Asliye Ticaret Mahkemesinin motosiklet kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında arabuluculuk ve Güvence Hesabı sorumluluğuna ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, ehliyetsiz bir sürücü tarafından motosikletiyle arkadan çarpılması sonucu dört ağır kırıkla yaralanan bir davacının, uğradığı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebiyle sorumlu sürücüye ve trafik kazalarında teminatsız araçların neden olduğu zararları karşılamakla yükümlü Garanti Hesabına karşı açtığı davayı ele almaktadır; davalılar ise davanın zorunlu arabuluculuk şartı ve hesaba başvuru gibi usul eksiklikleri nedeniyle reddini, manevi tazminatta görevsizlik ve davacının kusurunun araştırılmasını talep ederken, mahkeme dosyayı görevsizlik kararı sonrası devralarak Karayolları Trafik ve Sigortacılık Kanunu çerçevesinde sorumluluk esaslarını değerlendirmektedir.

T.C. ............ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/146 Esas - 2026/307
T.C. ............ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/146 EsasKARAR NO : 2026/307..........................................................................................................................................................................................................................................................................................................DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : 17/03/2021KARAR TARİHİ : 13/04/2026GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 13/05/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :TALEP : Davacı vekili 17.03.2021 tarihli dilekçesinde özetle; 09/06/2020 tarihinde motosikleti ile seyir halindeyken davalı .........'in motosikleti ile arkadan çarparak 4 ağır derecede kırık oluşturacak yaralandığını, davalının ehliyetinin bulunmadığını, diğer davalı ............. hesabının da zararı karşılamakla yükümlü olduğunu, maddi tazminat bakımından iş ve kazanma gücü kaybı için şimdilik 500 TL manevi tazminat bakımından 40.000 TL'nin olay tarihinden işleyecek yasal faiz ile tahsilini istemiş olduğu anlaşılmıştır. CEVAP : Davalı ............. Hesabı vekili 25/03/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın usule ve esasa ilişkin itirazları olduğunu, bu tip davaların T.T.K 4. Maddesi uyarınca müvekkil yönünden ticari dava niteliğinde olduğunu belirtip, davacı tarafça K.T.K. 97 gereği başvuru yapılmadığı gibi TTK 5. Maddesi gereği ‘ Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmüne aykırı olarak zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmadan dava açıldığını, diğer davalının trafik sigortasına müracaatı gerektiğini, bir müracaatının bulunmadığını, tazmin ile hükümlü oldukları zararın sürekli sakatlık raporu alınana kadar yapılan bakıcı gideri tedavi yer giderler ve çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderlerden ibaret olduğunu aynı zamanda zorunlu başvuruculuğa müracaat edilmediğini, Mahkemenin görevsiz olduğunu manevi tazminat bakımından sorumluluklarının bulunmadığını zarar görenin kusurunu araştırması gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ......... .........'un Mahkememize vermiş olduğu beyan dilekçesi ile zamanaşımı,husumet ve arabuluculuk dava şartı noksanlığı itirazında bulunmuştur.GEREKÇE :Dava, Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasıdır. Mahkememize tevzi edilen dosya, ............ 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/30 Esas, 2025/1 Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiş olup, mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı.Davacının dava dilekçesi ile ; 09/06/2020 tarihinde motosikleti ile seyir halindeyken davalı .........'in motosikleti ile arkadan çarparak 4 ağır derecede kırık oluşturacak yaralandığını davalının ehliyetinin bulunmadığını diğer davalı ............. hesabının da zararı karşılamakla yükümlü olduğunu maddi tazminat bakımından iş ve kazanma gücü kaybı için şimdilik 500 TL manevi tazminat bakımından 40.000 TL'nin olay tarihinden işleyecek yasal faiz ile tahsilini istemiş olduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu düzenlenmiştir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların, bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla ............. Hesabı oluşturulmuştur. ............. Hesabı'nın hangi hallerde sorumlu tutulduğu ve hesaba hangi şartların gerçekleşmesi halinde dava yöneltilebileceği 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi ve ............. Hesabı Yönetmeliği'nin 9. maddesinde belirtilmiştir. Haksız fille ilgili olarak; 6098 sayılı TBK md. 49'da; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı kanunun devam eden 50'nci maddesinde; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Davalının haksız fiil nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için olumlu veya olumsuz bir eylem ya da görev tanımı, zarar ve eylemle zarar arasında illiyet bağının bulunması ve bunun davacı tarafından ispat edilmesi gereklidir. (HMK md. 190) 6098 sayılı TBK md. 54'de bedensel zararlar olarak "Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" olarak sayılmıştır. 6098 sayılı TBK md. 56/1-2'de; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir" düzenlemesi yer almaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Yasası'nın 56/2.maddesi gereğince hakimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat, bozulan ruh huzurunun, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, M.K'nun 4.maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hakim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir (Hukuk Genel Kurulunun 28.05.2003 gün 2003/21-368-355 ve 23.06.2004 gün 2004/13-291-370 sayılı kararları )" şeklinde içtihat ve yerleşik Yargıtay uygulaması bulunmaktadır. O halde; manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ekonomik durumlarına da dikkate edilmelidir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas No: 2016/3430, Karar No: 2017/15481 sayılı ilamı) Anılan açıklamalar ışığında;Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma aşamasında aldırılan 23.10.020 tarihli trafik bilirkişisi raporunda davalı ......... tam kusurlu kabul edilmekle; Meydana gelen bu kazanın oluşumunda davalı .........'in görüş mesafesini engelleyen bir durumun olmadığı 2020/140952 sayılı ............ Adliyesi Cumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma dosyasına eklenen 23.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Rapora göre olayın meydana geldiği gün ve saatte havanın açık ve yolun kuru olduğu; kaza akşam saatlerinde olmasına rağmen yolun aydınlatılmış olduğu, trafik akımının bölünmüş yollarla ve akışının kaza saatinde akıcı ve düşük yoğunlukta olduğu; ayrıca yolda görüşü engelleyecek bir durumun olmadığı ifade edilmiştir. Kaza esnasında davalı ........., müvekkili Karayolları Trafik Kanunu'nun 56.maddesine göre belirli bir mesafeden takip etmemiş, ayrıca davalının hızının azami hız seviyesinden yüksek olması durmasına imkan vermemiştir. Davalı ......... .........'un tam kusurlu olduğu anlaşılmış ,Ayrıca ;davalı aleyhine ............ 31. Asliye Ceza Mahkemesi 2021/115 esas sayılı dava dosyası ile kamu davası açıldığı ve davalı sürücünün tam kusurlu kabul edildiği görülmüştür.Davacı vekili 14.12.021 tarihli ön inceleme duruşmasında ; ............. hesabına başvuruda bulunduklarını ancak maluliyet oranı sıfır olduğundan kanuni ödeme yapılamayacağını bildirildiğini belirterek ............. hesabı aleyhine açtığı davadan feragat ettiklerini belirtmiş ve beyanını imzalamıştır. Tanıkların olayı bizzat görmedikleri anlaşılmıştır. Kazada davalının tam kusurlu olduğuna ilişkin trafik bilirkişi raporu bulunmaktadır ancak yine de tam kusurlu olduğuna ilişkin ............ 31. Asliye Ceza Mahkemesi' tarafından aldırılan bilirkişi raporu mevcut ve bu raporlar ışığında davalının kusursuz kabul edilemeyeceği yönünde kanaat oluşmakla birlikte davacının maddi tazminat talebinde öne sürdüğü üzere fatura ve belgelerini sunmadığı alınan maluliyet raporu ile davacıda maluliyet oluşmadığı anlaşılmakla ; davacı tarafın yeterli belge ve dökümanlarla ispatlayamadığı maddi tazminat talebinin reddine, davacı tarafın manevi tazminat talebini kısmen kabulü ile 10.000,00- TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davalı ............. Hesabı aleyhine açılan davanın FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE, 2-Davacının maddi tazminat istemi ispatlanamadığından REDDİNE,3-Davacının manevi tazminat isteminin KISMEN KABUL-KISMEN REDDİ İLE 10.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 732,00-TL olduğundan peşin olarak alınan 691,64-TL'den mahsubu ile bakiye 40,36-TL harcın davalı ......... .........'dan alınarak Hazineye irat kaydına,5-Davacı manevi tazminat yönünden duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ......... .........'dan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı ......... ......... maddi tazminat yönünden duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,7-Davalı ............. Hesabı maddi tazminat yönünden duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,8-Davacı tarafından yapılan 750,94-TL harç toplamı ve 2.093,00-TL posta, tebligat ücreti olmak üzere toplam 2.843,94-TL yargılama giderinin red kabul oranına göre hesaplanan 702,45-TL'nin davalı ......... .........'dan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ............ Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/04/2026