Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü onarken, sanık müdafiinin temyiz itirazlarını esastan reddetmiştir.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm edilen sanık hakkındaki ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarının hukuka uygun olduğu, suçun vasfı ve sübutu, delillerin değerlendirilmesi ile ilgili kanun maddelerinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı, sanık müdafiinin ileri sürdüğü eksik kovuşturma, usulsüz arama ve ele geçirilen maddelerin kişisel kullanım sınırında olduğu gibi temyiz sebeplerinin yerinde görülmediği, bu nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddedilerek hükmün onanmasına ve sanığın tahliye talebinin reddine karar verilmiştir.
10. Ceza Dairesi         2026/7131 E.  ,  2026/10666 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2026/591 E., 2026/401 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının denetime elverişli olmadığına,
2. Savunmaların tartışılmadığına,
3. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun varsayım yoluyla kurulduğuna,
4. Arama ve elkoyma işleminin usule aykırı olduğuna, arama neticesinde elde edilen maddelerin delil niteliği olmadığına,
5. Suça konu uyuşturucu maddeler hakkında alınan uzmanlık raporunda saflık oranının gösterilmemiş olduğuna, saflık oranının tespiti için yeniden rapor alınması gerektiğine,
6. Sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
7. Ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kişisel kullanım sınırında kaldığına, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna,
8. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
9. Eksik kovuşturma ile karar verildiğine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a. maddesinin uygulanmasına, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiği anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde
görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.09.2026 tarihinde karar verildi.