İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, ticari davada tüzel kişilik perdesinin aralanması ve örtülü işletme devri iddialarıyla ihtiyati haciz sonrası icra dosyasındaki paranın ödenmesi talebine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı vekilinin, menfi tespit davası kapsamında verilen bir ara karara karşı yaptığı istinaf başvurusunu konu almaktadır; başvuruda, davacı vekili, tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesi gereğince, müvekkilinin alacaklı olduğu eski şirketin borçlarının, örtülü olarak devralınan yeni şirketin kurucusu ve idarecisi olan davalı şahsa yüklenebileceğini ileri sürmekte, davalının kendi beyanları ve benzer bir konuda kesinleşmiş başka bir mahkeme kararı ışığında, davalının borçtan şahsen sorumlu olduğunu ve bu çerçevede icra dosyasında ihtiyati hacizle tutulan paranın müvekkiline ödenmesine karar verilmesi gerektiğini savunmaktadır.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1433
KARAR NO : 2026/1922
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/06/2026
NUMARASI : 2025/1046 Esas
DAVA : MENFİ TESPİT
TALEP :Mahkemece verilen istinaf incelemesine konu karar kaldırılarak talep gibi İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2024/10058 Esas sayılı icra takip dosyasına gelen paranın davacıya ödenmesine karar verilmesi,
KARAR TARİHİ :15/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/09/2026
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1046 Esas sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sırasında mahkemece oluşturulan 25.06.2026 tarihli arar kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkemeye verdiği 01/06/2026 tarihli dilekçe ile; Müvekkili şirketin dava dışı ... AŞ. isimli şirketten 2004 yılında ilama bağlanmış yargılamaya istinaden alacaklı olduğunu, bu şirketin, tüzel kişiliği perdelenmek suretiyle örtülü olarak.... AŞ. ye devredilmiş olduğuna yönelik İzmir 2 Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin 2016/1400 E. sayılı dosyası üzerinden yargılama yapıldığını, böylelikle müvekkili şirketin alacağının .... AŞ. den tahsili yönünde karar tesis edildiği ifade edildiğini, davalı....'in, açık ve tereddütsüz beyanı ve mahkeme dosyasına ibraz ettiği dilekçe ile, .... AŞ. nin örtülü ortağı ve aslen kurucusu olduğunu beyan ettiğini, tüm yönetim ve idarenin kendisine ait olduğunu ifade ettiğini keza şirketin kendisi tarafından kurulduğunu kabul ettiği beyanına istinaden, sunulu Yargıtay kararları ışığında, davalının borçtan şahsen sorumlu tutulması gerektiği iddia edilmek suretiyle huzurdaki davanın ikame edildiğini, mahkemeden, yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği kanaatiyle ihtiyati haciz talep edildiğini, talebinin kabul edildiğini, davalının itirazları BAM tarafından reddedilerek kararın yerinde olduğu kesin olarak ortaya konulduğunu, gelinen aşamada, tarafının talebi, mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına istinaden haczedilen ve halihazırda icra dosyasında bulunan tutarın müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesi noktasında olduğunu, ilk aşamada, mahkemenin bu yönde vereceği kabul kararının, davanın nihayetinde vereceği karar olacağı ve ihtiyati haciz kararının davanın sonuca ulaştıracak nitelikte olmaması gerektiği düşünülse de, mahkemece aşağıdaki açıklamalarının dikkate alınarak, özellikle mahkemece haczedilmiş bulunan ve icra dosyasında bulunan tutarın, aslen yine müvekkilinin alacaklı olduğu ... AŞ. tarafından davalı ....' in alacaklı olduğu dosyaya yatırılmış olduğu gözönüne alınmak suretiyle tutarın müvekkiline ödenmesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini dilediğini, müvekkilinin ... AŞ. den alacağının .... AŞ.den tahsiline karar verildiğini, .... aleyhine icra takibi ikame edildiğini ve haciz tesis edildiğini, müvekkilinin Davalı .... AŞ. den alacaklı olduğunu, bu durumun İzmir 2 Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin 2016/1400 E sayılı dosyası üzerinden karara bağlandığını, dosyanın halihazırda İstinaf incelemesinde olduğunu, davanın konusu, dava dışı ... şirketinin borcun ödenmesini engellemek amacıyla örtülü olarak şirketi ... AŞ. isimli şirket ile perdelemiş olduğu, tüzel kişilik perdesinin aralanmak suretiyle ... AŞ. nin borçtan sorumlu olduğunun tespiti olduğunu, anılı dosyanın bilirkişi raporunda yer aldığı üzere, bu hususun daha önce bir banka tarafından da dile getirilmiş olduğunu ve tüzel kişilik perdesinin aralanmasına karar verildiğini, davacısının .... TAŞ. ve davalının ... AŞ. olduğu ve İzmir BAM 5 Hukuk Dairesinin 2018/819 E 2019/16 K sayılı 09.01.2019 tarihinde kararın kesinleştiği anlaşıldığını, anılı kararda, ... AŞ. nin menkul ve gayrimenkullerinin, şirketinin devamını imkansız hale getirecek oranda ... AŞ. ye devredilmiş olmasının işletme devri sayılacağı örtülü işletme devrinin tüzel kişiliği perdelemiş olduğu perdenin kaldırılması gerekeceğine işaret edildiğini, yani, ... AŞ. nin, ... AŞ. ye devredilmiş olduğu konusunda verilmiş kararın 2019 tarihinde BAM denetiminden geçerek kesinleştiğini, öyle ki, BAM kararında, her ne kadar davanın tasarrufun iptali olarak ikame edilmiş olduğu anlaşılmakta ise de, hukuki nitelemenin hakime ait olduğu ve yapılan devir işleminin iptali gerektiğine işaret ettiğini, gelinen noktada, her ne kadar 2016/1400 E sayılı dosya kesinleşmemiş ise de aynı konuda .... TAŞ. tarafından ikame edilen davada kararın kesinleşmiş bulunmakta olduğunu, bu aşamada, 2016/1400 E sayılı dosyada verilen karara istinaden tarafımızca ... aleyhine İzmir 18.İcra Müdürlüğü ' nün 2025/783 E sayılı icra dosyası ikame edilmiş olup, ... nin, tüm menkul ve gayrimenkulleri ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına haciz konulduğunu, mahkemenin de bildiği üzere davalı ..., ... AŞ. den sözde alacaklı olduğu iddiası ile, 3.670.000.-EURO (üc milyon altıyüz yetmiş bin) tutarlı bir senede istinaden icra takibi ikame ettiğini ve konu senet İzmir 17 İcra Müdürlüğü ' nün 2024/10058 E sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu edildiğini, bu dosyada alacaklı olduğu iddiasında olan davalı ..., ... AŞ. nin menkul ve gayrimenkulleri ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarına haciz koyduğunu, yine mahkemenin bildiği üzere, ... AŞ., İzmir 3 ATM 2024/888 E sayılı dosya üzerinden menfi tespit davası ikame ettiğini, mahkemece, takibin tedbiren durdurulmuş olup, yukarıda yazılı icra dosyasına halihazırda, ... ' ya borçlu olan şirketler tarafından hacze istinaden para gönderilmekte olduğunu, tutarın icra dosyasında depo edildiğini, takibin tedbiren durdurulduğunu, tam da bu noktada bildirmek istediğinin, ...'in alacaklarına, mahkemenin ihtiyati haciz kararına istinaden haciz konulmuş olduğundan, anılı icra dosyasında ... ...'nın alacaklarına haciz konulduğunu, bu tutar, ...'nın 3. Kişilerdeki alacaklarından, banka hesaplarından gelmekte olup, aslen ...' ya ait olduğunu, müvekkili tarafından haczedildiğini, anılı dosya incelendiğinde, ... ... nın alacaklı olduğu dosyada, konu haczin herhangi bir sebeple kaldırılması halinde tutarın ... AŞ. ye iade edilmeksizin, tarafının alacaklı olduğu ilama istinaden acılan İzmir 18 İcra Md.2024/783 E sayılı dosya gereği haczedilerek dosyaya ödenmesine karar verilmesinin istenildiğini, mahkeme kararına istinaden haczedilen tutarın, zaten ... aleyhine verilen karara istinaden ikame edilen icra takibi üzerinden yine tarafınca haczedilmiş bulunduğunu, ... AŞ. tarafından açılmış menfi tespit davasının kabul edilmesi halinde tutarın ... ' ya değil müvekkiline ödeneceğini, diğer yandan, davanın reddi halinde ise bu kez .... AŞ. nin ... ' e borçlu olduğunun anlaşılacağını ve tutarın yine tarafına ödeneceğini, her iki durumda da tarafına ödenecek olan tutarın, yargılama sonucu beklenerek, dosyada tutulmasının usul ekonomisine aykırılık teşkil etmekte olduğunu, nitekim, ... AŞ. defter ve kayıtlarının incelendiğini ve konu defterlerde ... tarafından ... e verilen bir senet, yahut ... tarafından, senet verilmesi gerektiren bir borç transferine rastlanmadığını, bu husus hakkında İzmir C. Savcılığı ' nın 2023/73715 Sor sayılı dosyasında incelenerek rapor tanzim edildiğini, tutarın her şartta müvekkiline ödeneceği tartışmasız iken, mahkemece değerlendirme yapılmak suretiyle depo edilen tutarın müvekkili şirketin alacağına istinaden müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ettiğini belirtmiş , bu bağlamda, İzmir 9 Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/429 E 2018/123 K sayılı ilamının İzmir BAM 5 HD 2018/813 E 2019/16 K sayılı ilamı ile kesinleşmiş kararının,(EK-1) İzmir Cumhuriyet Savc. 2024/168327 Sor sayılı dosyası üzerinden yapılan bilirkişi incelemesine istinaden hazırlanan rapor dikkate alınarak (EK-2) haczedilen tutara istinaden İzmir 17 İcra Müdürlüğü ' nün 2024/10058 E sayılı dosyasında bulunan tutarın müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince istinaf incelemesine konu ara karı ile; "... Mahkememiz dosyasının incelemesinde; davacı tarafça davalıların aslen davalı ... tarafından kurulup yönetilen tüzel kişilikler olduğu dikkate alınarak; müvekkili şirketin alacağının tahsilini engelleme amacıyla düzenlenmiş bulunan ve gerçek bir borç ilişkisine dayanmayan 30.12.2014 tanzim, 11.11.2024 vade tarihli 3.670.000,00 EURO bedelli senedin muvazaa nedeniyle iptaline, konu senede dayalı olarak konulan hacizlerin kaldırılmasına, davalılardan ... ... ' nın eylemleri ile kötüniyetli olarak tüzel kişilik perdesini kullandığı, tüm şirketlerin kendisi tarafından kurulup yönetildiği kendi beyanı ile sabit olmakla adı geçenin müvekkili şirketin (steyr bölge mahkemesinde 3 cg 15/13 a - 84 sayılı dosyası ile hüküm altına alınmış ve İzmir 2 Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin 2021/110 E. ve 2022/468 K. sayılı dosyası üzerinden tanınarak tenfiz edilmiş kararda yer alan borç tutarı olan 270.798,87 EURO dan karar tarihine kadar işlemiş ve işleyecek faiz ve sair tüm fer'ileri ile birlikte şahsen sorumlu olduğunun tespitine, bu doğrultuda tahsilde tekerrüre meydan vermemek kaydıyla İzmir 6. İcra Müdürlüğü 2023/19741 E Ve 18 İcra Müdürlüğü 2025/783 E Sayılı icra dosyalarına borçlu eklenmesine karar verilmesine yönelik Mahkememize dava açıldığı ve dava dilekçesinde, alacağın tahsilini teminen ve davalının ileride haksız çıkması halinde alacağın tahsili imkansız hale geleceğinden teminat aranmaksızın yahut mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında, davalı ... ...'nın menkul ve gayrimenkulleri ile 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir yahut ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir konulmasının talep edildiği, Mahkememizin 07/11/2025 tarihli ara kararı ile; "Davacının ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir konulması talebinin KABULÜ ile; Dava değeri olan 13.122.913,24 TL ile sınırlı olmak üzere davalı ... ...'nın menkul ve gayrimenkul ile 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ NİTELİĞİNDE İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, Karşı tarafın ve 3.şahısların muhtemel zararlarına karşılık olarak takdir olunan %15 teminat (1.968.436,98-TL) nakit veya müddetsiz bir banka teminat mektubunun ibrazına, Kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde infaz edilmemesi halinde,ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir konulması kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağına" karar verildiği, davacı tarafından 10 günlük süre içinde teminatın yatırılmadığı, davacı vekili tarafından 15/12/2025 havale tarihli dilekçesi ile; 7.11.2025 tarihli kararda yerini bulan İİK 257. Madde şartlarının bulunduğuna yönelik tespit gereğince davalı ... .. nin borcu karşılayacak menkul ve gayrimenkulleri ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesinin talep edildiği, Mahkememizce 17/12/2025 tarihinde "Davacının ihtiyati haciz talebinin KABULÜ ile; Dava değeri olan 13.122.913,24 TL ile sınırlı olmak üzere davalı ... ...'nın menkul ve gayrimenkul ile 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, Karşı tarafın ve 3.şahısların muhtemel zararlarına karşılık olarak takdir olunan %15 teminat (1.968.436,98-TL) nakit veya müddetsiz bir banka teminat mektubunun ibrazına karar verildiği , davacı tarafça 22/12/2025 tarihli dilekçe ile davanın yabancı para üzerinden açıldığından bahisle ihtiyati haciz kararının 270.798,87 Euro bedelin TL karşılığı olan 13.122.913,24 TL üzerinden tesissine şeklinde düzeltilmesine karar verilmesinin talep edildiği, Mahkememizce 24/12/2025 tarihinde "Davacı vekilinin MADDİ HATANIN DÜZELTİLMESİ TALEBİNİN KABULÜ İLE, Mahkememizin 2025/1046 Esas sayılı dosyasında verilen 17/12/2025 tarihli ara kararın hüküm kısmının 1. ve 2. bendinin "1-Davacının ihtiyati haciz talebinin KABULÜ ile; Dava değeri olan 270.798,87 Euro bedelin TL karşılığı olan 13.122.913,24 TL ile sınırlı olmak üzere davalı ... ...'nın menkul ve gayrimenkul ile 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, 2-Karşı tarafın ve 3.şahısların muhtemel zararlarına karşılık olarak takdir olunan %15 teminat (1.968.436,98-TL) nakit veya müddetsiz bir banka teminat mektubunun ibrazına," olarak düzeltilmesine, Düzeltilen husus ile ilgili Mahkememiz iş bu Maddi Hatanın Düzeltilmesi kararının 17/12/2025 tarihli ara karara eklenmesine, İş bu Maddi Hatanın Düzeltilmesi kararın taraflara tebliğine, " karar verildiği , ihtiyati haciz kararı ile belirlenen teminatın davacı tarafça 25/12/2025 tarihinde yatırıldığı belirlenmiştir. Her ne kadar davacı tarafça Mahkememizin ihtiyati haciz kararı doğrultusunda İzmir 17 İcra Müdürlüğü ' nün 2024/10058 E sayılı dosyasında bulunan tutarın müvekkiline ödenmesine karar verilmesine yönelik olarak talepte bulunulmuş ise de ; davacı talebinin davanın esasını çözecek nitelikte bir talep olduğu , Mahkememizce davanın esasını çözecek şekilde her hangi bir ara karar verilemeyeceği" şeklindeki gerekçesi ile; davacının yasal koşulları oluşmayan talebinin REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Talepte bulunan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı şirketin müvekkiline borçlu olduğunu, borcun tahsili aşamasında adı geçen şirketin ... AŞ ye devredildiğini, bu şirketin borçlu şirketi ile organik bağınında tespit edildiğini, adı geçen şirket aleyhine ikame edilen dava sonucunda ... şirketinin de borçlu olduğunun hüküm altına alındığını, müvekkilinin hem ... AŞ hem de ... AŞ den alacaklı olduğunu, davalı ... ...'nın müvekkilinin alacaklarını tahsil etmesinin önüne geçmek amacıyla ... AŞ'ye bedelsiz senedi takibe koymak suretiyle icra takibi ikame ettiğini, ancak ... ...'nın bu alacağına ihtiyati haciz konulduğunu, diğer yandan ... AŞ'nin ... ... aleyhine İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/888 Esas sayılı menfi tespit dosyasını konu ettiğini, İzmir Cumhuriyet Savcılığına bedelsiz senedi icra takibine konu etme isnadı ile şikayetçi olunduğunu, yapılan incelemede ... AŞ'nin ... ...'ya borçlu olmadığını, şirket kayıtlarında bu yönde bir borca rastlanmadığının tespit edildiğini, senedin müvekkiline borçlu ... AŞ'nin menkul ve gayrimenkullerine haciz koymak amacıyla bedelsiz olarak düzenlenerek icra takibine konu edildiğini, ... ...'nın ... AŞ'den olan alacağına mahkemece ihtiyati haciz konulmuş olup, ihtiyaten haczedilen tutarın müvekkili şirkete ödenmesi taleplerinin yerinde ve haklı olduğunu, Mahkemece taleplerinin davanın esasını çözecek nitelikte olması hasebiyle reddedildiğini, aslen müvekkili şirketin zaten ... şirketinden alacaklı olduğu ve ... AŞ tarafından ... ... aleyhine açılan menfi tespit davasının reddi halinde de kabulü halinde de tutarın müvekkili şirket tarafından haczedilmiş olmasının karşısında paranın icra dosyası içinde bırakılmasının hukuk ekonomisi ilkesine aykırı olduğunu, alacaklı müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zarara uğramasına sebebiyet verdiği yönündeki iddialarının değerlendirilmediğini, müvekkilinin ... AŞ'den alacağının ... AŞ'den tahsiline karar verildiğini, ... aleyhine icra takibi ikame edildiğini ve haciz tesis edildiğini, müvekkilinin davalı ... AŞ'den alacaklı olduğunu, bu durumun İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1400 Esas sayılı dosyası üzerinden karara bağlandığını, dosyanın halihazırda istinaf incelemesinde olduğunu, davanın konusunun dava dışı ... şirketinin borcun ödenmesini engellemek amacıyla örtülü olarak şirketi ... AŞ isimli şirket ile perdelediğini, tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle ... AŞ'nin borçtan sorumlu olduğunu, anılı dosyanın bilirkiş raporunda yer aldığı üzere bu hususun daha önce bir banka tarafından da dile getirildiğini, tüzel kişilik perdesinin aralanmasına karar verildiğini, davacısının.... TAŞ ve davalının ... AŞ olduğu ve İzmir BAM 5. Hukuk Dairesinin 2018/819 Esas, 2019/16 Karar sayılı kararının 09/01/2019 tarihinde kesinleştiğini, anılı kararda ... AŞ'nin menkul ve gayrimenkullerinin, şirketinin devamını imkansız hale getirecek oranda ... AŞ'ye devredilmiş oolmasının işletme devri sayılacağını, örtülü işletme devrinin tüzel kişiliği perdelemiş olduğunu, perdenin kaldırılması gerekeceğine işaret edildiğini, davalı ... ...'nın ... AŞ'den sözde alacaklı olduğu iddiası ile 3.670.000 Euro tutarlı bir senede istinaden icra takibi ikame ettiğini ve konu senedin İzmir 17 İcra Müdürlüğünün 2024/10058 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu edildiğini, bu dosyada alacaklı olduğu iddiasında olan davalı ... ...'nın ... AŞ'nin menkul ve gayrimenkulleri ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına haciz koyduğunu, bu bağlamda haczedilen tutara istinaden hazırlanan rapor dikkate alınarak İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2024/10058 Esas sayılı dosyasında bulunan tutarın müvekkiline ödenmesine ilişkin taleplerinin reddine yönelik yerel mahkeme ara kararının kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep; Mahkemece daha önce verilen ihtiyati haciz kararı doğrultusunda, İzmir 17. İcra Müdürlüğü ' nün 2024/10058 E sayılı icra takip dosyasına gelen paranın eldeki dava dosyasının davacısına ödenmesine karar verilmesi yönündeki davacı talebinin reddine yönelik İlk Derece Mahkemesince verilen 25.06.2026 tarihli ara kararının kaldırılması istemine yöneliktir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacı vekilinin 01/06/2026 tarihli dilekçesindeki talebi kapsamında; "..Her ne kadar davacı tarafça Mahkemenin ihtiyati haciz kararı doğrultusunda İzmir 17. İcra Müdürlüğü ' nün 2024/10058 E sayılı dosyasında bulunan tutarın müvekkiline ödenmesine karar verilmesine yönelik olarak talepte bulunulmuş ise de ; davacı talebinin davanın esasını çözecek nitelikte bir talep olduğu, Mahkemece davanın esasını çözecek şekilde her hangi bir ara karar verilemeyeceği şeklindeki gerekçe ile istinaf incelemesine konu 25.06.2026 tarihli ara kararı ile davacı talebinin reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 341/1. maddesinde "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." denilerek ilk derece mahkemelerince verilen kararlardan hangilerine karşı istinaf kanun yoluna başvurulabileceği açıklanmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13.03.2013 tarih ve 2013/444 Esas 2013/4848 Karar sayılı, 04.06.2013 tarih ve 2013/8345 Esas 2013/11632 Karar sayılı, 24.09.2013 tarih ve 2013/13228 Esas 2013/16450 Karar sayılı, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 25.11.2013 tarih ve 2013/25812 Esas 2013/20072 Karar sayılı kararları ile yerleşik diğer içtihatlarda da belirtildiği üzere; ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen kararlar ile yokluğunda ihtiyati tedbir kararı verilen kişinin itirazı üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilecektir. Gerek Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda gerekse Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda ara kararlarına karşı kanun yoluna başvuru kabul edilmemiştir.
Bu şekilde 6100 Sayılı HMK'nın 341/1.maddesinde İlk Derece Mahkemelerince verilen hangi kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulabileceği açıkça belirlenmiştir. Yargılamaya son veren ve hakimin davadan elini çekmesi sonucunu doğuran ilk derece mahkemelerinin verdiği nihai kararlara karşı kural olarak istinaf yoluna başvurulabilir. Bu nedenle ara kararlarıyla ilgili olarak tek başına istinaf yoluna başvurulamaz. Ara kararlarıyla ilgili olarak ancak asıl hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir.
Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince verilen istinaf incelemesine konu 25.06.2026 tarihli karar, ara kararı niteliğinde olup HMK 341/1.maddesi gereğince tek başına istinaf edilmesi mümkün kararlardan değildir. Bu itibarla, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesinin gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 2025/1046 Esas sayılı dava dosyasında verilen 25/06/2026 tarihli ara kararı istinaf kanun yoluna başvurulabilen kararlardan olmadığından davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341. ve 352. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle peşin alınan harcın davacıya iadesine,
3-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın mahal mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/09/2026