Adi ortaklık ilişkisinden doğan alacağın, borçlu ortağın rızası hilafına üçüncü kişiye temlikinin kesin hükümsüzlüğü talebinin reddi.
Özet: Davacı, kendi adi ortaklık ilişkisinden doğan bir alacağın rızası olmaksızın davalılar arasında devredildiği gerekçesiyle, alacağın devri sözleşmesinin Türk Borçlar Kanununa göre kesin hükümsüz olduğunun tespitini talep etmiştir; ancak ilk derece mahkemesi, temlik işleminin yasalara uygun olduğunu, davacının rızasının gerekmediğini ve ortaklık protokolünün devire yasal bir engel içermediğini belirterek davayı reddetmiş, Yargıtay ise bozmaya uyularak verilen bu kararı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle onamıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/5754 E.  ,  2026/2481 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2024/229 Esas, 2025/113 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.04.2026 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... vekili Avukat ... ile davacı ... İhr. Tur. Tic. San. A.Ş. vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar arasında 06.08.2019 tarihinde akdedilen alacağın devri sözleşmesinin, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 27/1 hükmü uyarınca kesin hükümsüz olduğunu, temlik edilen alacağın müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan 2007 tarihli "protokol" başlıklı adi ortaklık ilişkisi doğuran sözleşmenin 6. maddesinden doğduğunu, davalı şirketin "protokol" başlıklı sözleşmenin 6. maddesinden ... adi ortaklığın tespiti amacıyla Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/6 E. sayılı dosyasında bir tespit davası açtığını, müvekkilinin de bu davayı kabul ettiğini, taraflar arasında adi ortaklığın sabit olduğunu, buna göre gelir ortağı olan taraflardan davalı şirketin bu ortaklıktan ... alacağını TBK'nın 632/2 hükmü uyarınca ortağı olan müvekkilinin rızası hilafına devredemeyeceğini, TBK'nın 183. maddesine göre işin niteliğinin de buna engel olduğunu ileri sürerek davalılar arasında 06.08.2019 tarihinde akdedilen alacağın devri sözleşmesinin kesin hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Gıda ve Turz. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı şirket arasında imzalanan protokolde temlik yasağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını, davacının temlik sözleşmesinin hükümsüzlüğünü ileri süremeyeceğini, temlik konusunda davacının icazetinin alınması gerekmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan temlik sözleşmesine göre Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/635 E., 2016/846 E. ve 2016/637 E. sayılı dosyalarındaki davalı şirket alacaklarının müvekkiline temlik edildiğini, temlik konusunda davacının icazetinin alınmasına gerek olmadığı gibi davacının temlik sözleşmesinin hükümsüzlüğünü de ileri süremeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde 06.08.2019 tarihli temlik sözleşmesinde, temlik edenin ... Gıda ve Turz. Paz. San. Tic. Ltd. Şti., temlik alanın ... olduğu, temlik sözleşmesi ile Mahkemenin 2016/635 E., 2016/846 E. ve 2016/637 E. sayılı dosyalara konu 20.000.000,00 TL alacağın, 1.400.000,00 TL karşılığında temlikinin öngörüldüğü, temlik sözleşmesinin tarafları olan davalılar ve alacaklı davalı ... Gıda ve Turz. Paz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin, davacı borçlunun rızasını alma yükümlülüğü bulunmadığı, davalıların 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 183. vd. maddelerinde öngörüldüğü şekilde alacağı temlik edebilecekleri, temlik işleminin sıhhatine ilişkin olarak, davacı tarafça her ne kadar davalıların arasındaki alacağın temlikine ilişkin sözleşmenin, davacı ve davalı şirket arasında imzalanan 2007 tarihli protokolün 6. maddesi gereğince adi ortaklık ilişkisi olduğundan bahisle alacağın devrinin TBK'nın 27/1 hükmüne aykırı olduğu iddia edilerek dava konusu temlik sözleşmenin kesin hükümsüzlüğünün tespiti talep edilmiş ise de anılan madde hükmü de nazara alındığında davalıların arasındaki temlik sözleşmesinin kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı olmadığı gibi konusunun imkânsız olmadığı, davacı ve davalı şirket arasındaki 2007 tarihli protokolün alacağın devir edilmesine ilişkin bir yasal engel içermediği davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalılar arasındaki alacağın temliki sözleşmesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı ile davalı şirket arasındaki 2007 tarihli "..." başlıklı sözleşmenin "..." başlıklı bölümünün 6. maddesinde "... söz konusu taksitlerin ... tarafından ödenmemesi durumunda borcu ... kapatacağından, borcun ... tarafından kapatılan kısmı asıl ve ferileri ile birlikte tamamen ... tarafından ... firmasına ödenene kadar ... firması ... %50 İşletme (Gelir) ortağı olacaktır. Borç tamamen tahsil edilip ipotek fek edilince ... İşletme (Gelir) ortaklığı da son bulacaktır..." düzenlemesine yer verilmesine, bu sözleşmeyle davacı ve davalı şirket arasında bir gelir ortaklığı ilişkisi kurulmuş olup TBK'nın 620. maddesinin ikinci fıkrasındaki "...bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılacaktır..." hükmü uyarınca bu gelir ortaklığı ilişkisinin adi ortaklık sayılacak olmasına, TBK'nın 632. maddesinin de sadece ortaklığa yeni bir ortak alınmasını, diğer ortakların rızasına bağlı kılmasına, buna göre bir ortak, adi ortaklık payını diğer ortakların muvafakatını almadan üçüncü bir kişiye devredemeyecek ise de ortağın, payına bağlı gelirini-mali haklarını TBK'nın 183 ve devamı maddeleri uyarınca üçüncü kişiye temlik etmesinin mümkün bulunmasına, somut olayda da davalılar arasındaki 06.08.2019 tarihli temlik sözleşmesinde davalı ... Meşrubat Gıda ve Turz. Paz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin, ortaklıktan ... ve Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/635 E., 2016/846 E. ve 2016/637 E. sayılı dosyalarına konu ettiği alacaklarını, davalı ...'e temlik etmiş olması nedeniyle TBK'nın 183. maddesi uyarınca temlikin geçerli olmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.