Danıştay, 679 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan personelin ByLock kullanımıyla FETÖ/PDY irtibatını tespit ederek göreve iade talebini reddeden komisyon kararını onadı.
Özet: KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın alt mahkemelerce reddedilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde Danıştay, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisaklı olduğunu, ceza yargılamasında ByLock kullanıcısı olduğunun ve örgütsel faaliyetlerinin sabit görüldüğünü belirterek, masumiyet karinesi ihlali, adil yargılanma hakkı ve usul hukuku ihlali gibi iddialarını yerinde bulmayarak Bölge İdare Mahkemesi kararını hukuka uygun bularak temyiz istemini reddetmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/10752 E.  ,  2025/13628 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/10752
Karar No : 2025/13628
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İstinaf isteminin gerekçesiz olarak reddedildiği, kamu görevinden çıkarma işleminin ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, ceza hukuku ilkelerinin somut uyuşmazlığa uygulanması gerektiği, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki fiillerin FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilemeyeceği, hakkında kesinleşen herhangi bir ceza hükmünün bulunmadığı, aynı fiiller nedeniyle iki ayrı ceza verilemeyeceği, irtibat ve iltisak kavramlarının öngörülebilir nitelikte olmadığı, suç ve cezaların kanunla düzenlenebileceği ve geçmişe yürütülemeyeceği, somut delil ve gerekçe gösterilmeden OHAL kanun hükmünde kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile sadece olağanüstü halin gerektirdiği ölçüde, olağanüstü hale neden olan şiddet olaylarının bastırılmasıyla ilgili ve sadece durumun kesinlikle gerektirdiği türden geçici tedbirler alınabileceği, adil yargılanma hakkına, ölçülülük ilkesine ve ayrımcılık yasağına riayet edilmediği, hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararının lehine hükümlerinin uygulanması gerektiği, Anayasa ve AİHS kapsamında güvence altına alınan birçok temel hak ve özgürlüğün ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... Bozma sonrası alınan rapora göre ... nolu hatta kayıtlı USER ID'si tespit edilemeyen bylock programına, sadece Adana ilinden bağlanıldığı, sanığın Adana'da görev yaptığı zaman dilimi ile uyumlu olduğu, bahse konu hattın takıldığı cihaza ait IMEI numarası ile bylock programına erişim sağlanan IMEI numarasının aynı olduğu anlaşıldığı, bu nedenlerle bahse konu bylock programının gerçek kullanıcısının Abdurrahim Karayel olduğunun değerlendirildiği, dosya içerisinde yer alan veri inceleme raporuna göre "Fetö içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan kişileri ifade eden" "EA" olarak kodlandığı, HTS Analiz raporunda sanığın öğretmeni olarak görünen Ş.O. ile telefon görüşmelerinin olduğunun tespit edildiği, veri inceleme raporunun dosyadaki bylock tutanağı ile desteklendiği, FETÖ/PDY terör örgütü üyelerinin kriptolu haberleşme amacıyla kullandıkları örgütün münhasıran gizli iletişiminde kullanılan bylock isimli haberleşme programını kullandığı, sanığın bu eylemlerinin, silahlı terör örgütü üyeliği için aranan hiyerarşik-organik bağ, çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk kriterlerine uyduğu, ..." şeklindeki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde davacının, FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisaklı olduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilemeyen yargılama giderinin tahsili için mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.