Danıştay, KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının OHAL Komisyonu ret kararının temyizinde FETÖ iltisakı iddialarını ceza beraati ve tanık beyanları ışığında değerlendirdi.
Özet: Kamu görevinden Kanun Hükmünde Kararname ile çıkarılan ve göreve iade talebi reddedilen davacının, ret işleminin iptali için açtığı davanın idare ve bölge idare mahkemelerince reddedilmesi üzerine temyiz başvurusunda bulunarak, adil yargılanma hakkı ihlali, hukuka aykırı deliller, masumiyet karinesi ve hakkında verilen beraat kararına rağmen işlemin devam etmesi gibi çeşitli hukuki gerekçelerle kararın bozulmasını talep ettiği; temyiz incelemesinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu iddia edilen "sohbet" toplantılarına 2005-2012 yılları arasında katıldığı ve "himmet" toplandığına dair ceza yargılamasındaki tanık beyanlarının davacı aleyhine delil olarak değerlendirildiği belirtilmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/10614Karar No : 2025/13627 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Av. ...İstemin Özeti : 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, mahkemeye erişim hakkının ve tabii hakim ilkesinin, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, özel hayata saygı hakkının ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile sadece olağanüstü halin gerektirdiği ölçüde, olağanüstü hale neden olan şiddet olaylarının bastırılmasıyla ilgili ve sadece durumun kesinlikle gerektirdiği türden geçici tedbirler alınabileceği, Anayasa'ya ve kanunlara sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, ... kod adlı gizli tanıktan ele geçirilen SD kart fişlemesinde mevcut verilerin içeriği, elde edilme ve dosyaya kazandırılma yönteminin hukuka aykırı olduğu, veri inceleme raporunun tutarsız olduğu, hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılamasında beraat kararı verildiği, bu sebeple tesis edilen işlemin sebep unsuru yönünden sakat olduğu, sonradan ortaya çıkan hususların daha önce tesis edilen işleme gerekçe olarak gösterilemeyeceği, tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, bu beyanlar doğru kabul edilse dahi beyanda belirtilen eylemlerin örgütün nihai amacının ortaya çıkış tarihinden çok öncesine ilişkin olduğu, hakkındaki olumlu üst amir kanaatinin dikkate alınmadığı, bu kanaatin örgütle irtibat ve iltisakı olmadığı hususunu açıkça ortaya koyduğu, kamu görevine iade talebinin reddine dayanak hususlar ayrı ayrı değerlendirildiğinde örgütle irtibat ve iltisakı ortaya koyacak nitelikte olmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... Tanık B.Ş. Mahkememizde: "Daha önceki beyanlarım doğrudur. Sanıkla polis memurlarının katılımcısı olduğu, sohbet verenlerin ve katılımcılarının evlerinde 2005 - 2006 yıllarında Kahramanmaraş ilinde düzenlenen sohbetlere beraber katılmıştık. Sohbetlerde Fetullah Gülen'e ait videolar izlenirdi ve katılımcılardan da himmet toplanırdı. Sanık çok nadir de olsa himmet vermiştir. Sanık 2006 - 2009 yılları arasında da sohbetlere katılmaktaydı ancak gönülsüz olduğundan sık sık katılmıyordu. 2009 yılında Balıkesir iline atandım, sanık da Erzurum'a atandı diye biliyorum. Bu tarihlere ilişkin sanıkla ilgili bir bilgim yoktur ancak sanığın 17/25 Aralık sürecinde sohbetlere gitmediğini duymuştum. Şu anda bunu kimden duyduğumu hatırlamıyorum, dedi...Tanık H.C. Mahkememizde: "Şu anda huzurda bulunan sanığı tanırım. Kendisi ile aynı dönemde, 2012 yılında Mersin İli'nde KOM Şube Müdürlüğü'nde birlikte çalışmıştık. Hatırladığım kadarı ile ... Ağustos ya da Temmuz ayında tayin alarak Erzurum'a gitmişti. Toplamda 4-5 ay birlikte görev yaptık. Sanıkla birlikte yapının sohbetlerine katılmışlığımız olmuştu. Sohbetleri M.T. adında, valilikte çalışmakta olan bir şahıs vermekteydi. Sohbetlerde dini hususlar konuşulur ve Fetullah Gülen'e ait kitaplar okunurdu. Sohbetlerde himmet toplandığına rastlamadım. Sanığı ben gerçek adı ile tanıyorum. Başka bir isim kullanıp kullanmadığı hususunda bir bilgim yoktur. Sanık ... sadece sohbete gelip giderdi, kendisinin himmet verip vermediği hususunda da bilgi sahibi değilim. Kendisi tayin olduktan sonra iletişimimiz olmadı. Akabinde sohbetlere katılıp katılmadığı yahut bağlantısını devam ettirip ettirmediğini bilmiyorum. Sohbetlerde devletin aleyhine, ülkemizin birliğine yahut görev yapan arkadaşlarımızın özel hayatlarına ilişkin bilgiler talep edilmedi, bu hususlar konuşulmadı, ben de konuşulduğuna denk gelmedim..."" şeklindeki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde davacının, FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisaklı olduğu sonucuna varılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.