışlık, ticaret unvanı ve kötüniyet hukuki sebep ve vakıalarına dayanarak yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine ilişkin TÜRKPATENT YİDK'in 2022-... sayılı kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı Kurum'a yükletilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.